Yarıyıl karnesi ve ikinci yarı hedefleri

Geçen sene sonunda yazmış olduğum “Yeni yılda yeni hedef ve umutlarla” başlıklı yazımda (http://www.serhansuzer.com/tr/yeni-yilda-yeni-hedef-ve-umutlarla) 2017 senesine yönelik plan ve hedeflerimizi paylaşmıştım. İçinde bulunduğumuz dönemde, bu kez yılın ilk yarısında neler başardığımızı ve önümüzdeki süreçte neler planladığımızı gözden geçirmek üzere bu yarıyıl yazısını kaleme almak istedim.​ devamı...

Harun Kolçak’ın değerli anısına…

Yarıyıl yazısı yazmaya hazırlanırken maalesef Harun Kolçak’ı kaybettiğimizin haberi geldi. Halen bunun üzüntüsünü yaşıyorum. Tider için düzenlediğimiz son büyük etkinlikte sahnede bir kez daha yıldızlaşan değerli sanatçımızla ilgili duygularımı dile getirebileceğim bir yazı kaleme almak istedim. devamı...

Memleketin DNA’sına askerlikten bir bakış (2)

Yaşadıklarımı hatırlatan bazı güncel haberler nedeniyle kaleme almaya başladığım askerlik anılarımın ilk yazısında acemilik dönemimi ele almıştım. Bu hafta memleketin DNA’sına bakışa, acemilikten ustalığa geçiş dönemim ve koğuş öyküleriyle devam ediyorum. Bir sonraki yazımda da tugay karargâhındaki anılarımı, terhis dönemimi ve askerlikle ilgili bazı tavsiyelerimi kaleme alacağım. devamı...

Memleketin DNA’sına askerlikten bir bakış (1)

Türkiye’de maalesef güvenliğe ve askeriyeye yönelik bazı üzücü haberler duymadan gün geçmiyor. Örneğin geçtiğimiz haftalardaki yemekten zehirlenmiş askerlerin haberini okuyunca insan ister istemez geçmişte yaşadıklarını hatırlayıp empati kuruyor. Ben de bu hafta 2000’in sonundan 2001 Temmuz’una dek yaptığım 8 aylık askerliğime ilişkin bazı anılarımı paylaşmak istedim. devamı...

Best of Gökçeada

Türkiye’de herkesin bir favori tatil beldesi ve dinlenme yeri var. Benim de en çok keyif aldığım ve kafayı dinlemek, enerji depolamak için ziyaret ettiğim yer Gökçeada. Ada’nın Türkiye’deki diğer adalardan en büyük farkı, doğasının inanılmaz güzel olması. Ada’nın kendi suyu var. Geniş tarım alanları ve harika plajları var. Tam bir ‘kitesurf’ cenneti ve hayvanlar Ada’da özgürce dolaşabiliyorlar.  devamı...

Arda Turan’a abi nasihatları

Arda Turan Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli futbolculardan biri olmasına karşın, gerek kendisi ve sevenleri, gerekse onu örnek alabilecekler açısından çok kritik bir dönemden geçiyor. Ondan yaklaşık on yaş büyük ve pek çok deneyim yaşamış bir abisi olarak bu haftaki yazımı Arda Turan’a bir tanıdık vasıtasıyla ulaşacak bir açık mektuba ayırmak istedim.   devamı...

Sık sorulan sorulara cevaplarım 4

İlk ikisini geçtiğimiz yıl yayınladığım ‘sık sorulan sorulara cevaplarım’ yazı dizisine geçen ay bir yenisini eklemiştim. Bu hafta kaleme aldığım serinin dördüncü yazısında, aynı anda nasıl pek çok farklı takımı desteklediğimden dünya liderleri hakkındaki görüşlerime, yenilenebilir enerji girişimciliğinden gıda bankacılığının gereklerine uzanan sorulara güncel yanıtlar veriyorum.   devamı...

Jose Sancho Sergisi: Bir sanat ve dostluk öyküsü

Geçen hafta Kosta Rika Fahri Konsolosluğu görevimde ‘tamam mı devam mı’ sorusunun geldiği son noktayı sizlerle paylaşmış ve ‘Pura Vida’ kültürüyle harmanlanmış bu güzel ülkeyle bağımın hiç kopmayacağını vurgulamıştım. Bu hafta ise bu coşkulu, barışçı ve pozitif kültürün en önemli temsilcilerinden olan heykeltıraş Jose Sancho’yu ülkemiz sanatseverleriyle buluşturma maceramızı paylaşacağım. devamı...

Kosta Rika ile ‘Pura Vida’ bağım hiçbir zaman kopmayacak

Dokuz yılı geride bıraktığım Kosta Rika Fahri Konsolosluğu görevimi önümüzdeki yıl sonlandırmayı düşünüyordum. Ancak iki hafta kadar önce Dışişleri Bakanı Manuel A. González Sanz ile yaptığım görüşme konuyu bir kez daha değerlendirmeme yol açtı. Bakan ve müsteşar yardımcısının beni onurlandıran sözleri, içselleştirdiğim ve temsilcisi olduğum Kosta Rika’ya özgü ‘Pura Vida’ felsefesinin ışığında ‘tamam mı devam mı?’ sorusunu yeni bir eşiğe taşıdı. devamı...

Koşu bahane, Bozcaada şahane!

Zorlu parkuruna eşlik eden harika doğası ve tarihi dokusuyla Bozcaada koşusunun benim için diğerleri arasında özel bir yeri var. Ancak Tider gönüllüleri ve Adım Adım’dan dostlarla bu müthiş atmosferde koşmak kadar, koşu öncesi ve sonrasında artık iyice tanıyıp benimsediğim Ada’nın keyifli olanaklarından yararlanmak da ritüelimin bir parçası haline geldi. devamı...

Nişantaşı’na davullu zurnalı veda

10 yıldır yaşadığım ve çok sevdiğim Nişantaşı’ndaki evimden, yeni ufuklara yelken açacağımız Çekmeköy’deki (Taşdelen) ofis binamızın yakınlarında tuttuğum orman içindeki yeni evime taşınma macerama biraz hüzün ve Hıdırellez kutlamalarının etkisiyle bolca ‘coşku’ damgasını vurdu. devamı...

Galatasaray’ımızın önlenemeyen çöküşü nasıl tersine çevrilir?

Geçtiğimiz günlerde kendi sahamızda oynadığımız Fenerbahçe maçına gitmedim. İstanbul’da olduğum zaman kendi stadımızda olan maçları kaçırmamaya çalışıyorum. Statta kendi locamız var, yer bulmak hiç sorun olmuyor. İstanbul’da olup da bir Galatasaray maçını kaçırmam çok rastlanır bir durum değil. Hele ki bu bir Fenerbahçe maçıysa ortada gerçekten bir sorun var demektir. devamı...

Türkiye’de vizyoner girişimci olmanın bedeli

Geçen ay GFN tarafından dünyada ilk kez verilen İnovasyon Ödülü’ne layık görüldüğümüz Houston’daki konferanstan döndükten sonra Türkiye’de çok yoğun bir gündeme de geri dönüş yapmış oldum. Çalışma arkadaşlarımızla, destekçilerimizle ve gönüllülerimizle farklı etkinlikler üzerinden zaferimizi kutladık. Ancak bu başarının tadını tam anlamıyla çıkaramadım. Çünkü Türkiye’de girişimci olmanın bedelini ödemeye devam ediyorum. devamı...

300 Spartalı değil, 22 Tiderli!

Bir Adım Adım kampanyası daha sonuçlandı. Sonuçlarından memnun kalmamız bir yana, bu kampanyaya emek veren herkes sorumluluğunu gerçekleştirmenin çok ötesine geçti. Bu yazımda bize büyük katkı sağlayan bu çabaların kahramanlarına değinmek istiyorum. devamı...

Sizlerle yüz binlere destek vermeye, dünyaya örnek olmaya koşuyoruz

5 Mart Pazar günü Antalya’da gerçekleşecek Runatolia Maratonu’nda ikincisini Bağcılar’da açacağımız Destek Market için koşacağız. Yüz binlerce kişinin gıda, temizlik ürünleri ve kıyafet gibi temel ihtiyaçlarını karşılayacağımız ve aynı zamanda meslek edindireceğimiz Bağcılar’daki Destek Market için sizlerden destek isteyeceğim yazımı hazırlıyordum. Tam bu sırada çabalarımızı onurlandıran harika bir haber aldık: Dünyadaki benzerlerine örnek oluşturabilecek özgün modeliyle Tider, tüm gıda bankalarının bağlı olduğu Global Foodbanking Network’ün büyük ödülü için finalist seçildi. devamı...

Yeni yılda yeni hedef ve umutlarla…

Toplumsal anlamda maalesef pek çok üzüntü yaşadığımız, kendi iş hayatım açısından ise bir yandan riskli zeminde yürüyüp bir yandan pek çok başarıya ve ilke imza attığımız yoğun bir yılı geride bırakıyoruz. 2016’nın bu son yazısında sene boyunca gerçekleştirdiklerimizin bir değerlendirmesi ile 2017 hedeflerimi sizlerle paylaşmak istedim. devamı...

Dünyayı iyileştirmek isteyenlerle, her şeyi kendine isteyenlerin mücadelesi

Dün gece yaşanan terör felaketi bir kez daha korkunç bir tezadın altını çizdi. Bir yanda önceden hazırladığım bu yazının konusu olan ve gelecek nesillere daha yaşanır bir dünya bırakmak için var gücüyle çabalayan insanlar, diğer yanda karanlık çıkarları uğruna gözünü kırpmadan katliamlar planlayan canavarlar... Bu savaşı ikincilerin kazanmasına asla izin vermeyeceğiz. devamı...

İstanbul Maratonu’ndan renkli izlenimler

Yaklaşık 100.000 ihtiyaç sahibinin yaşadığı Bağcılar-Esenler hattında sizlerin de desteğiyle açmayı hedeflediğimiz yeni Destek Market için düzenlediğimiz kampanya kapsamında geçtiğimiz Pazar İstanbul Maratonu’nda ekip halinde koştuk. İşte Tider ve destekçileri olarak bu keyifli koşuda yaşadıklarımızdan birtakım keyifli izlenimler...   devamı...

İstanbul Maratonu’nda koşmak için 10 sebep

13 Kasım’da koşulacak İstanbul Maratonu için artık geri sayım başladı. Kimi biz Temel İhtiyaç Derneği (Tider) ekibi gibi bir kampanya adına, kimi salt spor, kimi keyif olsun diye katılıyor bu renkli yarışa. Ancak gerekçeler bu kadarla sınırlı değil. Bu uluslararası etkinliğin bir gediklisi olarak sizlere 10 farklı katılım nedeni sunuyorum bu haftaki yazımda...    devamı...

Dev YEKA ihalesi ve EkoRE uzmanlığı

Bu haftaki yazımda Global Yenilenebilir Enerji Piyasaları’na damgasını vuran YEKA ihalesinin heyecan uyandıran yönlerinden söz edecek ve ihale kurgusunda daha incelikli değerlendirilebilecek bazı hususlara dikkat çekeceğim. EkoRE olarak bu ihalenin güçlü bir adayı olmakla kalmayıp, ilgili tüm kurum ve kuruluşlara uzmanlığımızla katkı vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.   devamı...

Onur duyduğumuz bir yükseliş öyküsü: EkoRE

Fikri ve heyecanı kuruluşundan 10 yıl öncesine uzanan, koşulların elverdiği ilk süreçte temelleri atılarak bilgi, teknoloji, ekip çalışması ve kararlılığa dayalı güçlü adımlarla ilerleyen EkoRE, genç yaşına rağmen bugün yenilenebilir enerji sektörünün dev projelerini üstlenecek yetkinlikte. Bir dünya markası olma hedefiyle yol alan şirketimizin gelişim öyküsünü sizlerle paylaşmak istedim.  devamı...

#AdımGibiBiliyorum değiştirebiliriz, çoğalabiliriz!

“Önemli olan kişilerin kendi ayaklarının üzerinde durabilmesidir.” Bu, 2010 senesinde Gıda Bankacılığı Derneği olarak kurduğumuz ve 2014 senesinde gerçekleştirdiğimiz yeniden yapılandırma ile ismini ve yapısını değiştirdiğimiz Temel İhtiyaç Derneği’mizin, kısaca Tider’in mottosudur. Dernek için faaliyet gösteren herkes bilinçaltında bunu bilerek hareket eder. Tider’in logosu bile bunu temsil eder.   devamı...

Birleşmiş Milletler’de tarihe tanıklık etmek (4)

Sonunda 22 Nisan tarihinde New York’ta Birleşmiş Milletler merkezinde gerçekleşmiş olan tarihi törenle ilgili izlenimlerime ve bazı önemli bilgilere bu hafta yer verebiliyorum. Gündemin kalabalık olmasından dolayı bu final yazısında gecikmeler oldu. “Birleşmiş Milletler’de tarihe tanıklık etmek” başlıklı yazı serisinin ilk üçünün linklerini hatırlatma amaçlı olarak sizlerle paylaşarak başlıyorum.   devamı...

‘Bayan’dan ‘Kadın’a; eşitlik mücadelesinde laftan ötesi…

İlk kez yıllar önce eski bir arkadaşımın dikkatimi çekmesiyle haberdar olduğum ‘bayan’ ve ‘kadın’ sözcükleri arasında cinsiyetçi bir fark olduğu görüşünü halen biraz şekilci bulsam da, eğitimden spora, iş yaşamından ailedeki konumuna dek Türkiye’de kadınların toplumsal eşitliği yönünde kat edilmesi gereken çok mesafe olduğuna inanıyorum. Bu haftaki yazımda, kişisel deneyimlerim ve attığım bazı somut adımlar üzerinden kadın meselesine yaklaşımımı sizlerle paylaşmak istedim.   devamı...

McGill ünlüleri ve ‘yer altından’ notlar

Geçen hafta kaleme aldığım yazıda McGill Üniversitesi’ne nasıl girdiğimi ve orada edindiklerimin yaşamıma ne tür önemli katkıları olduğunu paylaşmıştım (http://www.serhansuzer.com/tr/ufuk-acan-bir-deneyim-mcgill-yillarim). Bu hafta sosyal yaşamının önemli kısmı yer altında kurulmuş olan Montreal şehri ve dünyaya pek çok değerli bilim ve sanat insanı kazandırmış üniversitem hakkında daha detaylı ve özel bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.   devamı...

Ufuk açan bir deneyim: McGill yıllarım

Mezunu olduğum McGill Üniversitesi’nin geçtiğimiz hafta İstanbul’daki bir etkinliğine katıldım. Bu güzel davet beni yıllar öncesine götürürken hayatımda önemli yeri olan birçok anımın da yeniden canlanmasına vesile oldu. Böylece okuduğum üniversiteyle ilgili yaşadıklarımı, hayatımdaki yerini ve etkilerini paylaşmak istedim bu hafta sizlerle. devamı...

Cennet Ege makûs talihini yenebilecek mi?

Gündem oldukça kalabalık. İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısı ve darbe girişiminden önce, sıklıkla Yunan Adaları ve Çeşme/Bodrum kıyaslaması yapılıyordu. 15 Temmuz akşamı darbecilerin Cumhurbaşkanı’nın tatil yaptığı Marmaris’teki otele baskın yapması ve bu girişimde bulunan bazı askerlerin Yunanistan’a kaçmaları sonucu “iade edilecekler mi, edilmeyecekler mi?” tartışmalarının da alevlenmesiyle, Ege coğrafyası bir kez daha ülke gündemine oturdu. Ben de bu hafta sizlerle söz konusu coğrafya ve komşumuzla ilgili bazı deneyim ve saptamalarımı paylaşmak istedim.   devamı...

15 yıllık iş hayatım ve geleceğe notlar...

Bir başka 11 Temmuz haftasına daha girdik. 15 sene önce iş hayatıma yeni başladığımda benim için bir milat anlamını taşıyan bu tarihle ilgili yaşadığım olayları ve gelecek hakkındaki görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.   devamı...

Biz bitti demeden bitmeyecek ego!

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda ülkemizin aldığı başarısız sonuçlar, büyük oranda bunun altında yatan ego problemleri üzerine bir kez daha düşünmeme yol açtı. Futboldan okul yaşamına, iş dünyasından gündelik hayata dek şişik bir egonun göstergesi olan tavırların, gerçek anlamda güçlü olmakla çeliştiğini gözlemlemişimdir hep. Bunu örneklendiren çeşitli deneyimlerime yer verdim bu haftaki yazımda.   devamı...

Kosta Rika Fahri Konsolosu olarak son döneme girerken

Uzun yıllardır Kosta Rika Fahri Konsolosu olarak gururla sürdürdüğüm görevi bir süre sonra devretmeyi planlıyorum. Dile kolay, 8 yıl olmuş. Ancak, merak etmeyin hemen ayrılmıyorum. İki sene daha görevimin başındayım ve hayata geçirdiklerimize ilave olarak daha gerçekleştireceğimiz hedeflerimiz var. Daha önce bir yazı dizisi halinde Kosta Rika Fahri Konsolosu olarak geçmişte yaptıklarımı sizlerle paylaşmıştım; aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz. Şimdi son bir yıl zarfında meydana gelen güzel gelişmeleri ve sonrasına dair planlarımı sizlere aktarmak istiyorum. devamı...

Birleşmiş Milletler’de tarihe tanıklık etmek (3)

Nisan ayında Paris Anlaşması imza seremonisi için ilk kez gitmiş olduğum Birleşmiş Milletler’e geçen hafta bu sefer konuşma yapmak için tekrar gittim. “Sürdürülebilir Enerji ile Dünya’yı kimseyi geride bırakmadan dönüştürmek” konulu ve ilk defa düzenlenen “Agora” etkinliğinde yaptığım sunumda sürdürülebilirliği farklı boyutlarıyla ele aldım. Bu etkinlik öncesinde yaşadıklarım, sunum sırasındaki diyaloglar ve sonrasında yapılan konuşmalarla New York benim için çok keyifli geçti. devamı...

Boyun eğmeyen bir efsaneden öğrendiklerim

Geçen hafta efsanevi şampiyon boksör Muhammed Ali’nin ölümünü öğrendiğim an, yıllar öncesinden başlayan ve her defasında kendimi ona biraz daha yakın hissetmemi sağlayan, dünya boks ve insanlık tarihine damgasını vurmuş sporculuğu, aktivist yönü ve hafızalardan silinmeyecek sözleri art arda zihnimde canlanmaya başladı. devamı...

Birleşmiş Milletler’de tarihe tanıklık etmek (2)

Paris İklim Anlaşması İmza Töreni’ne Birleşmiş Milletler’in davetlisi olarak katılışımla ilgili ilk izlenimlerimi geçen haftalardaki yazımda paylaşmış ve tören günü Birleşmiş Milletler binasına girip balkondaki yerimi alışıma dek olan süreci aktarmıştım. Şimdi sıra, önemli bulduğum için birkaç haftada ele aldığım bu yazı dizisinin ikincisinde… devamı...

Büyük çoğunluğa göre ‘Vefa’ bir semt ismidir

Güzel Türkçemizde iğneleme amacıyla kullanılan böyle mecazi bir deyim vardır. Kimilerine göre ‘Vefa’ İstanbul’da bir semtin ismidir, bu kelime başka bir anlam ifade etmez. İğnelemenin hedefi olan kişiler kimseyi umursamaz, bencildirler. Kimileri ise ‘vefa’nın hakkını vererek yaşar. Kendilerine değer verenlere, iyi hissetmelerini sağlayanlara, katkı verenlere vefalarını çeşitli yollarla gösterirler. devamı...

Bir Galatasaraylı’dan Kartal’a Tebrikler!

Her hafta yeni bir olayla karşılaştığımızdan ve yazılarımda güncel gelişmelere öncelik vermeyi tercih ettiğimden, sıcağı sıcağına Beşiktaş’ın şampiyonluğuna değinmek istiyorum. Birleşmiş Milletler yazımın ikinci bölümünü ise önümüzdeki hafta yayınlamayı planlıyorum. devamı...

Anneannemin ardından: Acı bir kaybın anatomisi…

Birleşmiş Milletler yazısının ikinci bölümünü bu hafta sizlerle paylaşacaktım. Ancak, geçtiğimiz Pazar günü ani bir şekilde anneannemi kaybetmemizin ardından, kısa süreli rahatsızlığı boyunca her aşamada yaşadığımız ve sağlık sisteminin çarpıklığını bir kez daha ortaya koyan olaylara ayırmak istedim bu haftaki yazımı. devamı...

Birleşmiş Milletlerde tarihe tanıklık etmek (1)

Dünya liderlerinin katılımıyla 22 Nisan’da New York’ta gerçekleşen ve gezegenimizin geleceği açısından tarihi önem taşıyan Paris İklim Anlaşması İmza Töreni’ne Birleşmiş Milletler davetlisi olarak yerinde tanıklık etmenin onurunu yaşadım. Sizlerle dört bölüm halinde paylaşacağım bu önemli deneyim hakkındaki ilk yazıyı tören öncesi izlenimlere ayırdım. devamı...

Galatasaray yine tarih yazdı!

Bu hafta sizlerle Birleşmiş Milletler’in davetlisi olarak katıldığım tarihi Paris İklim Anlaşması imza töreniyle ilgili izlenimlerimi paylaşacaktım, ancak gerek konuyu daha ayrıntılı ele almak istemem, gerekse Galatasaray’ın elde ettiği muhteşem EuroCup şampiyonluğu nedeniyle önce bu sportif başarıya ve altında yatan doğrulara dikkat çekmek istedim. devamı...

Kosta Rika Fahri Konsolosu olarak geçen 5 yıl (2010-2015)

Geçen yazımda 2009 senesi Kasım ayında Kosta Rika Devlet Başkanı’nın Türkiye’yi ziyaret etmesiyle ilişkilerde bir dönüm noktası yaşandığını, sonrasında ise gerek devletler arası, gerek ekonomik ve kültürel alanda birçok gelişme yaşandığını belirtmiş, aynı zamanda bunun Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Orta Amerika’dan Türkiye’ye gerçekleşen Devlet Başkanı seviyesindeki ilk resmi ziyaret olduğunu vurgulamıştım. Bu yazımda ise o tarihten 2015’e uzanan süreci kaleme aldım. devamı...

2009: Türkiye Kosta Rika ilişkilerinde dönüm yılı

Devlet başkanından sıradan insanına dek çevre, barış ve eğitim bilinci çok yüksek bir toplum; doğası, sosyal fırsatları ve yenilenebilir enerji politikasıyla çok özel bir ülke… Daha önce Fahri Konsolosu oluşumun öyküsünü aktardığım Kosta Rika hakkında bu kez Türkiye ile ilişkilerinin gelişimi açısından dönüm noktası olan süreci sizlerle paylaşmak istiyorum. devamı...

“EĞİTİM, EĞİTİM, EĞİTİM” İŞTE BÜTÜN MESELE BU…

Son yazımda Türk sporundaki problemlerin çözümünün eğitimden geçtiğini yazmış, çocukların gençlerin eğitiminin yanı sıra, ebeveyn ve eğitici eğitimlerini de çok daha ciddiye almamız gerektiğini söyleyip bu konuda üzerime düşeni, elimden geldiğince yapmaya çalıştığımı eklemiştim. devamı...

Sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısı…

Son günlerde Türk futbolunda giderek artan huzursuzluk ve sahalarda yaşanan olaylar Atatürk’ün ünlü deyişinin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha hatırlatırken geçen hafta sonu Antalya’da katıldığım koşuda yaşadığım güzel anlar, ‘sporculuk’ meselesini bir kez daha ele almama vesile oldu. devamı...

Suya kavuşturan güneş enerjisi

Geçen yazımda dedemi gerçekten mutlu edecek işlere başladığımdan bahsetmiştim. Bugün ise bu bağlamda ülkemiz tarımına kazandırmaktan büyük mutluluk ve haz duyduğum projelerimizden birini sizlerle paylaşacağım. Geçen sene Nisan ayında, katma değer üretme yolculuğumuzun durağı bu kez Niğde idi. devamı...

Dedem Hasan Süzer’le anılar geçidi…

Önceki yazımda babaannemden bahsederken dedem hakkında da yazacağımı söylemiştim. Geçtiğimiz Kasım ayında ölümünün 10. senesinde aile fertleri ve dostlarımızla birlikte andığımız Hasan Dedemi sizlere anlatmak istiyorum. devamı...

Türkiye’de sporun kendi özüyle imtihanı…

Bir yanda iyi niyeti, ahlakı, karakteri simgeleyen “sportmenlik” niteliği, diğer yanda onun kökeninde yer alan “spor” sözcüğü… Etle tırnak gibi olmaları gereken bu iki kavram nasıl oldu da ülkemizde bu denli ayrı düştüler? Sağlık ve bilgelikle özdeşleşmesi gereken sporun, şiddet ve yozlaşmayla ne ilişkisi olabilir? İşte kimi trajik, kimi umut verici güncel gelişmelerin düşündürdükleri ve çözüm önerilerim… devamı...

Germanwings Faciası ve Bize Öğrettikleri

Dayatılmış kimi keyfi kuralların sorgulanmak, değiştirilmek hatta bozulmak için var olduğu söylenebilir. Ancak pek çok insanın hayatını ilgilendiren ölüm kalım meselelerinde, yılların deneyimiyle ortaya konmuş kurallara kayıtsız şartsız uymaktan başka seçenek yoktur. Aksi takdirde bu yazıya konu olan türden felaketler kaçınılmaz olacaktır.  devamı...

Kosta Rika İstanbul Fahri Konsolosu Olarak Yaşadıklarım

2008 yılından bu yana yürüttüğüm bu onurlu ve keyifli görevin her senesini ayrı olarak ele alacağım yazı dizisine Fahri Konsolos oluşum ve sonrasındaki gelişmeler ile başlamak istiyorum. Videolardan da izleyebileceğiniz gibi oldukça renkli bir başlangıç yapmıştık. devamı...

Color Sky 5K Koşusu

Rengârenk bir koşu, eğlence ve faydalı olmanın mutluluğu… Renklerin çıkması biraz zaman alsa da oldukça farklı bir deneyim yaşadım geçtiğimiz hafta sonu. devamı...

ALS Buz Kovası Kampanyası

Bütün dünyada geniş yankı uyandıran ‘ALS Buz Kovası Kampanyası’, ülkenin her yanında çekilen videolarla son zamanlarda bizim sosyal medyada da hızla yayıldı. Ben de katıldım bu anlamlı kampanyaya, ancak daha farklı bir video ile. devamı...

İkizim Baran’la haksızlığa karşı sırt sırta kavgamız

İkiz kardeş olmanın kendine özgü yönlerini deneyimlerim üzerinden sizlerle paylaşmayı hedeflediğim bu ikinci yazımda, orta son sınıfta ikizim Baran’la birlikte yaşadığım biraz “sert” bir maceraya, devamındaki gelişmelere ve ardından yaptığım çıkarıma yer veriyorum. devamı...

İkizim ve Robot Tomy

Siz hiç ikiz hayat sürdünüz mü? Ben yaşamımın büyük bölümünü kardeşimle aynı şeyleri paylaşarak geçirdim. Çok güzel anılarımız oldu… İkizler olarak yetiştirilirken neler farklı olabilirdi, farklılıklarımız bize neler kattı, hepsini yazımda bulabilirsiniz. devamı...

DÜNYA KUPASI’NDA KOSTA RİKA

Dünya Kupası’nda Kosta Rika iki dev takımı yenerek grup birinciliğini garantiledi. Peki, Kosta Rika’nın gerçekleştirdiği bu büyük sürprizin ardında ne gizli? Neden bu başarılı futbolcuların hiç biri bizim liglerimizde oynamıyor? devamı...

Runtalya: Bir koşunun anatomisi

Usta maratonculardan minik koşuculara, hayırseverlerden sivil toplum kuruluşlarına dek geniş bir sporcu kitlesini buluşturan Türkiye’nin ikinci büyük şehir koşusu Runtalya’ya katılarak, sporla tatili birleştirdiğim güzel bir hafta sonu geçirdim. İşte koşu öncesi ve sonrasıyla Antalya izlenimlerim… devamı...

Bozcaada Maratonu 2013

Kendimi bildim bileli hep sporun içinde olmuşumdur.Yeni hobim ise uzun mesafe koşuları… Avrasya Maratonu ile başladığım uzun mesafe koşu deneyimini Bozcaada Maratonu ile pekiştirmek için geçen hafta sonu yine yollardaydım. Bu arada, niye uzun bir süredir yazı yazmadığımı soran birçok okurum oldu. Bunu da sizlerle paylaşmak istiyorum. devamı...

Cartagena

Geçen ay ikinci ziyaretimi gerçekleştirdiğim Cartagena, Kolombiya’da kolonyal mimarisi, surları, sıcakkanlı insanları, müziği, dansı ve şehrin ritmiyle mutlaka görülmesi gereken bir şehir. İlk gelişimde çok keyifli bir seyahat yapmış, bu arada başımdan çok ilginç olaylar da geçmişti: devamı...

Konumuz Galatasaray

Gönül verdiğimiz takımımız Galatasaray’da şu anda “görünürde” işler yolunda gidiyor. Bu yazıyı yazmamın esas sebebi de “kendini en güçlü hissettiğin anlarda en büyük zaafiyetleri gösterip ciddi hatalar yapma olasılığın yüksektir” düşüncesini hatırlatmak içindir. İyi bir Galatasaray taraftarı olarak ortada olan riskleri ve yapılacak işleri sizlerle paylaşmak ve bazı uyarılarda bulunmak isterim. devamı...

Arjantin, Tangocuların Büyülü Ülkesi: Iguazu

Uzun süre sonra vakit bulup tekrar yazabilmenin keyfini yaşıyorum şu anda. Bu sene ilk yazımı keyifli bir konuya ayırmak istedim. Aradan zaman geçmiş olmasına rağmen 2 sene evvel yılbaşında gitmiş olduğum Arjantin’le ilgili yazmak istiyorum. devamı...

Bugün Doğum Günüm, Yaş 35, Yolun Neresindeyim Ben de Bilmiyorum

Cahit Sıtkı Tarancı’nın o meşhur “Otuz Beş Yaş” şiirinden esinlenerek arkadaşlarıma son birkaç gündür “yolun yarısına geldik” diye takılıyorum. devamı...

Adrenalin Tutkusu

Herkeste farklı bir heyecan ve mutluluk yaşatan birçok aktivite vardır, örneğin dalış, futbol, dans, kayak, ya da çeşitli ekstrem sporlar gibi. devamı...

Solar Elektrikli Araçlar Ve İTÜ’ye Keyifli Bir Hafta Sonu Ziyareti

Otomobil ve taşıma araçlarının geleceği herkes tarafından merak edilir. Bir tartışmadır gider. Geleceğin tasarım araçları gerek fuarlarda gerekse medyada yer bulur ve meraklılarıyla paylaşılır. devamı...

İnsanoğlu Doğadaki Dengeyi Yeniden Nasıl Sağlayıp Geleceğini Teminat Altına Alabilir?

Dünyamızın oluşması ve üzerinde canlıların yaşayabilmesi için mükemmel bir ekolojik dengeye sahip olması milyarlarca yıl almıştır. devamı...

Enerji ve Çevre; Dünya Nereye Gidiyor?

Kafamda sizlerle paylaşmak istediğim birçok birbiriyle bağlantılı konu var. Enerji de çevre de çok geniş kapsamlı konular. devamı...

Maalesef Atatürk’ün Manevi Kızı Ülkü Çukurluoğlu Adatepe’yi Kaybettik

Belleğimde Ülkü Hanım ile ilgili kazınmış çok belirgin anılar var. Herşeyden önce sevdiğim ve saydığım bir insanı kaybettiğim için üzüntülüyüm. devamı...

2012 Londra Olimpiyatları ve Türkiye’nin Başarısızlığı

Amerika’da 9 günde 4 farklı şehri kapsayan iş seyahatim Londra Olimpiyatları ile aynı zamana rastladı. devamı...

ABD’deki Havayolları Şirketleri ve Havaalanı Yönetimleri

Açıkçası bu yazıyı yazayım mı yazmayayım mı diye çok düşündüm ancak insanın başına 5-6 ciddi olay üst üste gelince yazmak farz oldu. devamı...

Statta İzlediğim İlk Dünya Kupası Maçı Ve Harvard Üniversitesi’ndeki Günlerim

Geçen hafta pazar günü Avusturya’dan yeni dönmüştüm. Eve gelip hızla duş aldıktan sonra akşam yemeği için dışarı çıkmak üzere hazırlanırken kendimi televizyonda Avrupa Şampiyonası’nda İspanya ile İtalya arasındaki maçı izlerken buldum. devamı...

Euroleague Basketbol Şampiyonası’nın Final Four’u Bu Sene İstanbul’da Yapılması Ve Beşiktaş’ın 37 Sene Sonra Gelen Şampiyonluğu Üzerine

Geçtiğimiz ay İstanbul yine çok önemli bir şampiyonaya ev sahipliği yaptı. Avrupa’da basketbolun zirvesi olarak tanımlayabileceğimiz Euroleague’in Final Four’u (dörtlü finali veya tam tanımıyla yarı final ve finalin oynanması) İstanbul’da gerçekleşti. devamı...

Üniversite Günlerime Döndüğüm Bir Hafta sonu ve Başlamadan Biten Tenis Kariyerim

Hayatta öyle anlar, anılar vardır ki hayatımızı şekillendirirler, öyle kişiler vardır ki hayatımızda her zaman iyi veya kötü bir yerleri vardır. Bu yazıda paylaşacaklarım da böyle bir şey işte. devamı...

Süper Final ve Galatasaray Üzerine

Haftasonu kafayı biraz dinlemek için Dalyan’daydım. Bana “Yeryüzünde cennetin tanımı arasında hangi destinasyonları sayardın diye sorsalar,Dalyan’amutlaka yer verirdim. Dalyan ile ilgili ileride bir yazı yazacağım. Uzun süredir vakitsizlikten dolayı yazamıyordum. devamı...

İletişimi Bir Türlü Beceremiyoruz!

Oldukça yoğun geçen bir haftanın sonunda rutin pazar işi olarak Amerika’da kaldığım otel odasında e-mail’larımı temizliyor ve haftalık programımı oluşturuyordum. Bir yandan da televizyonda, başlamasına dakikalar kalan 84. Oscar ödül töreninde yapılan röportajları izlemekteydim. Tam o sırada gözüme bir e-mail çarptı. devamı...

Bir Depremin Ardından

23 Ekim 2011 günü memleketimiz bir büyük deprem haberiyle daha sarsıldı. Van ilinde olan bu deprem sonrasında yaşananlar açıkçası beni hiç şaşırtmadı. devamı...