Blog

Evlenme teklifim: This is how we do it!

Geçen yazımda eşim Rengin’le tanışma hikâyemi paylaşmıştım. Bu sefer evliliğe kısa sürede ikna olduktan sonra nasıl teklif yaptığımı aktaracağım. Burada iki farklı tekliften söz edeceğim. Birincisi sürece yayılan dolaylı teklif, ikincisi ise direkt ve resmi teklif. Geçen tanışma hikâyemizi anlattığım yazımın son bölümünde hislerimi şu şekilde paylaşmıştım: “Onu tanıdıkça ve

Devamı...

Evlenme teklifim: This is how we do it!

Geçen yazımda eşim Rengin’le tanışma hikâyemi paylaşmıştım. Bu sefer evliliğe kısa sürede ikna olduktan sonra nasıl teklif yaptığımı aktaracağım. Burada iki farklı tekliften söz edeceğim. Birincisi sürece yayılan dolaylı teklif, ikincisi ise direkt ve resmi teklif. Geçen tanışma hikâyemizi anlattığım yazımın son bölümünde hislerimi şu şekilde paylaşmıştım: “Onu tanıdıkça ve

Devamı...

Boyun eğmeyen bir efsaneden öğrendiklerim

Geçen hafta efsanevi şampiyon boksör Muhammed Ali’nin ölümünü öğrendiğim an, yıllar öncesinden başlayan ve her defasında kendimi ona biraz daha yakın hissetmemi sağlayan, dünya boks ve insanlık tarihine damgasını vurmuş sporculuğu, aktivist yönü ve hafızalardan silinmeyecek sözleri art arda zihnimde canlanmaya başladı. Çocukluk yıllarımda ilk defa televizyonda gördüğüm Muhammed Ali’nin

Devamı...

Birleşmiş Milletler’de tarihe tanıklık etmek (2)

Paris İklim Anlaşması İmza Töreni’ne Birleşmiş Milletler’in davetlisi olarak katılışımla ilgili ilk izlenimlerimi geçen haftalardaki yazımda paylaşmış ve tören günü Birleşmiş Milletler binasına girip balkondaki yerimi alışıma dek olan süreci aktarmıştım. Şimdi sıra, önemli bulduğum için birkaç haftada ele aldığım bu yazı dizisinin ikincisinde… 08.30’da başlayacak töreni beklerken, ‘sürdürülebilirlik’ konusunda kendini ispat

Devamı...

Bir Galatasaraylı’dan Kartal’a tebrikler!

Her hafta yeni bir olayla karşılaştığımızdan ve yazılarımda güncel gelişmelere öncelik vermeyi tercih ettiğimden, sıcağı sıcağına Beşiktaş’ın şampiyonluğuna değinmek istiyorum. Birleşmiş Milletler yazımın ikinci bölümünü ise önümüzdeki hafta yayınlamayı planlıyorum. Öncelikle, bir Galatasaraylı olarak Beşiktaş’ı yürekten tebrik ediyorum. Şahsen Beşiktaş’ı kardeş kulübümüz olarak görüyorum çünkü bizim ailenin yaklaşık %70’i Galatasaraylı,

Devamı...

Anneannemin ardından: Acı bir kaybın anatomisi…

Birleşmiş Milletler yazısının ikinci bölümünü bu hafta sizlerle paylaşacaktım. Ancak, geçtiğimiz Pazar günü ani bir şekilde anneannemi kaybetmemizin ardından, kısa süreli rahatsızlığı boyunca her aşamada yaşadığımız ve sağlık sisteminin çarpıklığını bir kez daha ortaya koyan olaylara ayırmak istedim bu haftaki yazımı. Bu yazı bir anlamda özel hayatımın alanına giriyor ve

Devamı...

Büyük çoğunluğa göre ‘Vefa’ bir semt ismidir

Güzel Türkçemizde iğneleme amacıyla kullanılan böyle mecazi bir deyim vardır. Kimilerine göre ‘Vefa’ İstanbul’da bir semtin ismidir, bu kelime başka bir anlam ifade etmez. İğnelemenin hedefi olan kişiler kimseyi umursamaz, bencildirler. Kimileri ise ‘vefa’nın hakkını vererek yaşar. Kendilerine değer verenlere, iyi hissetmelerini sağlayanlara, katkı verenlere vefalarını çeşitli yollarla gösterirler. Yaşadıkları

Devamı...

Birleşmiş Milletlerde tarihe tanıklık etmek (1)

Dünya liderlerinin katılımıyla 22 Nisan’da New York’ta gerçekleşen ve gezegenimizin geleceği açısından tarihi önem taşıyan Paris İklim Anlaşması İmza Töreni’ne Birleşmiş Milletler davetlisi olarak yerinde tanıklık etmenin onurunu yaşadım. Sizlerle dört bölüm halinde paylaşacağım bu önemli deneyim hakkındaki ilk yazıyı tören öncesi izlenimlere ayırdım. Hafta sonu kafamı dinlemek için şehir dışına,

Devamı...

Galatasaray yine tarih yazdı!

Bu hafta sizlerle Birleşmiş Milletler’in davetlisi olarak katıldığım tarihi Paris İklim Anlaşması imza töreniyle ilgili izlenimlerimi paylaşacaktım, ancak gerek konuyu daha ayrıntılı ele almak istemem, gerekse Galatasaray’ın elde ettiği muhteşem EuroCup şampiyonluğu nedeniyle önce bu sportif başarıya ve altında yatan doğrulara dikkat çekmek istedim. Yurt dışından gelen iki arkadaşımla çıktığım

Devamı...

Kosta Rika Fahri Konsolosu olarak geçen 5 yıl (2010-2015)

Geçen yazımda 2009 senesi Kasım ayında Kosta Rika Devlet Başkanı’nın Türkiye’yi ziyaret etmesiyle ilişkilerde bir dönüm noktası yaşandığını, sonrasında ise gerek devletler arası, gerek ekonomik ve kültürel alanda birçok gelişme yaşandığını belirtmiş, aynı zamanda bunun Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Orta Amerika’dan Türkiye’ye gerçekleşen Devlet Başkanı seviyesindeki ilk resmi ziyaret olduğunu vurgulamıştım.

Devamı...

2009: Türkiye Kosta Rika ilişkilerinde dönüm yılı

Devlet başkanından sıradan insanına dek çevre, barış ve eğitim bilinci çok yüksek bir toplum; doğası, sosyal fırsatları ve yenilenebilir enerji politikasıyla çok özel bir ülke… Daha önce Fahri Konsolosu oluşumun öyküsünü aktardığım Kosta Rika hakkında bu kez Türkiye ile ilişkilerinin gelişimi açısından dönüm noktası olan süreci sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha

Devamı...