
Batsın bu dünya jenerasyonu: ‘Baby boomer’lar
Geçen yazımda yapay zekanın risklerini anlatırken “Trump gibi baby boomer (bebek patlaması) kuşağından insanların yönettiği ülkeler ise bugün için bırakın kontrol altına almayı, ne olduğunu tam olarak anlamadıkları için tehlikeli geliştirmeyi daha da körüklüyorlar” demiştim. İkinci dünya savaşı sonrası 1946 ile 1964 yılları arasında tanımlanan bu demografik kuşağın yönettiği ülkelerden
Popüler Yazılarım

Dedem Hasan Süzer’le anılar geçidi…


Su altında nefes kesen rekor!


2020 farklı olacak

Japon kültüründe gıpta ettiğim özellikler
Popüler Yazılarım

Dedem Hasan Süzer’le anılar geçidi…


Su altında nefes kesen rekor!


2020 farklı olacak

Japon kültüründe gıpta ettiğim özellikler

Batsın bu dünya jenerasyonu: ‘Baby boomer’lar
Geçen yazımda yapay zekanın risklerini anlatırken “Trump gibi baby boomer (bebek patlaması) kuşağından insanların yönettiği ülkeler ise bugün için bırakın kontrol altına almayı, ne olduğunu tam olarak anlamadıkları için tehlikeli geliştirmeyi daha da körüklüyorlar” demiştim. İkinci dünya savaşı sonrası 1946 ile 1964 yılları arasında tanımlanan bu demografik kuşağın yönettiği ülkelerden

Adana yarı maratonunda kebaplı motivasyon
Geçenlerde Adana’da günlük 30 ton büyükbaş, 50 ton da küçükbaş hayvan eti tüketildiğine dair bir habere denk geldim. Aklıma hemen geçen ay başında Adana yarı maratonu için Adana’ya yaptığım seyahat ve yarış öncesi ve sonrası tükettiğimiz Adana kebapları geldi. Bu yazımda spor amaçlı gezim üzerinden Adana gibi bir keyif şehrine

Galatasaray küme düşer mi?
Galatasaray tarafından yıllarca hezimete uğratılmış takımların taraftarları hiç heveslenmesin; Galatasaray bu sene küme düşmez. Asıl sorun önümüzdeki 10 sene içinde baş gösterecek. Finansal tarafı doğru yönetemezlerse önümüzdeki 10 sene içinde 3 büyüklerden en az biri küme düşebilir. Galatasaray seri halinde maçlarını kaybedip küme düşme potasına yaklaşınca yıllarca Galatasaray tarafından hezimete

Aşı karşıtlarıyla mücadele her platformda!
Aşı karşıtları her ülkede direnişlerini sürdürüyorlar. Covid-19’la mücadelenin 2. yılına girdiğimiz bu günlerde pandeminin sona ermesi için herkesin aşı olması gerekiyor. Bu kadar bilgi kirliliğinin olduğu bir ortamda aşı karşıtlarının bu mücadeleyi sekteye uğratacak eğilimlerinin önüne geçilmesi lazım. Aşı karşıtlığı her platformda karşımıza çıkıyor. En son Djokovic’in Avustralya Açık’ta adeta

Çıldır Gölü, Tuz Mağarası ve İshak Paşa Sarayı
Yılbaşında kayak tatili için gittiğim Kars’ta ilk günümü bölgeyi gezmeye ayırdım. Benim için tutku olan kayaktan bir gün feragat ettiğim bu gezi faslını iyi ki yapmışım diyorum. Sizlerle bu hafta, doğa harikası Çıldır Gölü ve Tuz Mağarası ile tarihe ışık tutan önemli bir başyapıt olan İshak Paşa Sarayı izlenimlerimi paylaşacağım.

“Made in Türkiye” değişikliği ile ilk doğru adım atıldı
12 Nisan 2019 tarihinde ülkemizin adı İngilizce “Turkey” yerine “Turkia” ibaresiyle değiştirilmeli diye kampanya başlatmıştım. Geldiğimiz noktada, geçen ay Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle marka olarak “Made in Turkey” ibaresi yerine “Made in Türkiye” kullanılması resmileşti. Bu adımı başlangıç için son derece olumlu bulmakla beraber, yeterli olmadığını düşünüyorum. 12 Nisan

Geçen yılın bilançosu, gelecek yılın temennileri
21 Aralık 2021 tarihinde yılın en “karanlık” gününde bu seneki son yazıyı kaleme almaya koyulduğumda, uzun bir süre sonra problemleri teker teker çözmeye başlayıp kendimi daha iyi hissettiğimi fark ettim. Tabii daha yapacak çok iş var, ama geleceğe artan bir umutla baktığımı söyleyebilirim. 2021 özetle benim için iyi bir sene

McGill Üniversitesi’nin 200. Yılı kutlu olsun!
Bu sene hayatımda önemli bir yer teşkil eden Kosta Rika’nın 200. bağımsızlık yıldönümünün yanı sıra, mezunu olduğum McGill Üniversitesi’nin de 200. kuruluş yılını kutluyoruz. Kanada’nın en iyi üniversitelerinden biri olan ve her zaman her anlamda gurur duyduğum McGill Üniversitesi’nin 200. Yılı kutlu olsun! Geçmişe baktığımda hayatımda önemli bir yeri olan

Istrunbul ile İstanbul’u koşmak
Bundan birkaç ay önce Adım Adım’ın antrenörlerinden Emre Hoca’yla bir restoranda karşılaşmamız sonucunda dahil olduğum “Istrunbul” sayesinde sabahın erken saatlerinde toplu halde koşarken hem sağlam kardiyo yapmış oluyorum hem de birbirinden değerli beyaz yakalı dostlarla sohbet edip fikir alışverişinde bulunabiliyorum. Bu sene ekim ayının başında Avrupalı misafirlerimizi yemeğe götürdüğümüz bir

COP26 Zirvesi ve geleceğimize dair düşündürdükleri
31 Ekim-12 Kasım tarihlerinde İskoçya’da düzenlenen COP26 zirvesi iyisiyle kötüsüyle çok ses getirdi. Bu zirveye ilk olarak McGill Üniversitesi’nde iklim kriziyle ilgili yaptığım konuşmada değinmiştim. Bu yazımda daha detaylı bir özet sunacağım, sonunda da zirveyle ilgili kendi fikirlerimi paylaşacağım. Birleşmiş Milletler 26. İklim Değişikliği Konferansı (COP26) bu yıl 31 Ekim