![]()
Öncelikle Türkiye’de önemli bir misyonu üstlenmiş SKD Türkiye’yi tanıyalım (https://www.skdturkiye.org/ linkindeki web sitesinden alıntı yaparak paylaşıyorum):
“2005 yılından bu yana iş dünyasında sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının benimsenmesi, hayata geçirilmesi ve bu alandaki farkındalığın artırılması için çalışmalar yürüten lider bir sivil toplum örgütüyüz.
İklim kriziyle mücadele, doğal kaynakların korunması ve kapsayıcı bir ekonomik dönüşüm için somut adımlar atan üyelerimizin sürdürülebilirlik yolculuğuna rehberlik ediyor, daha yaşanabilir, dengeli ve sürdürülebilir bir gelecek için katkıda bulunuyoruz.
Uygulamada birlik, net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak ve sürdürülebilir sistem dönüşümünü gerçekleştirmek amacıyla iş dünyası ile ortak çalışmalar yürütüyor; sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan projeler, raporlar ve araçlarla dönüşümü hızlandırıyoruz.
Vizyonumuz
Ülkemizin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda, üyelerimizden aldığımız güçle sürdürülebilir ve refah içinde bir geleceği inşa etmek için çalışıyoruz.
Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için üyelerimizle birlikte sürdürülebilirliği iş yapış biçimlerine entegre etmek için çalışıyor, iklim, doğa ve sosyal adalet odağında kalıcı çözümler üretecek altyapıyı destekliyoruz. Üyelerimizden aldığımız güçten yola çıkarak, iş modellerini dönüştürme kararlılığıyla sürdürülebilirlik alanında öncülük ederek paydaş ekosistemimize ilham veriyoruz.
Birlikte, daha yaşanabilir bir gelecek için en iyi uygulamalara rehberlik ediyor, yeni iş birlikleri geliştiriyor, politika süreçlerine katkı sağlıyor ve geliştirdiğimiz araç ve projelerle sürdürülebilir dönüşümü destekliyoruz.
Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD- World Business Council for Sustainable Development) Türkiye’deki bölgesel ağı ve iş ortağıyız. Bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik konularını çalışma gruplarında yer alan üyelerimizle ve birçok platformda paydaşlarımızla paylaşıyoruz.
Çatı Örgütümüz WBCSD’nin küresel deneyimi ve bilgi birikiminden faydalanarak, politika süreçlerine katkı sağlıyor, yeşil finansman modellerini teşvik ediyor, sürdürülebilir kalkınma için geliştirilen politikaların izlenmesine katkı sağlıyoruz.
Üyelerimizin küresel bilgiye erişimini destekliyor, iş dünyasını sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda daha ileri taşımayı amaçlıyoruz.
Misyonumuz
Sürdürülebilir bir geleceğin, iş dünyasının dönüşümüyle mümkün olduğuna inanıyoruz.
Şirketlerimizin rekabetçiliğini artıracak araçlar ve projeler sunmak
Bu misyon çerçevesinde; dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, sürdürülebilir kalkınmanın iş dünyasında öncelik haline gelmesi, çevresel ve sosyal etkiyi artıracak strateji ve uygulamaların geliştirilmesi için üyelerimizle birlikte çalışıyoruz.
Politika gelişimine katkı sunan çalışmalar gerçekleştirmek
İklim, doğa ve kapsayıcılık gibi öncelikli etki ve yapı alanlarında rekabetçi çözümler ve iş birlikleri kuruyor; Politika gelişimine katkı sunan araç ve çözümlerle sürdürülebilir dönüşümü destekliyoruz.
Hedefimiz
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda sürdürülebilir kalkınma kavramını iş dünyası ve kamuoyu nezdinde güçlendirmek ve yaygınlaştırmak.
Sürdürülebilir kalkınmaya dair iyi uygulamaların artmasını teşvik etmek, bu uygulamaların tanıtılmasını sağlamak.”
SKD Türkiye’yi size tanıttıktan sonra şimdi gelelim, etkinliğe. “Greenpoint” diye adlandırdıkları bu saha etkinliğini duyurdukları bildirimin özetini aşağıda paylaşıyorum:
GREENPOINT: Yerinde Sürdürülebilirlik Günleri
Üyemiz EKORE tarafından düzenlenen ve Soliterm Group & MMG Ev Sahipliğinde, Hibrit Güneş Enerji Sistemi (PV + PTC) | Tire, İzmir
![]()
2026 – Serinin İkinci Buluşması
SKD Türkiye’nin uygulamaya dayalı öğrenmeyi ve sektörler arası deneyim paylaşımını odağına alan GreenPoint – Yerinde Sürdürülebilirlik Günleri serisi, 2026 yılındaki ikinci buluşmasını üyemiz Ekore tarafından Soliterm Group iş birliği ve MMG ev sahipliğinde Tire’de gerçekleştiriyor.
Bu özel ziyarette, endüstride yüksek sıcaklık gerektiren proseslerde yenilenebilir enerji entegrasyonunun sahadaki karşılığını birlikte deneyimleyeceğiz.
İzmir’in Tire ilçesinde kurulu hibrit güneş enerji sistemi (PV + PTC), yalnızca bir enerji yatırımı değil; düşük karbonlu üretimin stratejik ve ölçeklenebilir bir modeli olarak dikkat çekiyor.
Tesis özellikleri:
• 10.000 m² güneş alanı
• 500 adet parabolik oluk kolektör
• 3,5 MWth pik kapasite
• 180–190°C çalışma sıcaklığı
• Endüstriyel proseslere doğrudan entegrasyon
Fotovoltaik sistemiyle birlikte tasarlanan hibrit yapı; hem elektrik hem termal tarafta fosil yakıt bağımlılığını azaltan bütüncül bir enerji yaklaşımı sunmaktadır.
İklim Etkisi
• Yıllık yaklaşık 3.000 ton CO₂ azaltımı
• 2022’den bu yana toplam 12.000 ton emisyonun önlenmesi
Bu model, enerji dönüşümünün yalnızca elektrik tarafında değil, proses ısısında da mümkün olduğunu gösteren güçlü bir referans niteliğindedir.
Bu GreenPoint’te Neleri Konuşacağız?
• Yüksek sıcaklıkta solar termal entegrasyon
• PV + PTC hibrit sistem mimarisi
• İlk yatırım sürecinde karşılaşılan zorluklar
• Finansman modeli, teşvik mekanizmaları ve ROI
• Enerji maliyet öngörülebilirliği
• ESG performansına katkı ve karbon azaltımının raporlanması
• Farklı sektörlere ölçeklenebilirlik
Konuşmacılar
• Serhan Süzer
• Dr. Ahmet Lokurlu – Genel Müdür, Soliterm Group
Etkinlik Detayları
Tarih: 26 Mart 2026
Saat: 10.00 – 16.30
Yer: Ramada by Wyndham Tire & MMG Tesisi – Tire / İzmir
Ben de 1 gece önceden Tire’ye vardım. Tire’nin merkezine girişte bulunan Ramada by Wyndham otelinde konakladım. Otelin girişinde bulunan büyük fitness salonu hoşuma gitti, sabah erken kalkıp fitness’da cardio ve ağırlık çalıştım. Sonrasında duşumu alıp hazırlıklarımı tamamladıktan sonra kahvaltıya indim.
Bizim eski ekipten Alaattin’le kahvaltı salonunda buluşup kahvaltımızı yaptık. Alaattin 2013-14 senelerinde başlattığımız EkoRE’nin ilk stajyerlerindendi. Şimdi aslan gibi PV uzmanı mühendis oldu. Elektrik üreten PV (photovoltaic) konusunda uzman olan Alaattin’i, ısı üreten CSP sistemini de tanıması için davet ettim.
Kahvaltıdan sonra son hazırlıkları tamamlayıp salona indim. Saat 9.00 civarıydı, salona indiğimde sunumun ekrana yansıtılmasından başlayarak tüm eksiklikleri giderdik.
Otelin başta genel müdürü olmak üzere tüm çalışanları çok yardımcı oldular. Tire’de böyle kişisel bir hizmeti beklemiyordum. Bu destekten dolayı sabah 10’da programa hazırdık. Ahmet Bey de 9.45 gibi salona giriş yaptı. Sabah uçakla gelen grup biraz rötarlı katılım göstermişti.
Açılış, plaket ve konuşmalar
Saat 10.30 gibi programı başlattık. Öncesinde SKD Türkiye’nin genel sekreteri güzel bir konuşma yaptı ve açılış konuşmasının sonrasında, sağ olsun, SKD Türkiye’nin 10. Yıl üyeliğimizin anısına bize plaket verdi. Sonrasında ben kısa bir konuşma yaptım. Bu konuşmadan sonra sözü çözüm ortağımız Dr. Ahmet Lokurlu’ya verdim. Ahmet Bey’i hatırlamayanlar daha önce kaleme aldığım “CSP dehası Dr. Ahmet Lokurlu ile tanışmam” başlıklı yazıyı https://serhansuzer.com/tr/csp-dehasi-dr-ahmet-lokurlu-ile-tanismam/ linkinde okuyabilirler. Ahmet Bey de 1 saat boyunca tüm sistemin detaylarını anlattı. Soruları cevapladı.
Saatler 12’yi gösterdiğinde yemek vakti gelmişti. Öğle yemeği için terasa çıktık. Menü gayet başarılıydı. Patlıcan yatağında Tire köftesini de deneyimlemiş olduk. Dedikleri kadar varmış. Çok lezzetliydi.
Yemekten sonra saat 13.30 civarı otelden ayrıldık ve MM Graphia fabrikasının yolunu tuttuk. MM Graphia fabrikasının genel müdürü Fuat Polat Bey ve ekibi bizi yine çok iyi karşıladı. Fuat Bey detaylı bir sunum yaptıktan sonra soru-cevap kısmında birçok soruyu yine detaylı şekilde yanıtladı. Genel olarak başlangıç zorluklarını, teknik uygulama sürecini, ROI ve operasyonel kazanımları konuştuk.
Ardından sistemi görmek üzere çatıya çıktık. Tabii çatıya çıkmadan önce iş güvenliği konusunda detaylı bir bilgilendirme aldık ve herkes özel ayakkabılarını ve sarı iş yeleklerini giyip kasklarını taktı. Bir Avusturya firması olan MM Graphia ve ekibini de iş güvenliğine verdikleri önemden dolayı ayrıca tebrik ederim.
CSP sistemini gördükten sonra fabrikaya indik ve sistemin uygulandığı alanlara baktık. Burada CSP kolektör alanı incelemesi, PV sistem gözlemi yapıp makine dairelerini gördükten sonra yerinde teknik sorular cevaplandı.
Sistem incelenip tüm sorular cevaplandıktan sonra saat 16.30 civarı işimiz bitti. Tüm katılımcılardan çok şey öğrendiklerine dair gayet pozitif geribildirimler aldık.
İnsanımızda özlediğimiz karakter yapısı
Fabrikanın önünde vedalaştık. Seyahat benim açımdan da çok keyifli geçti. Ayrı bir parantez de Tire’ye açmak istiyorum. Grupta yazışmalarda aynen şu yorumu yaptım:
“Tire’de köfteler lezzetliydi, lakin en çok hoşuma giden şey insanlarıydı. Otelde, fabrikada, her yerde, herkes çok anlayışlı, nazik ve yardımcı olma çabası içindeydi. İstanbul’dayken uzun süredir uzak ve hasret kaldığımız güzel insanımızın karakter yapısını gördüm orada, hoşuma gitti.”
Ayrıca görüldü ki, doğalgaz yakan tüm kuruluşlar fosil yakıtlarla karbon salımını artırmayı ve sonuçta iklim krizini derinleştirmeyi bırakarak, ihtiyaçları olan ısıtma, soğutma gibi ciddi enerji gerektiren ihtiyaçlarını ileride konsantre güneş enerjisinden (CSP) sağlayabilirler.
Büyük bir değişimin kapısını aralama olanağı
Son olarak bu yazıyı özellikle kaleme almak istediğimi belirtmek isterim. Çünkü bunu okuyanlar “Teknik bir etkinlik, ne olacak ki?” diye düşünebilirler. Bazen gelişim için attığınız küçük bir adım, büyük değişimin kapılarını aralar. SKD Türkiye etkinliği de benim için bunu ifade ediyor.
Bu hayatın insana ne getireceği hiç belli olmaz. Hayatınız boyunca yaptığınız tüm pozitif işlerden yıllarca sonuç elde edemeyip bir anda kaderiniz tam da istediğiniz ve yıllarca çabaladığınız yöne doğru evrilir.
Yaşanan tüm sorunlara, savaşlara ve felaketlere rağmen ben iyimserliğimi koruyorum. İşi bilen, liyakatli, akıllı, iyi niyetli, sevgi ve saygıyla hareket eden insanlar bu dünyayı kurtaracak.





Merhaba Serhan Bey,
Blogunuzu yeni okumaya başladım. Lise son sınıfım. İleride inşa etmek istediğim kariyer hakkında yardımcı olabilecek kişi olduğunuzu düşünüyorum. Uygunsa sizinle iletişime geçebilir miyim? Teşekkür ederim.