1 haftada 3 konferansta 3 konuşma ve 1 ödül (1)

Ardımızda bıraktığımız hafta oldukça tempolu geçti. Yoğun günlük çalışmalarımın yanı sıra, sürdürülebilirlik alanında 3 farklı konferansa katılarak 3 önemli konuda konuşmalar yaptım. Bu yazımda TİDER’le ilgili katıldığım ilk iki konferanstan ve aldığımız ödülden söz edeceğim. Üçüncü konferansın içeriğine ise bir sonraki yazımda yer vereceğim.

 

Söz konusu konuşmaların ilk ikisinde TİDER’in iki önemli misyonunu anlattım: İsrafı önlemek ve ihtiyaç sahiplerinin kendi ayaklarının üzerinde durmalarını sağlamak. Daha sonra paylaşacağım son konuşmamda ise “Kendine Yeten Binalar” konusunu ele aldım.

Konuşmalarımdan ilkini 15 Ekim tarihinde TBWA’in (http://www.tbwa.com.tr/) düzenlediği, UNDP’nin (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı - http://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home.html) destek verdiği “sonunda gerçekleştirdiler” diye nitelendirdiğim Sosyal Fayda Zirvesi’nde yaptım. IDEMA’nın da (http://www.idema.com.tr/) desteğiyle hazırlanan toplum açısından çok faydalı bir içeriye sahip bu zirveyle ilgili yapılan bilgilendirmeyi sizlerle paylaşmak isterim:

Teknoloji ve yeni medyanın akıl almaz bir hızla ilerleyişi, insanlığın gelişmesi için mevcut bilgimizin ötesinde imkanlar sunuyor. Dünyamızın bu hızlı değişimi devam ederken, Sosyal Fayda Zirvesi de şimdi nereye doğru ilerlediğimiz sorusuna odaklanıyor. Her yıl düzenlenen zirve, değişim mimarları ve gelecek odaklı düşünce önderlerinden oluşan son derece aktif bir topluluğu #2030ŞİMDİ teması etrafında bir araya getiriyor. 2030 yılında içinde yaşamak istediğimiz dünyayı keşfetmeyi hedefleyen Sosyal Fayda Zirvesi, teknolojinin potansiyelinden dünyamızı daha yaşanır kılmak için nasıl yararlanabileceğimize odaklanıyor. Daha fazla detay için zirvenin web sitesine bakabilirsiniz: http://www.sgsistanbul.org/

 

 

Fayda İçin Gıda

Sosyal Fayda Zirvesi’nin 14. bölümünde saat 14.00’ten sonra Rama Alkalas (Topluluk Yöneticisi, Refugee Life Food Incubation) ve Ebru Baybara Demir (Şef, Girişimci, Cercis Konağı Mardin) ile birlikte “Fayda için Gıda” isimli panelde konuşma yaptım.

Açıkçası Hilton Convention Center’da yaptığım bu konuşma yaptığım iyi konuşmalardan biri değildi. Bunun iki nedeni vardı. Birincisi zaman kısıtı. Bizlere 5 dakikamızın olduğu bildirildi. 5 dakikada TİDER’in nispeten karmaşık olan entegre modelini anlatmak kolay değildi. Bir de benden sonra konuşma yapacak olan Ebru Hanım içeride kuliste 5 dakikada ne anlatacağı konusunda ciddi panikliyordu. Ebru Hanım’ı ve eşini çok eskiden beri, Cercis Murat’ın ilk zamanlarından beri tanırım. Ben de onu rahatlatmak için konuşmamı iki dakika kısa kestim ve sözü ona verdim. Kalan 7 dakikada söyleyeceklerini rahat rahat aktarabildi. Bunu yaptığıma inanamadığı için sözlerine başlamadan önce yüzünde şaşkın bir ifadeyle bana teşekkür etti (daha sonra kuliste de teşekkürünü yineledi). Ben bu 3 dakika içinde konu başlıklarını kısaca özetlerken, sıra israfı önleme vizyonumuza geldiğinde konuşmamı çok iştahlı yapmamamın ikinci sebebiyle ilgili de bir de önemli uyarıda bulundum ve şunları söyledim:

 


“İyilik kopyalanarak çoğalır, buna hiç bir itirazım yok, kopyalayıp bu şekilde devam eden bir takım firmalar var. Benim burada tek bir itirazım var; gıda bankaları üzerinden komisyon geliri elde etmek etik değildir, bunun altını çizmek istiyorum. Örneğin sivil toplum kuruluşları bir satış noktası değildir. Siz sivil toplum kuruluşuna gidip de ‘ondan ürün alırsan ben sana ürün vermem’ diye ‘exclusivity’ koymaya çalışmazsınız. Bu çok yanlıştır, bunu bir sosyal girişim olarak piyasaya süremezsiniz. Bunu da antiparantez belirtmiş olayım.”

Ben görevimi gerçekleştirip bir kez daha uyarımı yaptım. Kendisiyle birlikte birçok kişiyi etik olmayan işlere bulaştıran bu sosyal girişimle ilgili insanların ciddi başı ağrıyacak. Bunun tekrar altını çiziyorum.

Yaptığım sunumun slaytlarını sizlerle paylaşmak isterim:

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ayrıca yer aldığım "Fayda için gıda" isimli panelin videosunu ve resimleri de aşağıda paylaşıyorum:

 


 

 

Sürdürülebilir Gıda Konferansı

Başta söz ettiğim ikinci konuşmamı ise, 17 Ekim’de düzenlenen “4. Sürdürülebilir Gıda Konferansı’nda yaptım.

Bu konferansın kısa tanıtım metnini sizlerle paylaşmak isterim:

Hızlı siyasi ve çevresel değişimler tüm dünyadaki toplumlar üzerinde önemli etkilere sahip. Artan küresel nüfus için, güvenli çevresel sınırlar içerisinde sağlıklı ve besleyici bir diyet sağlamak bugün insanlığın karşılaştığı en büyük sorunlardan birisidir. Bu sorunlar karşısında hedeften harekete, taahhütlerden sistematik değişime nasıl geçebiliriz?

Bu gerçeklerden yola çıkarak geçtiğimiz yıl sürdürülebilir büyüme hedefiyle sektörü bir araya getiren Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS, bu yıl da T.C Tarım ve Orman Bakanlığı, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) desteği ile 4. kez Sürdürülebilir Gıda Konferansı 2018‘de tüm paydaşları bir araya getiriyor.

 



Her geçen gün artan dünya nüfusuna sağlıklı, güvenilir ve ulaşılabilir gıda hedefi doğrultusunda sektörde farkındalık yaratmak ve gıda sistemlerinde sürdürülebilirlik dönüşümünü hızlandırmak amacıyla iş dünyası, kamu, bilim ve sivil toplum alanlarından ulusal ve uluslararası uzmanlar Sürdürülebilir Gıda Konferansı’nda bir araya geliyor.

Sürdürülebilir Gıda Konferansı, sektörün önde gelen liderleri ile nüfus artışı, iklim değişikliği, sürdürülebilir büyüme, kaynak verimliliği, sağlık, açlık ve göç gibi birbiri ile bağlantılı konulara ve sorunlara gıda sistemlerinin dönüşümü ile nasıl çözümler üretilebileceğini ve bu alandaki fırsatları ortaya koymayı hedefliyor.

Daha fazla detay için https://www.surdurulebilirgidakonferansi.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

TİDER’e onur verici bir ödül daha!

Konferansta ben söz almadan önceki açılış konuşmalarının ardından bize bir de ödül verildi.

Böylece, dünyanın en büyük gıda bankacılığı ağı Global FoodBanking Network’ün (GFN) tarihindeki ilk inovasyon ödülünü alan, ardından da “Türkiye’nin çatı kuruluşu” statüsüyle GFN’in resmi üyelik sertifikasına hak kazanan Temel İhtiyaç Derneği (TİDER), bu kez Sürdürülebilir Gıda Konferansı kapsamında; Tarım ve Orman Bakanlığı, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ve Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından “Dünya Gıda Günü Ödülü”ne layık görüldü. İş dünyası ile kamu, bilim ve sivil toplum alanlarından ulusal ve uluslararası uzmanların katıldığı organizasyonda sunulan ödülü, Dünya Gıda ve Tarım Örgütü Genel Direktör Yardımcısı Vladimir Rakhmanin’in elinden aldım.

Tarım ve Orman Bakanlığı'na, TÜGİS'e, FAO'ya bizi bu ödüle layık gördükleri için teşekkürlerimi iletmek isterim. Sağolsunlar.

 

 

 

 

Konu hakkında bana sorulan soruları da şu bilgileri aktararak yanıtladım:

“Günümüzde dünyanın en önemli sorunlarından biri gıda israfı. Türkiye’de insanların yaklaşık %1,58’i açlık sınırının, %14,7’si ise yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Buna karşılık, ülkemizdeki insani tüketim için üretilen gıdanın neredeyse üçte biri israf ediliyor. Türkiye’de gıda bankacılığının çatı kuruluşu olarak yoksulluğa ve israfa karşı mücadele veren sivil toplum kuruluşuyuz. Ülke genelinde aynı platformda bir araya getirdiğimiz market ve aşevi formatındaki gıda bankaları, sivil toplum kuruluşları ve işbirliği yaptığımız kamu kuruluşları sayesinde gıda, temizlik ürünü ve kıyafetleri yoksulluk sınırındaki ailelerle paylaşıyoruz.

Yakın tarihte hak kazandığımız Global FoodBanking Network üyeliği ve geçen sene layık görüldüğümüz inovasyon ödülüyle birlikte, tüm dünyada gıda bankacılığı anlamında fikir önderleri arasına girdik. Bu ödülün ardından aldığımız, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS), Sürdürülebilirlik Akademisi ve FAO tarafından verilen "Dünya Gıda Günü Ödülü" ise bizler için ayrı bir mutluluk oldu. Bu ödüller ve destek sayesinde yoksulluğa ve israfa karşı mücadelede somut ve yaratıcı çözümler sunmaya devam edeceğiz.”

 

 

Sürdürülebilir Gıda Konferansı’nda sabah ödülü aldıktan sonra saat 14.00’te moderatörlüğünü Meta Fonksiyonel Gıda Genel Müdürü Dr. İrfan Demiryol’un yaptığı “Sıfır Atık Hedefi ile Gıda Atıklarını Yönetmek” başlıklı panelde benimle yer alan diğer konuşmacı da ÇEVKO Kamu ve Dış İlişkiler Müdürü Alphan Eröztürk’tü. Bu panelde israfı nasıl önlediğimizi ve yaptığımız işleri anlattık.

 

 

Sosyal Fayda Zirvesi'nde unuttuğum laptopumu sahneden alan organizasyon yetkilisini Sürdürülebilir Gıda Konferansı'nda da görünce anı ölümsüzleştirdik ve ortaya bu kare çıktı:

 

 

TİDER hakkında

TİDER’in çalışmaları hakkında henüz yeterli fikre sahip olmayanlar için de şu özeti verebilirim:  

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER), gıda bankacılığına geniş kapsamlı bir bakış açısı getirerek yoksulluğa ve israfa karşı bütünsel bir modelle mücadele veren ve somut çözümler üreten bir sivil toplum kuruluşudur. Kurduğu "Destek Marketler"in raflarında israftan kurtardığı kullanılabilir durumdaki gıda, temizlik ürünü ve kıyafetleri yoksulluk sınırındaki ailelerle paylaşan TİDER, Global Foodbanking Network (Dünya Gıda Bankacılığı Ağı) tarafından ödüllendirilen özgün modeliyle ihtiyaçlı ailelerin kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlıyor: Aile bireyleri arasında çalışmak isteyenlerin iş bulmaları veya kendi işlerini kurmaları için onlarla birlikte çalışıyor, yaşadıkları diğer sorunlar için ise bireyleri işbirliği yaptığı, alanında uzman STK’lara ve kamu kuruluşlarına yönlendirerek kalıcı çözümlere erişmelerini olanak sağlıyor. Yoksulluğun beraberinde getirdiği sorunların yalnızca temel ihtiyaç ürünleri eksikliği ile sınırlı kalmadığının farkında olan TİDER, gıda bankacılığının fayda alanını genişleterek ortaya koyduğu bu modeli Türkiye’de ve giderek dünyada yaygınlaştırma sorumluluğuyla hareket etmektedir.

Sürdürülebilirlik anlamında memleketimize ve dünyaya elimizden gelen katkıyı vermeye devam edeceğiz. Bir sonraki yazımda geçen haftaki “Kendine yeten binalar” başlıklı üçüncü konferansımla ilgili detayları sizlere aktarıyor olacağım. Şimdilik sağlıcakla kalın…

 

 

İlginizi Çekebilir
Yorumlar ( 0 )
Bu yazı hakkında ilk yorumu siz yapın...
Yorumlarınız için