Geçen hafta özellikle Kuzey Ege Bölgemizde inanılması güç sel olayları yaşandı. Ege gibi iklimi en güzel bölgelerimizde bile bir bakıyorsunuz bölge kuraklıktan kırılıyor, susuzluk yaşanıyor; bir bakıyorsunuz ki mevsim normallerinin çok çok üzerinde yağış yağıyor ve bunun sonucunda sel gibi önemli afet olayı yaşanıyor. Bu yazımda sene boyunca kuraklık ve seli dengelemek adına yapılması gerekenleri sıralayacağım.
İklim kriziyle ilgili kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenleri geçmişte defalarca kaleme aldım. Bu yazıları aşağıdaki linklerden tekrar okuyabilirsiniz.
https://serhansuzer.com/tr/iklim-krizinin-en-buyuk-sorumlusu-fosil-yakit-sektoru/
https://serhansuzer.com/tr/turkiyenin-collesmesi-orman-yanginlariyla-hizlaniyor/
https://serhansuzer.com/tr/denizlerde-surdurulebilirlik/
https://serhansuzer.com/tr/en-buyuk-global-riskleri-nasil-etkisizlestiririz/
https://serhansuzer.com/tr/doganin-attigi-tokatlar-sertlesiyor/
https://serhansuzer.com/tr/orman-yanginlarina-karsi-neler-yapabiliriz/
https://serhansuzer.com/tr/sicak-cok-sicak-daha-da-sicak-olacak/
https://serhansuzer.com/tr/kuraklik-gumbur-gumbur-geliyor/
https://serhansuzer.com/tr/yeniden-ve-erken-baslayan-yangin-kabusu/
https://serhansuzer.com/tr/universitem-mcgillde-iklim-kriziyle-ilgili-yaptigim-konusma/
https://serhansuzer.com/tr/iklim-degisikligine-karsi-gizli-kahraman-yesil-hidrojen/
https://serhansuzer.com/tr/cevre-felaketlerinin-riskini-nasil-azaltabiliriz/
https://serhansuzer.com/tr/kastamonulu-genclerin-iklim-degisikligi-konusunda-bilinclenmesi/
https://serhansuzer.com/tr/bu-daha-iyi-gunlerimiz-dedirten-su-sorunu/
https://serhansuzer.com/tr/avustralyadaki-yangin-dunyayi-goreve-cagiriyor/
https://serhansuzer.com/tr/komsudaki-felaketin-ardinda-yatan-acgozluluk/
Okun yaydan çıkmak üzere olduğu bir dönemde bu önlemlerin mutlaka alınması gerekiyor. İklim krizinden dolayı hep aşırılıkları yaşadığımız günümüzde su olayını sene boyunca nasıl dengeleyeceğiz, hiç düşündünüz mü? Aynı bölgede yıl boyunca bir bakıyorsunuz, ciddi susuzluk problemi yaşanıyor, diğer tarafta aşırı yağmurdan sel felaketi yaşanıyor. Aşağıda yapılması gerekenleri sıralıyorum:
Sel için yapılması gerekenler
Selin ne zaman olacağı çok belli değildir. Yine de sel riski taşıyan bölgeler az çok bilinir. Özellikle bu bölgelerden başlayarak proaktif bir şekilde bir dizi önlem alınmalıdır. Bu önlemleri aşağıda sıraladım.
1) Yağmur suyunun toplanması: Yağan yağmurun her damlası önemlidir. Yağmur sularını toplamak ve bir yerlerde depolamak gerekiyor. Mümkünse yağan yağmurun her damlasını toplamaktan bahsediyorum. Sel oluşturacak kadar fazla yağan yağmuru da toplamanın bir yolu bulunmalı. “Olur mu öyle şey?” diyenleri duyabiliyorum. Bal gibi olur. İşte yağan yağmurun çok büyük bölümünü (%100 başarı oranı pek mümkün olmasa da %80’in üzeri hedeflenmelidir) toplamaya yönelik iki önerim:
a) Binaların dışındaki alanlar: Binaların dışında kalan tüm alanlarda (ormanlık alanlar ve tarım arazileri hariç) yağmur sularını toplayıp yerin altına aktaran ve depolayan sistemler kullanılmalıdır. Bunun için beton ve eski tarz asfalttan kurtulmak gerekiyor. Bunların yerine organik yer kaplama maddeleri ve toprak altına da bu suyu toplayan ve depolayan sistemler yerleştirilebilir.
b) Binalar: Tüm binaların çatılarına yağmur suyu toplama sistemleri oluşturulmalıdır. Tüm binalar, (ister gökdelen ister tek katlı bina olsun) mutlaka yağmur suyu toplamalı ve depolamalıdır. Bunun mecburi hale getirilmesi gerekir. Fazla yağan yağmur da yine o bölgedeki (binaların arasında kalmış boş alanlar değerlendirilebilir) ek depolara aktarılmalıdır.
2) Deniz taşmasının önüne geçilmesi: İklim krizinden dolayı eriyen buzullar zaten tüm dünyadaki deniz seviyelerinin yükselmesine sebep oluyor. Bu denizin yükselme olayı sadece okyanuslarda değil, tüm ara denizlerde de ortaya çıkıyor. Örneğin Karadeniz, Ege ve Akdeniz’in de deniz seviyeleri günden güne yükseliyor. Deniz taşmalarını engellemenin yolunu da Hollandalılar bulmuş. Biliyorsunuz, Hollanda deniz seviyesinin altında bir ülke ve bütün şehirlerini her an su taşkınlıkları olabilecekmiş gibi tasarlamışlar. Burada uyguladıkları metotlardan biri de bariyer teknolojisini kullanmak. Yükselen deniz seviyesi bariyerlerin altına girdikçe bariyerler yükseliyor. Yani deniz ne kadar taşma yapıyorsa, bariyerler de o kadar yükseliyor. Bu teknoloji Türkiye’de de kullanılabilir. Bu yöntemle denizden ana karaya su taşması önlenip sahillerdeki olası bir selin oluşması engellenebilir.
3) Tarım alanları için yapılması gerekenler: Bana göre klasik tarım yerine komple seracılık yapılması gerekir. Bu şekilde tarımda verimlilik de sağlanır (bakın Hollanda’ya adamlar Konya büyüklüğünde yüzölçümlerine rağmen ABD’den sonra dünyanın en çok tarım ihracatı yapan ikinci ülkesi). Ülkenin özellikle belli bölgeleri komple seralarla kaplı. Türkiye’de de bu olmalı. Yağmur suyuyla bunun ne alakası var demeyin. Seralar öyle bir yapılabilir ki, yağan su seraların tasarımlarına göre akıtılıp bir yerlerde toplanarak depolanabilir. Bu teknik olarak gayet mümkündür.
Susuzluk için yapılması gerekenler
Susuzluk sorununu ele alırken coğrafyaya odaklı bir planlama yapmak gerekiyor. Yapılacakları sırasıyla paylaşıyorum:
1) Yağmur suyunun toplanması: Yağış alan bölgelerde ne yapılması gerektiğini yukarıda yazdım. Toplanan yağmur sularıyla özellikle belli bölgelerdeki susuzluk sorunu sene boyunca çözülebilir. Bazen öyle bir yağmur yağar ki, yağmur sularının yaklaşık %80’nin yukarıda belirttiğim yöntemlerle toplarsınız ve tüm senenin su ihtiyacını karşılayabilecek duruma gelebilirsiniz. Bu yöntemle sene boyunca yaşanacak susuzluğun önüne geçilebilir.
2) İleri kuyu teknikleri: Eğer yağan yağmur yeterli değilse, yerin altındaki sular kuyu açılarak kaliteli pompalarla yerin üstüne taşınıp kullanılabilir. Tabii burada denge önemli. Yerin altındaki suların seviyeleri aşırı kullanımla çekilebilir, gittikçe daha aşağıdan su çekmek zorunda kalınabilir, en sonunda da yer altındaki sular tamamen kuruyabilir. Kuyu açarken özellikle kaynağın sürdürülebilir olmasına dikkat etmek gerekiyor. Yani yer altındaki suların farklı kaynaklardan beslenerek sürekli tazelenmesi ve su seviyesinin korunması gerekir.
3) Tuzsuzlaştırma tesisleri: Eğer yağış miktarı yeterli değil, yerin altında da su yoksa o zaman coğrafi özellik olarak bölgenin deniz kenarında olup olmadığına bakılması gerekir. Eğer bölge deniz kenarındaysa veya yakınındaysa, o zaman büyük ölçekli veya mikro ölçekte tuzsuzlaştırma tesisi (desalination plant) kurulabilir. Bu tuzsuzlaştırma tesisiyle deniz suyu arıtılarak içme veya kullanım suyu haline getirilebilir. Tabii burada da denizdeki yaşamın sürdürülebilirliğini bozacak kapasitelerden kaçınılmalıdır. Çünkü deniz suyunu sürekli arıtıp kullanıldığınızı düşünün, o tuz çoğunlukla denize geri basılıyor. Bu da tuzluluk oranlarını ciddi artırıp deniz florasına zarar veriyor. Burada da denge gözetilmelidir veya çıkarılan tuz da denize basmak yerine bir şekilde kullanılmalıdır (tuz olarak satılabilir veya ham madde olarak kullanılabilir).
4) Havadan su üretme: Bulunduğunuz coğrafyada yeterli yağmur veya yer altı suyu yoksa, deniz kenarında veya yakınında değilseniz o zaman tek çare havadan su üretmedir. Bu teknoloji özellikle Asya ülkelerinde kullanılmaktadır. Teknik olarak Atmospheric Water Generator (AWG) veya Atmospheric Water Harvesting (AWH) dediğimiz teknolojilerle havayı veya rutubeti suya çevirebiliyorsunuz. İleride yukarıdaki coğrafi koşulları karşılamayan birçok yerleşim yerlerinde bu üniteler evlerin içerisine yerleştirilerek her hanenin kendi suyunu üretmesi sağlanacak. Susuzluk sorunu yaşayan bölgelerde şimdiden bu teknolojiler kullanılabilir.
Kamu görevlileri göreve
Umarım bu yazdıklarım faydalı olur. Bu yazıyı özellikle kamu yetkilileri için yazdım. Okusunlar, gerekli dersleri çıkarıp yapılması gereken işleri bir an önce proaktif bir şekilde gerçekleştirsinler. Tabii bireylerin ve özel sektörün de çıkaracağı birçok ders var bu yazıda. Herkes umarım kendi payına olan kısmı alır ve gerekenleri yapar.
İklim krizi yaşadığımız bir dünyada insanlar bir coğrafyada veya zamanda su bulamıyorlar, başka bir yerde veya zaman diliminde de aşırı yağmur yağmasından dolayı sel felaketleri yaşanıyor. İnsanlar akıllarını çalıştırıp başarılı planlamalarla ve teknolojinin yardımıyla bu dengesizlikleri çözebilirler.
Unutmayalım: Su hayattır. Bu yüzden bu konuyu çok çok çok ciddiye alıp gerekenleri bir an önce yapmamız gerekiyor ki, insanlar ne suya ulaşım konusunda sıkıntılar yaşasın, ne de sel felaketleriyle can ve mal kaybı olsun.
Sağlıcakla kalın.




