Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu, yalnızca bir sezonun kupayla bitmesi değil, teknik direktör Okan Buruk döneminde kurulan hakimiyetin dördüncü yıl üst üste devam ettiği bir sezon olarak tarihe geçti. 2025-26 sezonunda sarı-kırmızılılar 77 puanla ligi zirvede tamamladı; Fenerbahçe 73 puanda kaldı. Böylece Galatasaray üst üste 4., toplamda 26. lig şampiyonluğunu kazandı. Normal şartlarda puan farkının rahatlıkla 10-15 olması gerekirken sadece 4 puan farkla kazanılmasının bana göre 3 sebebi var.
1) Hakemlerin Fenerbahçe’yi kollaması: Buna en çok Fenerli arkadaşlar itiraz edecek ve tam tersi hep Galatasaray’ın kollandığını dillendireceklerdir. Ancak tabii hakem hatalarının belirlenmesi ve hatasız lige göre tabloyu yeniden düzenlemek çok zor değil. Bazı arkadaşlar emek vermiş ve bunu gerçekleştirmişler. Emeklerine sağlık. Hiç polemiğe girmeden hakem hatasız ligin puan durumunu paylaşıyorum. Bu çalışmaya göre Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki puan farkının 6 olması gerekiyordu: https://hakemhatalari.com.tr/hatasiz-puan-durumu
Buna itiraz eden arkadaşlara da tavsiyem; duygusallıktan kaynaklanan palavralarla tartışmaya gireceklerine gerçeklere dayalı veri, bilgi ve görüntülerle karşımıza çıksınlar.
2) Takımın ikinci yarıda giderek düşen performansı: Takımın performansı puan farkı kapandıkça düşmeye başladı. Bahsettiğim elde edilen sonuçlar değil, oynanan oyun. Yani takımda gerginlik arttıkça farklı kazandığımız, bol gol attığımız ve güzel oyun sergilediğimiz maçların yerini gergin ve ucu ucuna kazandığımız performanslar aldı.
3) Okan Buruk’un formsuzluğu: Okan bana göre Galatasaray’ın gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörleri arasında yerini hakkıyla aldı. Hatta bazı açılardan Fatih Terim’den bile daha iyi teknik direktör olduğunu söyleyebilirim. Ancak Okan’ın en büyük defosu bana göre yapılan eleştirilere kulağını kapaması ve hatta zaman zaman ti’ye alması. Okan, artık kronikleşmiş hatalarını yapmaya devam ediyor. Bunlar:
a) Oyuncu değişikliklerini çok geç yapması: Genelde Okan’ın 70.ꟷ80. dakikalardan sonra oyuncu değişikliği yaptığını görüyoruz.
b) Avrupa’daki tutarsız performanslar: Avrupa maçlarında Okan’ın Türkiye maçlarına göre performansını artırması ve eksiklerini gidermesi gerekiyor.
c) Gereksiz adamları tutması: Kalbi kırılmasın diye takımın performansını olumsuz yönde etkileyecek oyunculara yer verip puan kaybının zeminini hazırladı. Icardi buna en iyi örnek.
d) Gençlere hiç fırsat tanımıyor: Genç ve başarıya aç oyuncuları en azından son 10 dakika maça alıp arkalarında durabilir. Ancak hep kendini ispatlamış ve yeterince olgun olan, başarıya pek de aç olmayan oyuncularla işi garantilemek istiyor. Bu da bazı maçlarda ters tepti.
Umarım bu defoların bazılarını önümüzdeki sezon düzeltip üstüne koyarak yoluna devam eder.
Şimdi şampiyonluk hikayemize geri dönelim.
Hikâye aslında bir önceki yaz başladı
Galatasaray 2024-25’i şampiyon tamamlamış, Okan Buruk yönetiminde üst üste üçüncü kez kupayı kaldırmıştı. Dolayısıyla 2025-26’ya girerken hedef artık yalnızca “bir şampiyonluk daha” değildi. Üst üste dördüncü kez zirvede kalmak ve kulübün 26. şampiyonluğuna ulaşmak söz konusuydu.
Kadronun en büyük yıldızlarından biri beklendiği gibi yine Victor Osimhen oldu. Nijeryalı santrfor sezonu Galatasaray adına ligde 15, tüm kulvarlarda 22 golle tamamladı.
Ama sezon dümdüz ilerleyen bir şampiyonluk yürüyüşü değildi.
Galatasaray bir taraftan ligde Fenerbahçe ile yarışırken diğer taraftan Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etti. Avrupa macerasının son 16’ya kadar uzaması, takımın aynı kadroyla birden fazla cephede savaşmasını gerektirdi.
Yarışın kırılma noktası: Hata yapmamak
Şampiyonluk yarışının son bölümünde mesele güzel futbol oynamaktan çok başka bir şeye dönüştü: Sinirlerini kontrol etmek.
Galatasaray’ın yıllardır geliştirdiği en önemli özelliklerden biri burada tekrar ortaya çıktı. Okan Buruk’un takımı şampiyonluk baskısının arttığı haftalarda yarışın içinde kalmayı başardı.
Ve sonunda takvim 9 Mayıs 2026’yı gösterdi. 33. haftada RAMS Park’ta rakip Antalyaspor. Galatasaray kazanırsa artık matematiksel hesaplara gerek kalmayacaktı. Maç başladığında tribünlerin beklediği gece tam anlamıyla bir şampiyonluk kutlamasına dönüştü. Galatasaray, Antalyaspor’u 4-2 mağlup etti ve ligin bitimine bir hafta kala şampiyonluğunu garantiledi.
Ve o düdükle şampiyonluğu kazanan belli oldu. Galatasaray üst üste 4., toplamda 26. şampiyonluğunu ilan etti. Bu şampiyonluğun özel taraflarından biri de süreklilikti.
Sezon sonundaki tablo da hikâyeyi özetliyordu: 24 galibiyet, 5 beraberlik, 5 mağlubiyet ve 77 puan. Ama bana göre Galatasaray şampiyon olmayı değil, şampiyon kalmayı başardı.
Bir kere zirveye çıkmak başka şeydir. Rakiplerin seni yakalamaya çalıştığı, beklentinin her yıl yükseldiği ve Avrupa maçlarının da yükünü taşıdığın dört sezon boyunca orada kalmak başka.
2022’de başlayan Okan Buruk dönemi, 2026 baharında artık başarılı bir dönem olmaktan çıkıp Galatasaray tarihinin özel serilerinden birine dönüştü.
Sadece Süper Lig performansına bakarsak Galatasaray’ın 2025-26 şampiyonluğu istatistiksel olarak özellikle hücum üretimi ve topa hükmetme açısından öne çıkıyor.
| İstatistik | Galatasaray |
| Sıralama | 1. |
| Maç | 34 |
| Galibiyet | 24 |
| Beraberlik | 5 |
| Mağlubiyet | 5 |
| Puan | 77 |
| Attığı gol | 77 |
| Yediği gol | 30 |
| Averaj | +47 |
| Maç başına puan | 2,26 |
| Maç başına gol | 2,26 |
| Maç başına yenilen gol | 0,88 |
| Gol yemeden biten maç | 12 |
Galatasaray ligi Fenerbahçe’nin 3 puan önünde tamamladı. İlginç biçimde iki takım da 77 gol attı; farkı Galatasaray’ın savunması ve kalecisi yarattı: Galatasaray 30, Fenerbahçe 37 gol yedi. Dolayısıyla averajlar +47’ye +40 oldu.
Hücum tarafı
Rakamlar Galatasaray’ın yalnızca çok gol atan değil, sürekli pozisyon üreten bir takım olduğunu gösteriyor. 120 büyük fırsatla yine ligin en yüksek rakamına ulaştı. Rakip ceza sahasında 986 dokunuşla da Süper Lig lideriydi.
Hücumun bireysel lideri ise beklendiği gibi Victor Osimhen oldu: ligde 15 gol, tüm kulvarlarda 22 gol ile takımın en skorer oyuncusuydu.
Oyun kontrolü
Bence şampiyonluğu açıklayan en çarpıcı veri burada:
%61,9 ortalama topa sahip olma — Lig 1.’si.
Galatasaray ayrıca maç başına 443,8 başarılı pasla bu kategoride de Süper Lig’in zirvesindeydi. Yani Okan Buruk’un takımı rakibi bekleyip geçişlerden sonuç alan bir şampiyondan ziyade, maçların büyük bölümünde topu ve sahayı kontrol eden bir profil çizdi.
Savunma tarafı da güçlüydü
Galatasaray’ın yediği gol ortalaması yalnızca 0,88. FotMob verilerinde maç başına yaklaşık 0,9 golle ligin en iyi savunma ortalamasına sahip.
Bu da ilginç bir denge ortaya çıkarıyor: Galatasaray hem hücumda beklenenin üzerinde skor üretmiş hem de savunmada rakiplerine beklenenden düşük gol şansı vermiş.
26. şampiyonluğun istatistiksel özeti
Bütün rakamları tek bir profile indirgersek:
Yüksek topa sahip olma + yüksek pozisyon üretimi + yüksek bitiricilik + ligin en düşük gol yeme oranı = Şampiyonluk.
Üstelik 34 maçın 24’ünü kazanması, %70,6’lık galibiyet oranına karşılık geliyor. Galatasaray mümkün olan 102 puanın 77’sini alarak %75,5 puan verimliliği yakaladı.
Şimdi son olarak şampiyonluk elde edilen geçtiğimiz 4 sezonu kıyaslayalım:
Dört şampiyonluğu aynı ölçekte değerlendirmek için Süper Lig maçlarının puan ortalamasını esas almak en sağlıklısı; çünkü ligdeki takım/maç sayısı sezonlara göre değişti.
| Sezon | M | Puan | Puan/M | Gol | Gol/M | Yenen | Yenen/M | Averaj |
| 2022-23 | 36 | 88 | 2,44 | 83 | 2,31 | 27 | 0,75 | +56 |
| 2023-24 | 38 | 102 | 2,68 | 92 | 2,42 | 26 | 0,68 | +66 |
| 2024-25 | 36 | 95 | 2,64 | 91 | 2,53 | 31 | 0,86 | +60 |
| 2025-26 | 34 | 77 | 2,26 | 77 | 2,26 | 30 | 0,88 | +47 |
2022-23, 2023-24 ve 2024-25 rakamları FBref verileriyle doğrulanabiliyor. 2025-26 ise dört sezon içinde açık biçimde en düşük puan ortalamasına sahip şampiyonluk sezonu.
Sonuç: Hangi Galatasaray en iyiydi?
Ben dört takımı şöyle sıralarım:
2023-24 — 102 puanlık makine
2024-25 — Hücum gücü en yüksek takım
2022-23 — En dengeli başlangıç / hanedanlığın temeli
2025-26 — En düşük lig dominasyonu, ama seriyi dörde çıkaran ve son 4 senede Avrupa’daki performansı en yüksek takım
Yaptığım bu başarı sıralamasını veri ve yorumlar eşliğinde aşağıda daha detaylı paylaşıyorum.
1) 2023-24 — En güçlü Galatasaray
O sezon Galatasaray 38 maçta 102 puan toplayarak Süper Lig rekoru kırdı. 33 galibiyet aldı ve sadece iki kez kaybetti. Maç başına 2,68 puan demek, mümkün olan puanların yaklaşık %89,5’ini almak demek.
Daha çarpıcı olan savunma: 92 gol attı, sadece 26 gol yedi. Yani +66 averaj. Dört şampiyonluk içinde hem en düşük gol yeme ortalaması (0,68) hem de en yüksek averaj bu sezonda.
Üstelik Fenerbahçe’nin 99 puan topladığı olağanüstü bir yarışta 102’ye ulaşılması, hata yapma toleransının son derece düşük olduğunu da gösteriyor.
2) 2024-25 — En dominant hücum takımı
Bu sezon 2023-24’e çok yakın. Galatasaray 36 maç, 30 galibiyet, 5 beraberlik, 1 mağlubiyet ve 95 puan ile sezonu bitirdi. Buradaki olağanüstü veri; tek mağlubiyet.
Galibiyet oranı: %83,3. Hatta 2023-24’te %86,8 olan galibiyet oranından çok uzak değil. Hücum açısından 2024-25 daha da iyi: 91 gol / 36 maç = 2,53 gol/maç. Bu dört şampiyonluk sezonunun en yüksek gol ortalaması. Dolayısıyla ayrımı şöyle yapıyorum:
En komple takım → 2023-24
En güçlü hücum → 2024-25
3) 2022-23 — Hanedanlığı başlatan takım
Rakamları sonraki iki sezon kadar ekstrem olmadığı için bu takım bazen biraz küçümseniyor.
Halbuki: 36 maç / 88 puan = 2,44 puan/maç. 28 galibiyet, 4 beraberlik ve 4 mağlubiyet aldı; 83-27 gol averajıyla +56’ya ulaştı.
Savunması da müthişti: 0,75 gol/maç. Muslera 16 maçta kalesini gole kapadı; Icardi 22 lig golü atarken Kerem Aktürkoğlu 11 asist yaptı.
Bir de unutulmaması gereken meşhur seri var: 14 maçlık Süper Lig galibiyet serisi.
Yani sonraki sezonların makinesinin temelleri bu sezon atıldı.
4) 2025-26 — En zorlanan şampiyon
Burada fark belirginleşiyor. Önceki üç şampiyonluk: 2,44 → 2,68 → 2,64 puan/maç seviyesindeyken 2025-26: 2,26 puan/maç. Galibiyet oranı da yaklaşık %70,6. Dolayısıyla yalnızca lig performansını değerlendiriyorsak dört Okan Buruk şampiyonluğu arasında istatistiksel olarak en zayıfı 2025-26.
Fakat burada önemli bir nüans var: Galatasaray aynı sezon Şampiyonlar Ligi’nde de ciddi bir Avrupa yükü taşıdı. Örneğin Juventus’u Şampiyonlar Ligi play-off ilk maçında 5-2 mağlup etti. Liverpool karşısında elde edilen galibiyetlerin yanı sıra Avrupa’da başka önemli skorlara imza attı.
Bu nedenle 2025-26’nın hikâyesi biraz farklı: En dominant Galatasaray değildi; fakat dört yıllık hakimiyeti devam ettirebilen ve Avrupa’da biraz olsun kendini gösterebilen bir Galatasaray’dı.
Şampiyonluk da Antalyaspor karşısındaki 4-2’lik galibiyetle, sezonun bitimine bir hafta kala kesinleşti.
Yani Okan Buruk Galatasaray’ı ilk sezon şampiyon yaptı, ikinci sezon zirve performansına çıkardı, üçüncü sezon o seviyeyi neredeyse tamamen korudu; dördüncü sezonda ise performans belirgin şekilde düşmesine rağmen şampiyonluğu kaybetmedi.
Pil nasıl şarj olur?
Avrupa’da belli başlı maçlarda elde edilen başarılı skorlar dışında Galatasaray’ı geçtiğimiz sezon parlatacak bir durum yok. Aksine son 4 sezonun en düşük performansı ve aşağıya doğru ivmelenen bir görüntü.
Konuya başka bir açıdan bakarsak Galatasaray geçtiğimiz sezonların aksine bu sene kötü oynadığı maçlarda hep puan kaybetti. Geriye düştüğü 8 maçın sadece 2’sini kazanabildi (2 beraberlik 4 mağlubiyet). Yüzde 25’lik galibiyet oranı fiziksel düşüşün ve baskı sürekliliğini sağlayamamanın bir sonucu olarak öne çıktı. Bir başka deyişle pili bitmiş bir Galatasaray’dan bahsediyoruz.
Peki pili nasıl yeniden şarj edip takımın performansını bu sezon yukarılara doğru taşırız? Cevap çok basit. Doğru ve yerinde transferlerle.
Transfer döneminde takımın çıtasını yukarıya taşıyacak oyuncu transferlerine tanık olduk mu? Maalesef henüz olamadık.
5. şampiyonluk için “kırmızı alarm” şart
Avrupa’da 2026-2027 yaz transfer dönemi Eylül ayının ilk haftası kapanıyor. Çok az vaktimiz kaldı. Yaz sezonunu çok kötü geçirdik. Takımda bir doymuşluk var. Bir an önce herkesin kendine gelip transfer döneminin kapanmasına haftalar kala gereken takviyeleri yapması şart. Aksi takdirde 4 sene üst üste şampiyonluk elde edip Fatih Terim’in rekorunu egale eden Okan Buruk ve ekibini fiyasko bir sezon bekliyor.
Kaybedilecek vaktimiz yok. Galatasaray’ı yönetenlerin “kırmızı alarm” vaziyetine geçip takımı toparlayacak transferleri bir an önce gerçekleştirmesi gerekiyor. Galatasaraylı yöneticiler eminim buna benzer mesajları milyonlarca taraftardan alıyordur. Ben de Galatasaray’a gönül vermiş bir taraftar olarak işin çok ciddi olduğunun altını çizmek isterim. Umarım gereken müdahaleleri son anda da olsa yaparlar ve bu sezonu da şampiyonlukla sonuçlandırır, Fatih Terim’in rekorunu 5 şampiyonluk üst üste kazanmış takım olarak geliştiririz.




