“Fark yaratan girişimcinin hikâyesi” röportajı (1)

08/03/2026

Yorum Yok

354 Görüntülenme

7 dakika

GYİAD döneminde yaklaşık 20 sene önce tanıştığım Taner Özdeş Youtube hesabında röportaj yapmak için benimle temasa geçince tereddüt etmeden kabul ettim. Geçen Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz röportaj geçen ay yayınlandı. Kendi deneyimlerimi de yansıtıp hikâyemi anlattığım röportaj 2 bölümde yayınlandı. Aile şirketindeki dönemim ve Süzer Plaza hakkındaki düşüncelerimin ağırlıkta olduğu röportajın ilk bölümünü sizlerle paylaşıp, çıkarılacak derslerin de bu yazımda altını çizmek isterim.

Öncelikle bu güzel röportaj için Taner Özdeş’e teşekkür ederim. Röportajı sizinle paylaşıp sonrasında çıkarılan derslere değineceğim. Vaktiniz olursa izlemenizi tavsiye ederim:

https://www.youtube.com/watch?v=tIq5lbldc_c

Şimdi ChatGPT yardımıyla yaptığım röportajın özetine gelelim. Röportajın bu ilk bölümünde girişimciliğe neden yöneldiğimi, bunu aile mirasına rağmen neden “zorunlu” hissettiğimi ve kariyerimdeki kritik dönüm noktalarını anlatıyorum. Ana motivasyonunun para ya da unvan değil, “bir şeyleri değiştirme dürtüsü” olduğunu söylüyorum. Özellikle iklim krizi ve yenilenebilir enerjiye erken dönemde ilgi duymamın, beni alışılmış aile işlerinden farklı bir yola ittiğinin altını çiziyorum. Girişimcilikte en kritik unsurun fikir değil, icra olduğunu; cesaretin de çoğu zaman özgüven ve sorunları yolda çözme iradesinden geldiğini vurguluyorum. Ayrıca kendi yaklaşımımda B planı olsa bile pratikte hep A planında ısrar ettiğimi belirtiyorum.

Röportaj öne çıkanlar

Röportajın önemli bir bölümünü üniversite yıllarını geçirdiğim Kanada deneyimime ayırıyorum. Kanada’ya gitmemin hayatımın kırılma anlarından biri olduğunu belirtip okula kabul edilme hikâyemi paylaşıyorum: Üniversiteden ilk etapta ret alınca pes etmeyip bizzat okula giderek itiraz ettiğimi, üniversitenin hatalı TOEFL sonucunu fark edince kabul aldığımı anlatıyorum. Bu hikâyeyi, girişimcilikte ısrar ve takipçiliğin örneği olarak paylaşıyorum.

Kanada’nın bana iki büyük katkısı olduğunu söylüyorum:

1) Uluslararası bir çevrede “dünya vatandaşı” bakışı kazanmam,
2) Güçlü bir girişimcilik ekosistemiyle erken yaşta tanışmam.

En dikkat çekici anekdotlardan biri, Kanada’daki arkadaşım Jesse ile ilgili bölüm. Jesse üniversiteyi bırakıp web hosting şirketi kuruyor ve beni ortak olmaya çağırıyor. Babamla yaptığım anlaşma sonucunda Amerika’da bir süre çalışıp Türkiye’ye döndüğümü anlatıyorum. Daha sonra Jesse’nin şirketini yüz milyonlarca dolara AT&T’ye sattığını öğrendim. Bu hikâye, röportajda hem “kaçan fırsatlar” hem de hayat seçimlerinin bedeli üzerine güçlü bir örnek olarak duruyor. Bu hikâyeyi de pişmanlıktan çok, kendi yolumun nasıl şekillendiğini gösteren bir dönemeç gibi anlatıyorum. Bu hikâyenin tamamını https://serhansuzer.com/tr/15-yillik-is-hayatim-ve-gelecege-notlar/ linkinde kaleme aldığım “15 yıllık iş hayatım ve geleceğe notlar” başlıklı blog yazımda okuyabilirsiniz.

Sektörün kalite çıtasını yükseltmek

Aile tarafında ise üç kuşaklık girişimcilik çizgisini de röportajda anlatıyorum. Dedemin ve babamın da girişimci olduğunu, ancak benim de babamdan sadece devralmak yerine kendi yönümü çizdiğimi söylüyor. Kentbank’a el konulduğu çok zor bir dönemde aile şirketine katıldığımı, bu yüzden “en zor zamanda taşın altına elini koymuş” olmanın vicdani rahatlığını taşıdığımı belirtiyorum. Burada aile şirketini kriz anında toparlama sorumluluğunun, yönetim anlayışımı şekillendiren ana deneyimlerden biri olduğunu anlatıyorum.

Ritz-Carlton ve Süzer Plaza bölümlerinde ise Ritz-Carlton’ın Türkiye’de otelcilik standartlarını yukarı çektiğini, sektörün kalite çıtasını yükselttiğini vurguluyorum. Süzer Plaza konusunda da binanın estetik olarak eleştirilebileceğini kabul ediyorum; ancak yapının hukuka aykırı değil, tam tersine dönemin imar ve yargı süreçleri içinde inşa edildiğini özellikle vurguluyorum. Yani kamusal beğeni eleştirisini meşru görüyorum ama “hukuksuzluk” ithamını kesin bir dille reddediyorum. Süzer Plaza’nın tam hikayesini Taner Özdeş’le yaptığım bu röportajda dinleyebilirsiniz.

Vizyon, ısrar, icra ve değer yaratma

KFC ve Pizza Hut kısmında ise daha operasyonel bir değerlendirme yapıyorum. KFC’nin daha güçlü bir operasyon olduğunu, Pizza Hut’ın ise Türkiye’de zamanla farklılaşmış bir marka olmaktan çıkıp sıradanlaşmaya başladığını anlatıyorum. Bunun bir sebebinin de Türkiye’de pizzanın kültürel olarak Amerika’daki kadar güçlü bir yere sahip olmaması ve pizza yapımının nispeten kolay olmasından dolayı yerel alternatiflerle rekabet etmesinin güçlükleriyle birlikte bir emtia (commodity) haline dönüşmesi olduğunu anlatıyorum.

Genel olarak röportajın ana mesajı şu: Girişimciliği “rahat bir hayatı terk edip risk alma” meselesinden çok, vizyon, ısrar, icra ve değer yaratma meselesi olarak görüyorum. Kendi hayat hikâyemi de bu çerçevede; iklim odağı, Kanada deneyimi, kaçırdığım fırsatlar, aile krizleri ve kurumsal dönüşüm üzerinden anlatıyorum. Şimdi gelelim, bu röportajdan çıkarılacak girişimcilik derslerine.

Çıkarılacak girişimcilik dersleri

1) Girişimcilik çoğu zaman “rahatı bırakıp risk almak” değil, bir problemi dert edinmekle başlar.

Röportajımda girişimciliğin ana motivasyonu olarak para değil, “bir şeyleri değiştirme isteği” öne çıkıyor. Özellikle iklim krizi ve yenilenebilir enerjiye duyduğum erken ilgi (kayak sporundan dolayı kar kalitesini dert edinmemle çıktı), girişimciliğin en güçlü yakıtının kişisel anlam ve problem duyarlılığı olduğunu gösteriyor.

2) Fikirden çok icra belirleyicidir.

Metindeki en net derslerden biri bu: İyi fikir tek başına yetmez; asıl farkı yaratan, başladıktan sonra zorluklara rağmen işi taşıyabilmek. Röportajda açıkça “girişimciliğin en kilit olayı icradır” diyorum. Aynı bölümde doğru sektör seçiminin de kritik olduğunu vurguluyorum; yani iyi icra + doğru pazar girişimcilikte başarının anahtarı.

3) Cesaret, her şeyi bilmekten değil; eksikleri yolda kapatabileceğine inanmaktan gelir.

Buradaki yaklaşımım “önce tam hazır olayım” değil, “başlarım, sonra sorunları çözerim.” Yani bir başka deyişle, “kervan yolda düzülür” mantığı. Bu, belirsizlik altında hareket etme becerisini girişimciliğin temel kaslarından biri olarak gösteriyor. Özellikle erken aşama girişimlerde kusursuz bilgi beklemek yerine öğrenerek ilerlemenin daha gerçekçi bir model olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

4) Israr bazen yeteneğin önüne geçer.

Kanada’daki üniversiteye önce kabul alamayıp, bizzat gidip yanlışlığı ortaya çıkararak kabul almam çok güçlü bir girişimcilik dersi veriyor: Önemli olan ilk kapının kapanması değil, o kapının gerçekten kapanıp kapanmadığını test etmek. Röportajda bunu doğrudan “çok istediğiniz bir şey varsa bırakmayın” fikrine bağlıyorum.

5) Uluslararası çevre, sadece network değil; zihniyet dönüşümü sağlar.

Kanada deneyimi, bana hem “dünya vatandaşı” perspektifi hem de girişimcilik ekosistemine yakınlık kazandırıyor. Buradaki ders, iyi çevrenin sadece bağlantı değil, ufuk genişleten bir kaldıraç olduğu. Girişimci olmak isteyen biri için doğru ortam, çoğu zaman okuldan ya da ilk işten daha dönüştürücü olabiliyor.

6) Büyük fırsatlar bazen kaçırılır; önemli olan bunu kişisel pusulaya dönüştürmektir.

Jesse’nin teklifine ortak olmayıp sonra onun şirketini yüz milyonlarca dolara sattığını öğrenmem, röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri. Buradaki ders yalnızca “fırsatı kaçırma” değil; hayat seçimlerinin bedeli olduğunu kabul etmek. Her fırsata evet denemeyeceği için, hangi değerlere göre hayır dediğini bilmek de girişimcilik olgunluğunun parçası.

Ayrıca bambaşka bir hayatta ne olacağı da belli olmaz. Jesse’yle bu başarılı girişime ortak olsaydım ve sonrasında Silikon Vadisi’ne yerleşseydim, belki de Epstein gibi hiç istemeyeceğim ve tasvip etmeyeceğim çevrelere denk gelebilirdim. Bunun sonucunda da kendimi tanıyorum, başımı kesin belaya sokardım. Çünkü tanık olduğum şeyleri anlatmaya hatta daha da ötesi önlemeye çalışırdım. Sonum ne olurdu, belli değil.

O yüzden Türkiye’ye dönüp aile şirketine katılmış olmam bir anlamda beni korumuş oldu. Tam bir “sliding doors” etkisi.*

7) Aile şirketine girmek, girişimcilik ruhunu öldürmek zorunda değildir.

Röportajda dededen babaya ve babadan kendime uzanan aile girişimcilik çizgimizi anlatılıyorum. Ama kritik nokta şu: Aileden gelen yapıyı sadece sürdürmek değil, ona kendi yönünü eklemek önemli. Bu da “mirası devralmak” ile “fark yaratan değeri oluşturmak” arasındaki farkı gösteriyor.

8) Kriz dönemleri karakter ve liderlik inşa eder.

Kentbank’a el konulduğu gün aile şirketine girmem ve “en zor dönemde gereken mücadeleyi verip aile şirketini ayağa kaldırmamız”, girişimcilikte konfor dönemlerinden çok kriz anlarının öğretici olduğunu gösteriyor. Zor zamanda sorumluluk almak liderlik tarafımızı güçlendiriyor.

9) Her iş her pazarda aynı gücü göstermez; ürün-pazar uyumu kritiktir.

KFC ile Pizza Hut karşılaştırmasında, operasyon gücü kadar kültürel uyumun da önemli olduğu anlatılıyor. Pizza Hut’ın Türkiye’de zamanla sıradanlaşması ve pizzanın kültürel olarak yerel alternatiflerle rekabette zorlanması, girişimcilikte “iyi marka” ile “uygun pazar”ın aynı şey olmadığını hatırlatıyor.

10) Savunmak zorunda kaldığın hikâyeler bile marka ve liderlik eğitimi olabilir.

Ritz-Carlton ve Süzer Plaza bölümlerinde, eleştirilen mirasları kendi perspektifimden daha detaylı anlatmaya çalışıyorum. Estetik eleştiriyi kabul ediyorum, hukuki meşruiyetin altını çiziyorum. Bu da girişimci için önemli bir ders veriyor: her başarı hikâyesi aynı zamanda algı, itibar ve anlatı yönetimi sınavıdır.

Umarım bu röportajda anlatmak istediklerim girişimci veya girişimci adayı kardeşlerimize faydalı olur. Röportajın ikinci bölümünde görüşmek üzere.

Not: Sliding Doors filmi beni çok etkilemişti. Bir anlamda kader çizgisi anlatan Gwyneth Paltrow’un başrolunu oynadığı 98 yapımı bu Peter Howitt filminde; evine giderken binmesi gereken metroyu son saniyede kaçırınca hayatı ikiye bölünün bir kadının kaderini anlatılıyor. Birinde metroyu yakalar ve evine erken gelip kocasını başkasıyla görür. Diğerinde ise bir sonraki trene biner, taksiyle trafikte kalarak gecikir ve kocasının aldattığını bilmez. Bizim hayatlarımız da hep bu şekilde şekillenmiyor mu? (Fragmanını https://www.youtube.com/watch?v=Da-Mizk86AE linkinden izleyebilirsiniz)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir