DÜNYA KUPASI’NDA KOSTA RİKA

Dünya Kupası’nda Kosta Rika iki dev takımı yenerek grup birinciliğini garantiledi. Peki, Kosta Rika’nın gerçekleştirdiği bu büyük sürprizin ardında ne gizli? Neden bu başarılı futbolcuların hiç biri bizim liglerimizde oynamıyor?

Geçtiğimiz iki maçta grubun en zayıf halkası olarak düşünülen Kosta Rika’nın dünya yıldızlarından kurulu kadrosuyla favoriler arasında bulunan Uruguay ve İtalya’yı, sırasıyla 3-1 ve 1-0’lık sonuçlarla yenmesi herkes tarafından büyük bir sürpriz olarak algılandı.

Bense Dünya Kupası öncesi konuştuğum herkese Kosta Rika’nın küçümsenmemesi gerektiğini, oldukça iyi bir takıma sahip olduklarını söylüyordum. Bunları söylediğim kişiler, genelde yüzlerinde dalga geçer bir ifadeyle bana gülümseyip geçiyorlardı. Eve gidip NTV ve NTV Spor kanallarında Dünya Kupasıyla ilgili yorumları dinlediğimde ise yine benzer bir şekilde “Kosta Rika futbol takımı hakkında ne söyleyebiliriz ki, Kosta Rika güzel bir ülke” şeklinde ifadelerle takım küçümseniyor ve hatta bazen dalga geçiliyordu.

Bu durum ilk Uruguay maçına kadar devam etti. Kosta Rika herkesin beklediği gibi ilk golü 24. dakikada penaltıdan yedikten sonra herkes Uruguay’ın ikinci golünün ne zaman geleceğini bekliyordu. Benim Kosta Rika’nın başarısına olan inancımda ise hiçbir eksilme olmamıştı. Ve onlardan beklediğim reaksiyon sonunda ikinci yarıda geldi. Kosta Rika, önce Campbell’in 54. dakikadaki güzel vuruşuyla beraberliği yakaladı ve bu golden 3 dakika sonra ise güzel bir duran top organizasyonunda Duarte’nin harika kafa vuruşuyla öne geçti. Kosta Rika bu yarıda gerçekten baskın oynadı. Uruguay’ın doğru düzgün tek bir atağı olmamasına karşın Kosta Rika atak üzerine atak yaparken birçok gol fırsatından da faydalanamıyordu. Sonunda 84. dakikada Ureña perdeyi kapattı. Böylece, Kosta Rika Uruguay karşısında hak edilmiş bir galibiyet aldı.

Herkes bu maçı konuşurken ve genelde güzel oynadığını, ancak gruptaki diğer maçlarda işinin rahat olmadığı yorumlarını yaparken ben herkese Kosta Rika’nın İtalya’yı yenebileceğini söylüyordum. Gerçekten de Kosta Rika İtalya’yı güzel bir oyun sergileyerek Ruiz’in 44. dakikada attığı muhteşem kafa golüyle mağlup etmeyi başardı. Hem de aynı güzel oyunu devam ettirerek.

Kosta Rika bu galibiyetle grup lideri olarak bir sonraki tura çıkmaya hak kazandı. Peki, herkesin grubun en zayıf halkası diye nitelendirdiği, hatta TV programlarında dalga geçtiği bu takım nasıl oldu da Dünya Kupası’nın gizli favorileri olan iki takımı da haklı bir şekilde yenip grup liderliğine yükseldi? Gelelim lahananın faydalarına…

Kosta Rika fahri konsolosu olduğum için ülkenin tanıtımını yapmak amacıyla aklıma gelen parlak fikirlerden biri olarak Kosta Rika’dan hakikaten Türkiye liglerinde güzel bir intiba bırakacak iyi bir futbolcu getirmek istiyordum. Bunun için hem Kosta Rika futbol federasyonuyla temastaydım hem de Kosta Rika’da futboldan anladığını düşündüğüm birçok Kosta Rikalı dostuma fikir danışıyordum. En önemli takımlardan birinin sahibi benim değer verdiğim dostlarımdan biriydi. Ona ve yanındaki profesyonellere soruyordum, ayrıca internetten ligi takip ediyordum.

Dostum Edgar ile Kosta Rika’nın başkenti San Jose’de maç izlerken

Sonuçta, 10 futbolculuk bir liste hazırladım. Bu listenin yarısı Avrupa liglerine yeni gelmiş Kosta Rikalı oyunculardan oluşuyordu. Diğer yarısı ise hiç kimse tarafından tanınmayan, fakat Kosta Rika liginde başarılı performans gösteren oyunculardı. Bütün bu oyuncuların ortak yanı ise hepsinin genç futbolcular olmalarıydı. En yaşlısı 20-25 yaş arasındaydı ve genelde 20 yaş altı futbolculardan oluşuyordu. Araştırmalarım sonucunda vardığım kanı, her birinin farklı özelliklerinden dolayı bütün bu futbolcuların geleceğinin çok parlak olduğu idi.

Bu listeyi Türkiye’nin en önemli kulüplerinden birinin yöneticilerine verdim ve Kosta Rika’dan genç oyuncu getirip bunların kulüpteki kariyerleri sırasında zirveye çıkmaları, sonrasında istenirse yüksek bonservis bedeliyle bir Avrupa takımına satılabilecekleri fikrini belirttim. Sonunda, “bizim tarzımız bu tip transferler yapmak değil” cevabını aldım. Üzülerek bu işin peşinden koşmayı bıraktım.

Şimdi gururla şunu söyleyebilirim. İlk iki maçta gol atan 4 futbolcudan 3’ü benim listemde vardı. Bunların dışında da başka parlak futbolcular vardı. Verdiğim listede forvetlerin dışında kaleci, defans, kanat oyuncuları vardı.

Futbol kulüplerinde bu transfer işini profesyonel olarak yöneten ve TV’lerde sürekli ahkâm kesen yorumculara buradan seslenmek istiyorum: Hiçbiriniz dünya futbolunu doğru düzgün takip etmiyorsunuz. Etseniz, Kosta Rika’nın başarılı olabileceğine en azından ihtimal verirdiniz, ya da transfer işinden sorumlu kişiler olarak takıma değer katacak genç yetenekleri transfer ederdiniz.

Ancak, hepiniz işin kolayına kaçıyorsunuz. Transfer komitesindekiler olarak doğru düzgün araştırma yapmadan menajerlerin verdiği bilgilerle transfer yapıyorsunuz. Bu transferler de çoğunlukla hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor. Ya da yorumcular diğer ülkelerin liglerini doğru düzgün takip etmeden ve o ülkenin gazetecilerinden bilgi almadan çoğunlukla da kulaktan dolma bilgilerle yorum yapıyorsunuz. Hepiniz miadını doldurmuş yıldız futbolcu peşindesiniz. Bu belki de kısa vadede size bir kredibilite sağlıyor ya da rating’inizi arttırıyor olabilir, ancak farkında olmadan Türk futboluna zarar veriyorsunuz.

Sadece yabancı değil Türk futbolcuları içerisinde de gençlere önem vermemiz gerekiyor. Her zaman doğru hamura sahip oyuncuları tespit edip bu futbolcuların elbirliğiyle gelişimine emek harcamamız önemli. Sadece iyi birer futbolcu olmaları için değil, karakterlerinin sağlıklı oluşması ve hayatı tanımaları bakımından da bu gençleri eğitmeniz gerekiyor. Kamuoyunu da sabırlı olmaları ve gençlere destek vermeleri konusunda yönlendirmeniz gerekiyor.

Son olarak şunu belirtmek isterim. Bu Dünya Kupası’nı çok sevdim. Çünkü artık yıldızların değil yürekli gençlerin ve takım olabilenlerin kazandığı bir turnuvaya tanıklık ediyoruz. Tam da sporun ruhuna uygun bir turnuva diyebiliriz. Umarım Türkiye’deki futbolu yönlendirenler bu turnuvadan gerekli dersleri çıkarırlar.

İlginizi Çekebilir
Yorumlar ( 0 )
Bu yazı hakkında ilk yorumu siz yapın...
Yorumlarınız için