Dünyalar tatlısı köpeğimiz Lumi

16/09/2026

Yorum Yok

181 Görüntülenme

5 dakika

Herkesin köpeği kendine özel. Eşimle tanışmama vesile olan ve birkaç ay önce hayatıma giren eşimin ve artık benim evcil hayvanımız Lumi’yi size tanıştırmak isterim. Bu Maltese cinsi muhteşem köpeği büyük bir keyifle sizlere anlatacağım.

 

Lumi, anlatılmaz yaşanır bir köpek. Daha önce birçok evcil hayvanım oldu ancak gerçekten farklı bir yere koyduğum bu sevgi böcüğünü sizlere kelimelere dökerek anlatmaya çalışacağım.

Lumi’nin tabii en önemli özelliği eşimle benim tanışmama vesile olması. Geçen aylarda kaleme aldığım tanışma hikayemizde (Bkz: https://serhansuzer.com/tr/hayat-arkadasimla-tanisma-hikayemiz/) eşimle tanışmak için köpeği Lumi’ye tuzlu kurabiye almaya çalıştığımı, sonrasında da satın aldığım tuzlu kurabiyeleri vermeye fırsat bulamadan oturduğumuz restoranın dışında karşılaştığımızı, Lumi’nin de pantolonumdaki köpeklerin kokusunu alarak yanıma geldiğini kaleme almıştım. Lumi’nin yanıma gelmesi sayesinde Rengin’le sohbet imkanı bulmuş ve arkadaşlığımızın ilk adımını atmıştık. Lumi’yi ilk defa Tadında Anadolu restoranının hemen dışında sevmiştim.

Gelin görün ki, eşimle flört döneminde, kısa nişanlı dönemimizde ve sonrasında nikah kıyıldıktan sonraki dönemde Lumi giderek hayatımın değişmez bir parçası haline geldi. Zaten Lumi’yle ilk karşılaşmamızdan itibaren bana hep çok sıcak oldu. Aramızdaki sevgi giderek büyüdü. Şimdi Lumi çok sevdiği babası gibi evdeyken benim yanımdan ayrılmıyor.

Eve gelmeden başlayan seremoni

Lumi’nin bana sevgi göstermesi ve tezahüratları daha eve gelmeden başlıyor. Rengin’in anlattığına göre arabamla eve vardığımda ve arabayı park ederken Lumi hemen beni karşılamak için kapıya koşuyor. Tabii bu küçük şeker köpeğin arabanın sesini nasıl tanıdığı tam bir muamma. Bunu hala çözemedik. Ben eve girer girmez, inanılmaz tezahüratlar başlıyor. Evin girişindeki merdivenlerden kucağıma atlıyor, suratımı yalamaya başlıyor, heyecandan kucağımda sabit durmuyor, sürekli hareket ediyor ve sonunda adeta bana sarılıyor.

Tabii ben de ona öperek karşılık veriyorum ve onu biraz olsun sakinleştirmeye çalışıyorum. Yere indiriyorum, bu sefer üzerime atlamaya devam ediyor veya kendi etrafında dönmeye başlıyor.

Böyle bir sevgi gösterisiyle karşılandığınızda çok sıkıntılı bir gün geçiriyor dahi olsanız içiniz eriyor ve eve ciddi bir moralle giriyorsunuz. Tabii atikliği sayesinde eve girer girmez Lumi tüm ilgiyi kendinde topluyor. Lumi sakinleştikten sonra eşimle de benzer bir karşılama seansının ardından ayakkabılarımı çıkarıp eve giriyorum.

Çeşit çeşit komiklikler

Lumi çok fırlama bir köpek ve tam bir enerji bombası. Eve girdikten sonra da peşimi bırakmıyor, mutlaka benimle oynamak istiyor. Ben de ayırım yapmış olmamak için genelde Lumi’yi kucağıma alıp kardeşlerini görmek için aşağı kata iniyorum. Birlikte kardeşlerini ziyaret edip tüm eksiklerini tamamladıktan sonra (su, yemek, bahçede takılma vb.) tekrar yukarı çıkıyoruz ve Lumi bu sefer oyuncak köpeğini bana getirip oynamaya devam etmek istiyor.

Oyuncak köpeğini ben fırlatıyorum, o bana geri getiriyor, fırlatıyorum, tekrar geri getiriyor, bir süre bu oyun devam ediyor.

Çalışma masasındaysam yine kucağıma çıkmak için hamlesini yapıyor. Kucağıma çıkarıyorum, bir süre sonra masanın üzerine çıkmak istiyor. Ben evde çalışırken, Lumi çalışma masasının üzerinde takılıyor. Biraz yukarıdan baktığı için evin dışında tipini beğenmediği kişilere havlıyor, 2 kiloluk ufaklık, küçük bir kurt olduğunu hatırlıyor ve koruma iç güdüsüyle hareket ediyor. Bir de havlarken normal sesine göre dışarıdakileri korkutmak için sesini kalınlaştırması çok komik oluyor. Tabii bu şirin köpeğin sesi ne kadar kalınlaşsa da yine de ufak köpek havası veriyor.

Tarz sahibi bir köpek

Lumi’nin en hoşuma giden taraflarından biri de sürekli bir stil sahibi olması. Hayvan koşarken bile gösteri atlarının koştuğu stili gösteriyor. Bu muhteşem hareketlerini izlerken keyif alıyorsunuz. Bir de eve ilk girdiğinde merdivenleri çıkamamıştı. Ona nasıl çıkabileceğini gösterdim, bir kere merdiveni çıkan ve özgüveni yerine gelen Lumi şimdi merdivenleri adeta koşarak çıkıyor. Neredeyse kendi boyu kadar olan merdivenleri zıplayarak bir çıkışı var, inanılmaz. Benden daha hızlı merdivenleri çıkıyor desem yalan olmaz.

Bazen hep beraber (3 köpeğimiz, Rengin ve ben) dışarıya yürüyüşe çıkıyoruz. Lumi dışarıda da bizi çok güldürüyor. Aralarında en iri olan 40 kiloluk köpeğim Sunny’i 2 kiloluk Lumi takip ediyor arkasından kuyruğuna atlayıp zıplıyor. Üçünü yan yana yürütmek tam bir keyif bizim için. Bizimkiler yanımızda Daltonlar gibi (boy boy) takılıyorlar.

Umursamaz tavrı ve ne istiyorsa onu yapması ve bazen de küçücük boyuyla yapmak istediklerini dikte etmesi beni çok güldürüyor. Kızımızın özgüveni yüksek.

İsim zengini

Bir de estetik olarak da çok güzel bir köpek. Bembeyaz tüyleri, muhteşem anlamlı gözleri ve burnu inanılmaz bir kombinasyon sağlıyor. Lumi’nin tipi pamukların üzerinde 3 zeytini (iki göz ve burun) andırıyor. Bu yüzden Lumi’ye bazen “Pamuk Prenses” diyorum.

Lumi isim konusunda da şanslı. Annesi Fransızca “ışık” anlamına gelen “lumière” kelimesini kısaltarak “Lumi” ismini koymuş. Harika bir isim ve ev halkından herkes bu ismi türeterek farklı versiyonlarını söylüyor.

Ben Lumi’ye “Lumicik” diyorum. Rengin “Lumiko” diyor. Şoförüm Münir Bey “Lumican” diyor.

Hepimizin sevgimizi ifade etme şekli farklı. Ortak olan şey ise Lumi’ye olan sevgimiz.

Her köpek gibi Lumi’nin de elbette yaramazlıkları ve hoşlanmadığı şeyler var. Örneğin banyodaki paspası Lumi hala pad gibi algılıyor ve tuvaletini yapıyor. O yüzden bu küçük fırlamayı banyoya artık almıyoruz çünkü iki saniyede yapacağını yapıyor.

Kızımız pek narin

Yüzmekten hoşlanmıyor. Onu ilk defa denize soktuğumda hemen çıkmak istedi ve dışarıya çıkarmış olmama rağmen hala şoku atlatamadığından yüzme hareketleri yapmaya devam etti.

Bu arada sağlıklarına faydalı olduğu için Lumi ve kardeşlerini haftada 1 veya 2 kez yüzme antrenmanına götürüyoruz. Yukarıdaki resimde yüzmeyi sevmeyen Lumi, üzerinde can yeleği olmasına rağmen suya girmeyip sörf tahtasının üzerinde takılıyor. Kızım işini bilir.

Bir de Lumi narin bir köpek. Çabuk üşüyebiliyor. O yüzden onu sürekli kollamamız gerekiyor. Hava soğuk olduğu zamanlarda kıyafetlerinden birini giydiriyoruz, ekstra şirin oluyor.

Her ne olursa olsun, Lumi’yle vakit geçirmek, onun sevgisini hissetmek ve aynı yatağı paylaşmak tam bir keyif. Ben normalde hayatımın hiçbir bölümünde yatağıma evcil hayvan almadım, tüm hayvanlarım bu kuralımı bilir. Ancak eşim Rengin’in alışkanlığını değiştirmedim ve Lumi’yle yatağımızı paylaşmaya devam ettik. Sonuçtan memnunum (tabii yatağa bizimle girmeden temizliğini yapıyoruz). Çok komik, Lumi yatarken de sürekli bana sokulmak istiyor, bir tarafını yaslıyor ve aramıza bilinçli ve keyif alarak sıkışıyor.

Çoğu zaman evcil hayvan sahiplerinin hayvanlarını “çocuk” diye adlandırdıklarına tanık oluruz. Lumi, Sunny ve Blackie de bize benzer hisler veriyor. Onların sevgisi bize gerçek değerlerimizi ve insan olduğumuzu hatırlatıyor. Darısı ileride çocuklarımızın başına.

Lumi, seni tüm hallerinle çok seviyoruz kızım.

 

Bonus: İçinizi daha da eritmek için bu şirinlik abidesinin bebeklik hallerini paylaşıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir