Blog

Batsın bu dünya jenerasyonu: ‘Baby boomer’lar

Geçen yazımda yapay zekanın risklerini anlatırken “Trump gibi baby boomer (bebek patlaması) kuşağından insanların yönettiği ülkeler ise bugün için bırakın kontrol altına almayı, ne olduğunu tam olarak anlamadıkları için tehlikeli geliştirmeyi daha da körüklüyorlar” demiştim. İkinci dünya savaşı sonrası 1946 ile 1964 yılları arasında tanımlanan bu demografik kuşağın yönettiği ülkelerden

Devamı...

Batsın bu dünya jenerasyonu: ‘Baby boomer’lar

Geçen yazımda yapay zekanın risklerini anlatırken “Trump gibi baby boomer (bebek patlaması) kuşağından insanların yönettiği ülkeler ise bugün için bırakın kontrol altına almayı, ne olduğunu tam olarak anlamadıkları için tehlikeli geliştirmeyi daha da körüklüyorlar” demiştim. İkinci dünya savaşı sonrası 1946 ile 1964 yılları arasında tanımlanan bu demografik kuşağın yönettiği ülkelerden

Devamı...

Tam Bir Kabus: 15 Temmuz Darbe Girişimi

Bu hafta canım hiçbir şey yazmak istemiyor. Kendimi zorlayarak da olsa özet olarak 15 Temmuz’da yaşadığımız olaylarla ilgili düşüncelerimi aktarmak istiyorum.     Cuma akşamı sinemada film seyrederken birden mesajlar gelmeye başladı. CNN Türk ve NTV’den Türkiye’de darbe olduğuna dair mesajlar gelince hemen internetten gazeteleri açtım ve ortada ciddi bir

Devamı...

15 yıllık iş hayatım ve geleceğe notlar…

Bir başka 11 Temmuz haftasına daha girdik. 15 sene önce iş hayatıma yeni başladığımda benim için bir milat anlamını taşıyan bu tarihle ilgili yaşadığım olayları ve gelecek hakkındaki görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.   Benim hayatımda kader anı olayları anlatmaya başlarken ilk olarak Kanada Montreal’deki üniversite günlerime gideceğim. Üniversite 3. sınıfta

Devamı...

Biz bitti demeden bitmeyecek ego!

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda ülkemizin aldığı başarısız sonuçlar, büyük oranda bunun altında yatan ego problemleri üzerine bir kez daha düşünmeme yol açtı. Futboldan okul yaşamına, iş dünyasından gündelik hayata dek şişik bir egonun göstergesi olan tavırların, gerçek anlamda güçlü olmakla çeliştiğini gözlemlemişimdir hep. Bunu örneklendiren çeşitli deneyimlerime yer verdim bu

Devamı...

Kosta Rika Fahri Konsolosu olarak son döneme girerken

Uzun yıllardır Kosta Rika Fahri Konsolosu olarak gururla sürdürdüğüm görevi bir süre sonra devretmeyi planlıyorum. Dile kolay, 8 yıl olmuş. Ancak, merak etmeyin hemen ayrılmıyorum. İki sene daha görevimin başındayım ve hayata geçirdiklerimize ilave olarak daha gerçekleştireceğimiz hedeflerimiz var. Daha önce bir yazı dizisi halinde Kosta Rika Fahri Konsolosu olarak

Devamı...

Birleşmiş Milletler’de tarihe tanıklık etmek (3)

Nisan ayında Paris Anlaşması imza seremonisi için ilk kez gitmiş olduğum Birleşmiş Milletler’e geçen hafta bu sefer konuşma yapmak için tekrar gittim. “Sürdürülebilir Enerji ile Dünya’yı kimseyi geride bırakmadan dönüştürmek” konulu ve ilk defa düzenlenen “Agora” etkinliğinde yaptığım sunumda sürdürülebilirliği farklı boyutlarıyla ele aldım. Bu etkinlik öncesinde yaşadıklarım, sunum sırasındaki

Devamı...

Boyun eğmeyen bir efsaneden öğrendiklerim

Geçen hafta efsanevi şampiyon boksör Muhammed Ali’nin ölümünü öğrendiğim an, yıllar öncesinden başlayan ve her defasında kendimi ona biraz daha yakın hissetmemi sağlayan, dünya boks ve insanlık tarihine damgasını vurmuş sporculuğu, aktivist yönü ve hafızalardan silinmeyecek sözleri art arda zihnimde canlanmaya başladı. Çocukluk yıllarımda ilk defa televizyonda gördüğüm Muhammed Ali’nin

Devamı...

Birleşmiş Milletler’de tarihe tanıklık etmek (2)

Paris İklim Anlaşması İmza Töreni’ne Birleşmiş Milletler’in davetlisi olarak katılışımla ilgili ilk izlenimlerimi geçen haftalardaki yazımda paylaşmış ve tören günü Birleşmiş Milletler binasına girip balkondaki yerimi alışıma dek olan süreci aktarmıştım. Şimdi sıra, önemli bulduğum için birkaç haftada ele aldığım bu yazı dizisinin ikincisinde… 08.30’da başlayacak töreni beklerken, ‘sürdürülebilirlik’ konusunda kendini ispat

Devamı...

Bir Galatasaraylı’dan Kartal’a tebrikler!

Her hafta yeni bir olayla karşılaştığımızdan ve yazılarımda güncel gelişmelere öncelik vermeyi tercih ettiğimden, sıcağı sıcağına Beşiktaş’ın şampiyonluğuna değinmek istiyorum. Birleşmiş Milletler yazımın ikinci bölümünü ise önümüzdeki hafta yayınlamayı planlıyorum. Öncelikle, bir Galatasaraylı olarak Beşiktaş’ı yürekten tebrik ediyorum. Şahsen Beşiktaş’ı kardeş kulübümüz olarak görüyorum çünkü bizim ailenin yaklaşık %70’i Galatasaraylı,

Devamı...

Anneannemin ardından: Acı bir kaybın anatomisi…

Birleşmiş Milletler yazısının ikinci bölümünü bu hafta sizlerle paylaşacaktım. Ancak, geçtiğimiz Pazar günü ani bir şekilde anneannemi kaybetmemizin ardından, kısa süreli rahatsızlığı boyunca her aşamada yaşadığımız ve sağlık sisteminin çarpıklığını bir kez daha ortaya koyan olaylara ayırmak istedim bu haftaki yazımı. Bu yazı bir anlamda özel hayatımın alanına giriyor ve

Devamı...