
Evlenme teklifim: This is how we do it!
Geçen yazımda eşim Rengin’le tanışma hikâyemi paylaşmıştım. Bu sefer evliliğe kısa sürede ikna olduktan sonra nasıl teklif yaptığımı aktaracağım. Burada iki farklı tekliften söz edeceğim. Birincisi sürece yayılan dolaylı teklif, ikincisi ise direkt ve resmi teklif. Geçen tanışma hikâyemizi anlattığım yazımın son bölümünde hislerimi şu şekilde paylaşmıştım: “Onu tanıdıkça ve
Popüler Yazılarım

Dedem Hasan Süzer’le anılar geçidi…



2020 farklı olacak

Japon kültüründe gıpta ettiğim özellikler

Hayata Dair 2 – Gençliğime sevgilerimle…
Popüler Yazılarım

Dedem Hasan Süzer’le anılar geçidi…



2020 farklı olacak

Japon kültüründe gıpta ettiğim özellikler

Hayata Dair 2 – Gençliğime sevgilerimle…

Evlenme teklifim: This is how we do it!
Geçen yazımda eşim Rengin’le tanışma hikâyemi paylaşmıştım. Bu sefer evliliğe kısa sürede ikna olduktan sonra nasıl teklif yaptığımı aktaracağım. Burada iki farklı tekliften söz edeceğim. Birincisi sürece yayılan dolaylı teklif, ikincisi ise direkt ve resmi teklif. Geçen tanışma hikâyemizi anlattığım yazımın son bölümünde hislerimi şu şekilde paylaşmıştım: “Onu tanıdıkça ve

Yerkürede gerçeküstü bir ülke: İzlanda (1)
Geçen yazımda doğum günüm için İzlanda’yı seçtiğimi, burada araba kullanırken doğal bir meditasyonla farklı düşüncelere daldığımı ve özellikle girmek üzere olduğum hayatımın 4. evresinde beni nelerin beklediğini sizlerle paylaşmıştım. Bu yazımda ise beni kafaca rahatlatan bu harika tatilin detaylarını ve bu güzel ülke hakkındaki gözlemlerimi aktaracağım. İzlanda’ya gitmeden bir gün

41. yaş ve 4. evrem
Doğum günümden birkaç gün önce iş yoğunluğu ve sorunlardan biraz olsun uzaklaşıp kendimle baş başa kalmak üzere İzlanda’ya gittim. Hakkındaki izlenimlerimi daha sonra paylaşacağım bu güzel ülkede uzun saatler boyu araba kullanırken, hayatımın dönüm noktası olan evreleri ve başında olduğum dönemin getireceklerini derinlemesine düşünme fırsatım oldu. Geçen hafta doğum günüme

Sıkça sorulan sorulara cevaplarım 7
Gündem yenilendikçe bana yöneltilen yeni ve farklı soruları yanıtlamaya gayret ettiğim “Sıkça Sorulan Sorular” yazı dizimi, bloğumu düzenli takip edenlerin artık kanıksadığını düşünüyorum. Okumakta olduğunuz yedinci cevap serimde hayata bakış açım, TİDER, doğa, yenilenebilir enerji, eğitim projelerim, sosyal girişimcilik, gıda bankacılığı ve çocukluk hayallerim gibi konulara yer veriyorum. 61. Hayata

Tarımda devrim teknolojiyle mümkün
Ankara’da gerçekleştirilen 2. Tarım, Gıda ve Beslenme Politikaları Zirvesi’nde “Türkiye’de İklim Değişikliğinin Yıkıcı Etkilerini Azaltacak Tarım Politikaları Geliştirmek” başlıklı panelde bir konuşma yaptım. Yenilenebilir enerji, su ve tarım teknolojilerinin iklim değişikliğiyle savaşta ne denli önemli olduğunu örnekler eşliğinde vurguladığım bu etkinlikle ilgili izlenimlerimi sizlerle paylaşıyorum. Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği

İyiliğe koşanlar yine harikalar yarattı!
Geçen hafta İstanbul Maratonu kapsamında Temel İhtiyaç Derneği için başlattığımız yeni kampanya hakkında yazmıştım. Bu hafta ise 11 Kasım Pazar günü gerçekleşen koşu boyunca ve sonrasında yaşadığım keyifli ve ilginç anları, ardından da koşumuzun asıl hedefi olan bağış kampanyamızın linkini sizlerle paylaşacağım. İstanbul Maratonu ve kampanyamız hakkında bilgisi olmayanlar için

İstanbul Maratonu’nda hep birlikte iyiliğe koşuyoruz
Uzun yıllardır çeşitli sosyal girişimlerde etkin roller üstlenmiş olsam da, pek çoğunuzun bildiği gibi iyiliği çoğaltma yolunda dünyada ve Türkiye’de elde ettiği onur verici başarıları, artan saygınlığı ve aldığı ödüllerle kurucu başkanı olduğum TİDER’in yeri bir başkadır. İhtiyaç sahiplerine verdiğimiz çok yönlü desteğe en önemli katkıyı ise her yıl İstanbul

Birleşik Hoşgörü Toplumu’ndan Şiddetistan’a…
İçinde yaşadığımız topraklar Yunus Emre, Mevlana Celaleddin Rumi ve Hacı Bektâş-ı Velî gibi çok önemli düşünürler yetiştirmiştir. Hepsi öğretilerinde insan sevgisi ve hoşgörüyü aşılarlar. Ancak bugün gelinen noktada bu hoşgörüden eser kalmadığı gibi, bir şiddet ülkesi olma yolunda ilerlediğimizi görüyoruz. Bu süreci tersine çevirmeye yönelik saptama ve önerilerimi sizlerle paylaşmak

Her şeyin başı sağlık
Nereden duyduğumu hatırlamıyorum ama uzun süredir yakın çevreme çok benimsediğim bir söylemi dillendiriyorum: İsterse 1 milyar dolarınız olsun, sağlığınız yerinde olmayınca o paranın hiçbir değeri yok. Aslında tam olarak tanımlamak gerekirse, “sağlık” o 1 milyar doların başındaki 1’i temsil ediyor. 1 ortadan kalkarsa elimizde koca bir sıfır serisi kalıyor. Yani

1 haftada 3 konferansta 3 konuşma ve 1 ödül (2)
Bir önceki yazımda geçen haftanın oldukça tempolu geçtiğini ve günlük yoğun çalışmalarımın yanında, sürdürülebilirlik alanında 3 farklı konferansa katılarak 3 önemli konuda konuşmalar yaptığımı belirtmiştim. Bu yazımda Archisections konferansında “Kendine Yeten Binalar” başlıklı konuşmamdan söz edeceğim. Bu konferansa katılımım, aylar öncesinde sevgili Sevinç Ormancı’nın beni ziyaretiyle başlayan bir sürece