2016 güzel bir yıl olacak

Uzunca bir aradan sonraki ilk yazımda, sizlerle benim için çok önemli iki şeyi paylaşacağım. İlki, 2016 yılına ilişkin umutlarım ve projelerimle ilgili –ki bu konuda sizleri de heyecanlandıracağına inandığım gelişmeler var. Diğeri ise, benim için her bakımdan çok değerli olan babaannem ile sohbetimiz…​

Geçenlerde 10 aydır yazmadığımı fark ettim. Bu çok uzun bir zaman. Keşke vaktim olsa, yazacak o kadar çok konu var ki. Artık tekrar yazma vakti. Elimden geldiğince aksatmadan, belli aralıklarla yazmaya başlıyorum yeniden.

Bu vesileyle 2016 senesini nasıl gördüğümü ve babaannemi ziyaretimi sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul’da olduğum her Pazar günü, babaannemi ziyaret etmeye çalışırım. Geçtiğimiz hafta sonu, bu kez babaannem halalarımla birlikte bana yemeğe geldi. Oldukça keyifli geçen bu ziyarette eski günlerden ve özellikle de dedemden bahsettik. Geçtiğimiz Kasım ayında da dedemi 10. ölüm yıldönümünde dostlarıyla birlikte anmıştık. Bir sonraki yazım dedemle ilgili olacak.

Hayat çok kısa ve sevdiklerimize daha fazla zaman ayırmamız gerçekten de çok önemli. Annemle babam boşandıktan sonra babaannem bana adeta annelik yaptı. O yüzden, koca yürekli olağanüstü insan babaannemle geçirdiğim her dakika benim için çok değerli.

Babaannem ve ben bizim evde

Hep beraber yemek yerken

Bugün de bana her zamanki gibi işlerimin durumunu, ailedeki diğer bireyleri ve özel hayatımı sordu.

Ben de, ilk kez olarak kendisine “2016 yılı benim için özel bir sene olacak. Her konuda iyi anlamda kırılmalar yaşıyorum. Bu sene, uzun süren emeklerimin karşılığını alacağım.” dedim. Örnek olarak, 3 senelik uğraşılarımız sonrası 50 MW’lık güneş ve rüzgar enerjisi proje serisinin ilkine Konya’da başladığımızdan bahsederek devamının geleceğini söyledim.

Konya Kulu projesinin arazisinde proje ekibiyle çektiğimiz resim

Konya Kulu projesi 3 boyutlu görseli

Benden duyduğu en iyi haberlerdi bunlar. Aile şirketinden ayrılıp kendi işimi kurduğumdan bu yana her konuda ona iyi haberler vereceğimi ekledim. Sağolsun, çok mutlu oldu. Belki de, uzun süredir geçen yaklaşık 5 senedir, babaannem ve ailedeki herkes benim gece gündüz demeden, adeta hayatımı adayarak kendi başıma ortaya iyi bir şeyler çıkarmak için ne kadar büyük bir çaba sarf ettiğimin farkında. Esasında, herkes konunun ancak bir kısmına hakim. Babaannemi ve diğer aile bireylerini bütün bu gelişmeleri daha yakından görmeleri için yakın bir zamanda iş yerime de davet edeceğim.

Orada, çok daha iyi fark edecekler ki, gerek EkoRE ile yenilenebilir enerji alanında gerçekleştireceğimiz projeler ve bu alanda teknolojiye yapacağımız yatırımlar, gerekse kurucu başkanı olduğum Temel İhtiyaç Derneği (Tider) ile, ihtiyaç sahiplerinin kendi ayaklarının üzerinde durmalarını sağlama çabası içindeyim. Bütün bunları yapmamdaki ana motivasyon ise başarılı projeler hayata geçirmenin yanı sıra, teknolojiye ve insana yaptığımız yatırımlarla insanlığın sürdürülebilir bir şekilde gelişmesi, kalkınması ve ilerlemesine katkı sağlamak. Doğanın korunması ve yaşadığımız dünyanın daha yaşanabilir bir yer haline gelmesi için büyük çaba gösteriyorum. Daha yolun başında olduğumu biliyorum. Şu anda en verimli çağımdayım ve tüm bilgi, birikim, deneyim ve vizyonumla daha birçok önemli işe imza atacağıma inancım tam. Bu çaba ve girişimlerin, 2016 yılında binlerce, sonrasında ise milyonlarca, hatta uzun vadede milyarlarca insana faydasının dokunacağını biliyorum.

Bütün bunları da Türkiye gibi bir yerde yapmaya çalışıyorum. Genel olarak, maalesef insanlarımızın destek yerine köstek olmaya meyilli olmasına ve sürekli engel çıkarmalarına, bardağı hep boş tarafından görüp insanı demotive etmeye çalışmalarına alıştım artık. Bu cennet vatanımızda ülkenin genel yapısı ve insanların yaklaşımı beni çoğu zaman zorlasa da, ben bütün bunları aşmaya çalışıp hep olayların üzerine giderek sorunları kafaya takmak yerine, çözüm odaklı yaklaşarak yoluma devam ediyorum. Bu uğurda kalbini kırdığım kişiler veya yanlış anlaşıldığım durumlar olduysa affola. Aynı şekilde, beni destekleyen, yaptıklarıma değer veren ve anlama çabasındaki dostlarıma da sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Daha önce olduğu gibi bundan sonra da onlar ve güzel ülkemin insanları için elimden geleni yapmaya devam edeceğim.

Bir teşekkürü de ekip arkadaşlarıma sunmak istiyorum. Herkesin elinden geleni yaptığını biliyor ve yakından izliyorum. Ekiplerimize liderlik eden yöneticilerimiz ve takım arkadaşlarımızın her biri olağanüstü çaba harcıyorlar. Omuz omuza, birlikte zorlukların üstesinden gelerek önemli işlere imza atacağımıza, Türkiye ve dünya çapında bir başarı öyküsü yaratacağımıza inancım ve güvenim tam.

Sanırım, Türkiye’de geçirdiğim 15 senelik iş hayatımda en iyi öğrendiğim şey; bu ülkede birçok şeyin çok zor olduğu, ancak hiçbir şeyin imkânsız olmadığıdır. Koşullar ne olursa olsun, bugüne kadar asla vazgeçmeyi düşünmedim, bazı şeyleri kaybetsem bile, hep büyük resmi gözden kaçırmadan hareket etmeye gayret ettim. Böyle de devam edeceğim.

Tabii ki, bütün bunları yaparken hayattan keyif almayı da ihmal etmemeye çalışıyorum. İleride daha iyi anlaşılacağımı bilmem, bugün karşılaştığım engel ve zorlukların çok daha kolay üstesinden gelmemi sağlıyor. Önemli ve kalıcı başarılara imza atmanın mutluluğunu, emeği geçen herkesle ve sevdiklerimle büyük bir keyifle paylaşacağım.

Güzel haberler yakındır…

İlginizi Çekebilir
Yorumlar ( 0 )
Bu yazı hakkında ilk yorumu siz yapın...
Yorumlarınız için