Öncelikle aşağıda linkini bulacağınız orijinal yazının linkini paylaşayım:
https://www.scientificamerican.com/podcast/episode/the-story-of-the-first-kiss-21-5-million-years-ago/?utm_source=Klaviyo&utm_medium=email&utm_campaign=TIS_021326&utm_term=why%20the%20behavior%20originated.&_kx=8ZIDddxH6M8dib-q2WC-YqhztXze1-x7z8reGQnih7c.WEer5A
Şimdi de bu yazının özetini sizlere aktarayım:
Bir öpücük onlarca yıl boyunca hafızada kalabilir. Karında kelebekler uçuşmasına neden olabilir, eski anıları canlandırabilir ve o an çoktan geçmiş olsa bile duygusal bir ağırlık taşıyabilir. Birçoğumuz için, dinleyicilerin paylaştığı hikâyelerde olduğu gibi, doğru zamanda gelen tek bir öpücük hafızamıza kazınır. Yine de bize bu kadar insani gelen bu davranışın neden var olduğunu bilim insanları hâlâ tam olarak bilmiyor.
Öpüşme tarihçemiz maymunlardan başlıyor
Evrimsel biyolog Matilda Brindle, öpüşmenin yalnızca kültürel bir ifade mi yoksa çok daha eski bir davranış mı olduğunu sorgulamaya başladı. Cevap ise en az 21,5 milyon yıl öncesine, kuyruksuz maymunların ortak atasına kadar uzanıyor olabilir. Şempanzeler, bonobolar ve hatta bazı goriller öpüştükleri, babunlar ve makaklar gibi diğer bazı primatlar da benzer davranışlar sergiledikleri görülmektedir. Türler karşılaştırıldığında bir kanaat ortaya çıkar: Öpüşme muhtemelen insanlardan daha eskidir.
Ancak işin ilginç yanı şu: Romantik öpüşme tüm insan kültürlerinde evrensel değildir. Belgelenmiş kültürlerin yalnızca yaklaşık yüzde 46’sında romantik ya da cinsel öpüşme görülür. Bu durum bile başlı başına bir evrimsel bilmece oluşturur.
Öpüşme hızlı bir test veya döllenmeye hazırlık olabilir
Peki öpüşme neden evrimleşti?
Bir olasılığa göre, öpüşme ince bir biyolojik değerlendirme işlevi görür. Bir öpücük, potansiyel bir partnerin genetik uyumunu, sağlığını ya da uygunluğunu ölçmeye yardımcı olabilir. Özellikle dişi memeliler için üreme oldukça maliyetlidir. Hızlı bir kimyasal ve duyusal değerlendirme evrimsel bir avantaj sağlayabilir.
Bir diğer teori ise daha basittir: Öpüşme ön sevişmenin bir parçası olabilir. Uyarılmayı artırarak döllenme olasılığını yükseltebilir. Örneğin insanlarda cinsel uyarılma, vajinal kimyayı sperm için daha elverişli hâle getirir. Bu açıdan bakıldığında, öpüşme biyolojik bir hazırlık aşaması olabilir.
Bir bağ kurma davranışı
Ancak öpüşme yalnızca romantik değildir. Primatlar arasında sosyal bağları güçlendiren bir davranıştır. Ebeveynler yavrularını öper. Arkadaşlar selamlaşırken öpüşür. Şempanzelerin tartışmalardan sonra “öpüşüp barıştıkları” ve böylece sosyal gerilimi azalttıkları bilinir. Bizim gibi son derece sosyal türlerde bağ kurma davranışları hayatta kalmak açısından önemlidir.
Belki de en ilginç bulgulardan biri, neandertallerin de muhtemelen öpüştüğü yönündeki kanıtlardır. İnsanlar ve neandertaller arasında paylaşılan ağız mikropları ve genetik karışım, yalnızca yiyecek paylaşımını değil, belki de yakın temas ve öpüşmeyi de işaret ediyor olabilir.
Sonuçta bize son derece duygusal ve özel gelen bir davranış, aslında çok eski olabilir —primat tarihinin derinliklerine kök salmış kalıtsal bir davranış. İnsanlar öpüşmeyi şiire, sinemaya ve ritüellere taşımış olabilir. Ancak kökenleri Sevgililer Günü kartlarından ve Hollywood finallerinden çok daha geriye uzanıyor.
Bir öpücük geçici hissedilebilir. Ama evrim bize bunun hiç de öyle olmadığını söylüyor.
Primatolog arkadaşımın görüşleri
Bu makaleyi paylaştıktan sonra şimdi bir de primatolog arkadaşım Aslıhan Niksarlı’dan uzman görüşünü alalım. Ona göre;
“Ağızdan ağıza temas ya da insan iletişiminde “öpüşme” olarak adlandırdığımız davranış, kuyruksuz maymunlar başta olmak üzere bazı primat türlerinde gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, literatürde zaman zaman “öpüşme” olarak adlandırılan ancak bu davranışın tanımsal ölçütlerinin tümünü karşılamayan benzer temas biçimlerine; memeliler, kuşlar, balıklar ve hatta böcekler gibi çok çeşitli diğer organizmalarda da rastlandığı bilinmektedir.
Türler arasında “öpüşme-benzeri” davranışların varlığı evrimsel açıdan hala bir bilmece olarak değerlendirilebilir.
Ancak bununla birlikte, özellikle primatlarda hayatta kalma ve üreme başarısı büyük ölçüde sosyal ilişkilere bağlıdır. Primatlar arasında fiziksel temas, başta tımar olmak üzere, sarılma ve öpme gibi davranışlar sosyal bağların güçlenmesinde önemli rol oynar.
Çatışma sonrası gerçekleşen ağız teması ya da yakınlık gösterileri, “tehdit yok” sinyali işlevi görebilir, grup içi dinamikleri destekleyebilir, benzer biçimde, grup içindeki görülen fiziksel yakınlık sosyal düzeni koruyabilir.”
Sevgili Aslıhan’a makaleme değerli katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Şimdi gelelim kendi deneyimlerime.
Kendi deneyimlerim
Bana göre bir canlıyı (insan, hayvan, bitki vb.) öpmek, duygularınızı karşı tarafa ifade etme ve geçirme halidir. Farklı ruh hallerinizi bire bir yansıtır.
Sevdiğiniz bir akrabanızı (başta anne baba olmak üzere) onların sevgilerine karşılık verme halidir. Pozitif etkiler.
Çocuğunuz veya evcil hayvanınızı öpme ise saf sevgidendir. İçinizde hissettiğiniz şefkatin bire bir dışa vurumudur. Koşulsuz sevginin ifadesidir.
Kötüden iyiye öpücük farkları
Sevgilinizi, partnerinizi veya eşinizi öpmek ise onları ne kadar çok sevdiğinize veya onlara karşı ne kadar tutkulu olduğunuza bağlı olarak değişir. Bu öpücükler aşama aşama fark gösterir. En istemeyerek yapılan öpücükten sizi bulutların üzerine çıkaracak öpücüklere doğru sıralıyorum:
1) Tiksinerek
2) Zoraki
3) Saygıdan
4) Cinsel istekten
5) Sevgiden
6) Tutkudan
7) Aşktan
…yapılan öpmeleri tanımlayabiliriz. Bu duygu bütünlemesinde Allah kimseyi tiksinerek veya zoraki öpme konumuna düşürmesin. Saygıdan ve cinsel istekten öpme de bir yere kadar idare eder ama bir süre sonra tek başına yeterli olmadığını hissedersiniz. Birini sevgiden öpüyorsanız güzel, tutkudan öpüyorsanız harika, aşktan öpüyorsanız da “anlatılamaz yaşanır” muhteşemliğinde hisler içindesiniz demektir.
Sarılmanın gücü
Öpücük vermekten bahsetmişken sarılmanın gücünden ve öneminden de bahsetmeden olmaz. Sevginin önemli bir ifadesi olarak sarılmak da kalplerin öpüşmesidir. Tüm organlar vücudumuzda çifter çifter yer alırken kalplerimiz tektir, vücudun sol tarafında yer alır ve birbirimize sarıldığımızda tek vücut haline gelip kalplerimizi de çiftleriz. İki ruhun vücutları üzerinden birbirlerine enerji geçişlerini de birbirimize sarılarak gerçekleştirebiliriz.
Daha güzel bir dünya için sevgi
Temennim tüm insanlar için şudur. Allah tüm insanlara da bir şekilde en azından sevgiyi, mümkünse tutkuyu ve hayatlarında en az bir kez de olsa o aşkı nasip etsin. Çünkü bu kadar kötülüğün içinde bizi birbirimize bağlayan yegâne unsur sevgidir. Bu söylediklerim maymunlar ve diğer hayvanlar için de geçerli. Sevgi sayesinde tüm canlılar için daha güzel bir dünya yaratmak mümkün olur. Sevdiklerinizden sarılma ve öpme gibi sevgi ifadelerini eksik etmeyin.
Bonus: Bunları söyledikten sonra bu yazının konseptine son derece uygun, dinlerken bizleri motive eden ve güzel enerjiler veren Tarkan’ın öpücük şarkısını (nam-ı değer Şımarık) tüm okuyucularıma armağan ediyorum: https://www.youtube.com/watch?v=cpp69ghR1IM




