Tenisin yazılı olmayan kuralları

31/01/2026

Yorum Yok

369 Görüntülenme

12 dakika

Avustralya Açık’ta ilk 2 turu geçerek Türk tenis tarihinin en büyük başarısına imza atan Zeynep Sönmez’in 3. turda çetin geçen bir mücadele sonunda Kazak (Rus) tenisçi Putintseva’ya kıl payı elenmesine tanık olduk. Maç sonunda tenisten çok seyircinin fazla ateşli olması ve Putintseva’nın gereksiz hareketleri konuşuldu. Bu olaylardan ilham alarak çocukken neredeyse profesyonel tenisçi olma hayali kurmuş ve tenisi seven, izleyen, ara sıra oynayan biri olarak bu sporun yazılı olmayan kurallarını konuşmak isterim.

Yazıma önce kahramanımız Zeynep Sönmez’i tanıyarak başlayalım (bkz: https://tr.wikipedia.org/wiki/Zeynep_S%C3%B6nmez). Zeynep Sönmez (d. 30 Nisan 2002, İstanbul), Türk profesyonel tenis oyuncusu.

Sönmez Kadınlar Tenis Birliği (WTA) tarafından 20 Ekim 2025 tarihinde tek kadınlar sıralamasına göre 69. sıraya ulaştı. WTA Turunda 1 kez, ITF Kadınlar Turunda 4 kez tekler şampiyonluğu kazanarak kariyerinin en yüksek sıralamasına erişmiştir.

Şimdi de olayların geçtiği Avustralya Açık’ta ne olduğunu anlayalım: 2026 yılının ilk Grand Slam turnuvası olan Avustralya Açık’a elemelerden başlayan Sönmez 3 elemeyi geçerek ana tabloya kaldı. Ana tablo ilk turuna dünya 11 numarası Rus Yekaterina Aleksandrova’yı 2-1 yenerek 2. tura yükseldi. 2. turda Macar Anna Bondar’ı 2-0 yenerek 3. tura yükseldi ve bu başarıya ulaşan ilk Türk tenisçi oldu. 3. turda ise 94. basamakta yer alan orijini Rus olan ancak Kazakistan adına turnuvalara katılan Yulia Putintseva’ya 2-1 yenilerek elendi.

Melbourne kentindeki turnuvadaki tek kadınlar 3. tur müsabakasında dünya 112 numarası Zeynep, sıralamada 94. basamakta yer alan Putintseva’yla KIA Arena’da karşılaştı (bkz: https://www.aa.com.tr/tr/dunyadan-spor/milli-tenisci-zeynep-sonmez-avustralya-acika-3-turda-veda-etti/3808424)

Setlerdeki dengeler

Avustralya Açık’ta 3. tur oynayan ilk Türk tenisçi olan Zeynep, maça iyi başlayamadı. İlk setin ikinci oyununda servis kırdıran milli raket, çok fazla basit hata yaptığı ilk üç oyun sonunda 3-0 geriye düştü. Daha sonraki iki oyunu da alan ve servis kıran Zeynep, 5. oyunda yine serviste etkili olamadı. Setin geri kalanında iki sporcu da servislerinde hata yapmadı ve ilk seti Putintseva 6-3 kazanarak maçta 1-0 öne geçti.

İkinci sete de iyi başlayan taraf Putintseva oldu. İlk oyunda servis kıran Putintseva, kendi servisinde de hata yapmadı ve sette 2-0’lık üstünlük yakaladı. 6. oyunda rakibinin servisini kırarak sete dengeyi (3-3) getiren Zeynep, sonraki oyunda da hata yapmadı ve 4-3 öne geçti. 11. oyunda kendi servisinde 40-0 öne geçmesine rağmen milli raket, çok fazla basit hata yapınca servisini kırdırdı. Maçı kazanmak için servis atan rakibine direnen Zeynep, 12. oyunda yine servis kırdı ve 6-6’lık eşitliği sağladığı seti tie-break’e götürdü. Karar oyununda rakibini yenen Zeynep Sönmez, seti 7-6 kazanarak maçta durumu 1-1’e getirdi.

Zeynep Sönmez’in yorum nezaketi

Son sete de iyi başlayan taraf yine Putintseva olurken, Kazak raket ilk 3 oyun sonunda 3-0’lık üstünlük sağladı. Putintseva, daha az hata yaptığı seti 6-3 maçı da 2-1 kazanarak 4. tura yükseldi. Maçın özetini bu videodan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=tNzyp1GtBkE

Zeynep Sönmez’in de ne kadar aklı başında ve tenis kültürüne uygun bir insan olduğunu maçtan sonra verdiği şu röportajdan anlayabiliyorsunuz: https://www.instagram.com/reel/DT931bHjO3J/?igsh=aXlmajh4enE3dGcy

Putintseva’nın seyirciyi yuhalatan hareketleri

Üçüncü tur karşılaşmasında maçı kazanan Putintseva’nın kazandıktan sonra yaptığı hareketler olay oldu. Büyük çekişmeye sahne olan maçın ardından Putintseva’nın tribünlere yönelik “Sizi duyamıyorum” hareketi, yaptığı dans, seyircileri göstererek bağırması yuhalanmasına sebep oldu ve korttaki mücadelenin önüne geçerek tartışma yarattı. Kafanızda canlandırabilmeniz için yapılan bu çirkin hareketlerini ve maç sonu röportajını gösteren videoyu paylaşıyorum: https://www.youtube.com/watch?v=xmZXzsSq8IM

Şimdi bir de olayların anti kahramanı Yulia’yı tanıyalım (bkz: https://en.wikipedia.org/wiki/Yulia_Putintseva):

En yüksek derecesi dünya 20.’ciliği

Yulia Antonovna Putintseva (7 Ocak 1995 doğumlu), Rusya doğumlu Kazakistan profesyonel tenisçisidir. 27 Ocak 2025’te kariyerinin en yüksek tekler sıralaması olan dünya 20 numarası ve 17 Mart 2025’te en iyi çiftler sıralaması olan 76 numaraya ulaştı. Turnuvalara 2009 senesinde Rusya adına katılarak kariyerine başladı ve 2012 senesinden beri de Kazakistan’ı temsil ederek devam ediyor. İkametgahı Moskova ve Florida’da. Yani hem Rusya’da hem de ABD’de yaşıyor ancak turnuvalara Kazakistan adına katılıyor.

Putintseva, WTA Turu’nda üç tekler şampiyonluğu kazandı ve üç kez büyük şampiyonlukta (iki kez Fransa Açık’ta ve bir kez ABD Açık’ta) çeyrek finale yükseldi.

Putintseva’nın hırçınlık sabıkası

Yulia Putintseva, kariyeri boyunca yalnızca Avustralya Açık’ta yaşanan son olayla değil, daha önce de sergilediği tartışmalı davranışlarla gündeme gelmiş bir isim olarak biliniyor. Şimdi sebebiyet verdiği bazı olaylara bir göz atalım (ilk tespit ettiklerim):

1) 2013 senesinde Amerikalı profesyonel tenisçi Coco Vandeweghe yaptığı maçtan sonra şöyle söylemiş:

“I have never played a person with worst sportsmanship…Putintseva… How can anyone comment on my game style after you have already won the match in such a negative way is unbelievable!… Her exact words were “You are a terrible player only serve. I win all the rallies” that comment is totally uncalled for… and on top of it your father clapping while you say this haha, unreal! #venting

Çevirisi:

“Hayatımda bu kadar kötü sporcu ruhuna sahip biriyle oynamadım… Putintseva… Maçı kazandıktan sonra oyun tarzım hakkında bu kadar olumsuz yorum yapması inanılmaz! Tam olarak şu sözleri söyledi: “Sen berbat bir oyuncusun, sadece servis atıyorsun. Ben tüm rallileri kazanıyorum.” Bu yorum tamamen yersiz… Ve üstüne üstlük, bunu söylerken babanın alkışlaması, inanılmaz! #iç dökme”

2) 2024 senesinde ABD Açık’ta Jasmine Paolini’ye setlerde 2-0 yenilirken top toplayıcı kıza yaptığı hareketle büyük tepki çekti. Maç sırasında kendisine uzatılan topları almayarak yere düşmesine neden olan Kazak tenisçi, sosyal medyada ve spor kamuoyunda sert şekilde eleştirilmiş, yaşananların ardından özür dilemek zorunda kalmıştı.

3) 2025 sezonunda Almanya’da düzenlenen Bad Homburg Open’da Yunan tenisçi Maria Sakkari ile oynadığı maçın ardından tokalaşma sırasında iki sporcu arasında gerginlik yaşanmış, Putintseva’nın tavırları spor kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

Uluslararası turnuvalarda sergilediği tavır ve hareketlerle tenisin kötü karakterlerinden biri olan Putintseva’nın esasında tenis gibi harika bir sporda bir istisna olduğunun altını çizmek isterim. Yulia Putintseva’yla ilgili yoğun bir eleştiri de temsil ettiği ülkeden Kazakistan’dan geliyor: “Biz Kazakları sinirlendirmeye devam ediyor” diyorlar. Bu konudaki açıklamaları da paylaşalım: https://www.instagram.com/reel/DT2RO8HDMrk/?igsh=cWluYzB6b2t5Ynk2

Tüm topluma, ülkelere ve insanlığa rol model olabilecek nitelikte, örnek sporcu yetiştiren, tenise gönül vermiş herkesin bildiği ve uygulamaya çalıştığı kuralları size aktarmanın zamanı geldi. Bir de tabii aşağıda sıralayacağım tüm bu kurallara uyan, sakin ve düzgün karakteriyle gerçek bir rol modeli olan Zeynep Sönmez’i de içten tebrik etmek isterim. Zeynep’i tanımayanlar bu videoyu seyredebilirler: https://www.instagram.com/reel/DUFsphIAD_h/?igsh=cjk0ZzluaGtvMjlw

Tenisin yazılı olmayan kurallarına bir bakış

Makalemin bu bölümünü kaleme alırken baz aldığım yazıyı sizlerle paylaşmak isterim: https://www.beaumontetiquette.com/post/tennis-etiquette-the-unwritten-rules-of-the-court

Kendi düşüncelerim ve eklemelerimle kuralların üzerinden geçelim.

Tenis sadece beceri ve atletizm oyunu değil; aynı zamanda geleneğe ve saygıya dayalı bir spordur. İster deneyimli bir oyuncu olun ister oyuna yeni başlamış olun, doğru tenis görgü kurallarını anlamak ve uygulamak çok önemlidir. Bu, korttaki herkes için keyifli bir deneyim sağlamanın yanı sıra oyunun bütünlüğünü ve ruhunu da korur. İşte her oyuncunun ve seyircinin bilmesi gereken tenis görgü kurallarının temel yönlerine dair bir rehber:

1) Geç kalmamak

Geç kalmamak, tenis görgü kurallarının temel ancak önemli bir yönüdür. Maç saatinizden birkaç dakika önce kortta olun, ısının ve zamanında başlamaya hazır olun. Zamanında kortta yerinizi almak rakibinize ve sizi seyretmeye gelenlere gösterdiğiniz saygıdır. Tenis sporuna emek verenler bunu iyi bilirler.

2) Uygun kıyafet

Tenis görgü kuralları söz konusu olduğunda, uygun kıyafet esastır ve kort veya kulübe göre değişir. Tenisin, özellikle turnuvalarda, uygun kıyafet geleneği de vardır. Öncelikle, iz bırakmayan ayakkabılar da dahil olmak üzere uygun tenis kıyafetleri giydiğinizden emin olun. Bazı mekânlarda, tamamen beyaz kıyafet gerektirmek gibi belirli kıyafet kuralları olabilir, bu nedenle kuralları önceden kontrol etmek her zaman iyi bir fikirdir. Wimbledon gibi bazı prestijli kulüpler, geleneği ve tekdüzeliği vurgulayarak tamamen beyaz kıyafet gerektirir. Diğerleri daha rahat kıyafet kurallarına sahip olabilir, ancak yine de yakalı gömlekler ve iz bırakmayan tenis ayakkabıları gibi standartları korur. Fazla açık giymemek de bazen kurallar arasında yer alabilir. Kıyafet kurallarından emin değilseniz, önceden arayıp bilgi almak ve gerekliliklerine uymanızı sağlamak nezaket gereğidir. Bu kurallara saygı göstermek, kulübün kültürüne ve diğer oyunculara olan takdirinizi gösterir ve oyunu herkes için keyifli hale getirir. Unutmayın, kortta ve kort dışında iyi davranışlar, spora ve geleneklerine olan saygınızı yansıtır.

3) Isınma protokolü

Isınma sırasında, bunun bir antrenman seansı değil, her iki oyuncunun da maça hazırlanma şansı olduğunu unutmayın. Rakibinizin de vuruşlarını çalışmasına olanak sağlayacak şekilde topu ona geri gönderin. Isınma süresini makul tutun, genellikle beş ila on dakika civarında olur. Bu bir turnuvaysa zaten ısınma süresi az çok bellidir. Değilse ve keyfine oynuyorsanız, ısınma süresini rakibinizin de isteğine göre uzatabilir veya kısaltabilirsiniz.

4) Puanlar sırasında sessizlik ve saygı

Puan devam ederken sessizliği koruyun. Bu kural hem oyuncular hem de seyirciler için geçerlidir. Konuşmaktan, tezahürat yapmaktan veya hareket etmekten kaçının, çünkü bu dikkat dağıtıcı unsurlar oyuncuların konsantrasyonunu bozabilir. Puan bittiğinde her iki taraftan da iyi vuruşları ve mükemmel rallileri alkışlayın. Tabii günümüz tenisinde maalesef tenisçiler topa vururken garip sesler çıkarabiliyor ve bunun oyunun bir parçası olduğunu savunuyorlar. Bazı tenisçiler vuruş anında duyguların boşalmasını sağlayan ses çıkarma işini abartabiliyorlar. Bana göre bu doğru bir davranış şekli değil.

5) Çizgi kararları ve dürüstlük

Teniste, oyuncular kortun kendi taraflarındaki çizgileri belirlemekten sorumludur. Kararlarınızı hızlı ve yüksek sesle, “dışarı” veya “hata” gibi net bir dil kullanarak verin. Dürüstlük, oyunun bütünlüğünü korumada anahtardır. Günümüz tenisinde turnuvalarda çizgi hakemlerinin görüşleri ve kararları dışında bilgisayar sistemlerinin de devrede olduğuna tanık olabiliyoruz. Kortun her açıdan her türlü çizgisini belirleyip topun içeride (bazen çizgide, hatta topun bir kısmı içeride, bir kısmı dışarıda) veya dışarıda olduğunu grafiksel olarak gösteren bilgisayar sistemleri kullanılıyor. Bu sistemler bazı turnuvalarda itiraz yapıldığında, bazılarında ise bariz olmayan her topta kullanılabiliyor.

6) Anlaşmazlıkların çözümü

Özellikle yakın çizgi kararlarında anlaşmazlıklar olabilir. Anlaşmazlıkları sakin ve saygılı bir şekilde çözün. Gerekirse, sorunu çözmek için puanı tekrar oynatın. Resmi maçlarda, bir hakem veya çizgi hakemi varsa ona itiraz edebilirsiniz. Ancak bu itiraz etme olayını da belli bir saygınlık çerçevesinde yapmak ve konuyu çok uzatmamak gerekir. Rakibe, hakeme ve seyircilere saygı burada da esastır.

7) Top yönetimi

Tenis toplarını takip edin ve oyun için hazır olduklarından emin olun. Rakibinize top gönderirken, raketini veya kolayca ulaşabileceği bir noktayı hedefleyin. Topları file üzerinden agresif veya dikkatsizce vurmaktan kaçının. Tabii bu söylediklerimiz antrenman için geçerli. Eğer resmi veya resmi olmayan bir maç yapıyorsanız, topu istediğiniz yere vurabilirsiniz. Yine de resmi olmayan bir maç yaptığınızda ve topları toplayacak kimse yoksa, rakibe saygıdan topları rakibinizle birlikte eşit bir eforla toplandığınıza emin olun.

8) Maç sonu görgü kuralları

Maçın sonunda, sportmenlik göstergesi olarak rakibinizle fileye yaklaşın ve el sıkışın veya raketlerinizi tokuşturun. Sonuç ne olursa olsun, rakibin çabasını takdir etmek âdettendir. Orada bulunan seyircilere ve görevlilere teşekkür edin. Maçı kazansanız da kaybetseniz de hep aynı tavrı devam ettirin.

9) Kort ve ekipmana saygı

Tenis kortuna ve ekipmanına saygılı davranın. Yüzeye zarar verebilecek şekilde ayaklarınızı sürüklemekten kaçının ve hayal kırıklığıyla raketinizi yere veya fileye vurmaktan uzak durun. Maçtan önce, maç sırasında ve sonrasında agresif hareketlerden kaçının. Bu tip agresyon teniste hiçbir zaman hoş karşılanmaz. Saygınlığınızı ve sakinliğinizi her zaman korumaya özen gösterin. Korttan ayrılmadan önce tüm topları toplayın ve çöpleri atın.

10) Seyirci davranışları

Seyircilerin de tenis görgü kurallarını korumada rolü vardır. Maçı sessizce izleyin ve oyuncuların dikkatini dağıtmaktan kaçının. İyi oyunu alkışlayın ve tüm katılımcılara saygı gösterin. Kenardan koçluk yapmaktan veya tavsiye vermekten kaçının. Tabii Zeynep Sönmez ve Yulia Putintseva maçında belki de en çok tartışılan konulardan biri de Türk seyircilerin tavrıydı. Putintseva maçtan sonra yaptığı hareketleri seyircinin tavrına tepki olarak yaptığını savundu. Servis atarken öksürenlerin ve maç sırasında gereksiz sesler çıkaranların olduğunu söyledi. Eğer bunlar olmuşsa, bu konuda kızmakta haklı. Türk tenis izleyicilerinin maçı daha sakin izlemeleri gerekiyordu. Bu konuda özeleştiri yapalım.

Ancak yine de kendi kendimize çok da haksızlık etmeyelim. Bizim millette kendi kendimizi acımasız bir şekilde eleştirme kültürü var. Her şeyi abartıyoruz. Diğer maçlara baktığımızda da bizden daha fazla tezahürat yapan seyirciler vardı. Tenis profesyonelleri Türklere tutkulu ve adil diyorlar.  Putintseva’nın Türk bayrağını görüş alanında gördüğü için bile şikayet ettiğini ve maç sırasında ve maçı kazandıktan sonra her türlü tahriki yaptığına tanık olduk.

Maçı izlediğimizde seyircinin iki kez uyarı aldığına tanık oluyoruz. Hakem maçı devam ettirmekte bir sorun görmemiş. Burada Putintseva’nın gösterdiği tepkiler yanlış olmuştur. Seyircinin bir Türk tenisçisini ilk defa 3. turda oynamasına tanık olmasına gösterdiği ateşli reaksiyonla empati kurup yaşananları daha sakin bir tavırla karşılayabilirdi. Bu konuyla ilgili görüşlerine katıldığım bir yorumu sizlerle paylaşmak isterim: https://www.instagram.com/reel/DT8eR-VDd-f/?igsh=emk1Z281MHZyMXpo

Tenis kortlarının çeşitleri

Tenis oynarken, hem iç hem de dış mekanlarda oynayabileceğiniz birçok kort türü olduğunu unutmamak önemlidir. Tenis, her biri benzersiz bir oyun deneyimi sunan çeşitli yüzeylerde oynanan bir oyundur. Wimbledon’daki gibi çim kortlar hızlı ve kaygandır, topun kaymasını sağlar ve daha hızlı bir oyun temposu yaratır. Avrupa ve Latin Amerika’da yaygın olan toprak kortlar daha yavaştır ve daha yüksek sıçrama özelliği sunarak, temel çizgi oyuncularını ve uzun rallileri destekler. En yaygın yüzey olan sert kortlar, asfalt veya betondan yapılmıştır ve tüm oyun stilleri için uygun, tutarlı bir sıçrama sağlar. Ayrıca, hava koşullarından bağımsız, kontrollü bir ortam sağlayan halı, kauçuk veya akrilikten yapılmış kapalı kortlar da vardır. Şahsi düşüncem gelecekte farklı materyallerden farkı kort tiplerine de tanık olacağız.

Tenis görgü kuralları sadece kurallara uymaktan ibaret değildir; rakibinize, hakemlere, seyircilere ve oyunun kendisine saygı duymakla ilgilidir. İyi görgü kurallarını uygulayarak, kortta ve kort dışında olumlu ve keyifli bir atmosfere katkıda bulunursunuz. İster oyuncu olun ister taraftar, bu yazılı olmayan kurallar tenis sporunun güzelliğini, saygınlığını ve bütünlüğünü korumaya yardımcı olur.

Wimbledon’la özdeşleşen Kipling dizesi

Tüm bu saygısızlıkları yapan Yulia Putintseva’ya bir sonraki turda ne olduğuna bakalım. 18 yaşında geleceği parlak Sırp asıllı Amerikalı tenisçi Eva Jovic’e 6-0 6-1 gibi çok net bir skorla yenilerek büyük bir hezimete uğradı. Teniste saygısızlık yaparsan karma daha sonra senin hakkından gelir: https://www.instagram.com/reel/DT60l9tE8d1/?igsh=MWVuMDg4NXRldTYxbw==

Yazımı Wimbledon’la özdeşleşmiş ve tenisin ruhunu yansıtan, Rudyard Kipling’in “Ifꟷ”  adlı şiirinden alıntılanmış meşhur özdeyişle kapatmak isterim:

Orijinali: If you can meet with triumph and disaster and treat those two impostors just the same…

Çevirisi: Zaferle ve felaketle karşılaştığınızda, bu iki sahtekâra da tam aynı şekilde davranabilmektir mesele…

Djokovic’in vurguladığı gibi başarılı olmanın anahtarı belki de sürekli pozitif düşünmeye çalışmak değil, negatif düşüncelerde fazla vakit geçirmemektir. Negatif düşünceyi kesip o an’a odaklanabilmek ve önüne bakabilmektir. Bu şekilde mental gücünü koruyup daha da güçlendirebilenler elit sporcu, mimar, mühendis, aşçı, iş insanı vb. olabiliyorlar.

Bonus: Djokovic’in mental gücünü koruyabildiği bu taktiğini tüm spor dallarına hatta hayata dair her şeye uyarlamak mümkün. Serbest dalış alanında rekorlar kırmış elit bir sporcunun görüşlerini de bu vesileyle paylaşayım: https://www.instagram.com/reel/DSR7bg1jChQ/?igsh=MW45ZDEwYzM5ODdpYQ==

Not: Bu yazı gibi tenisle ilgili geçmişte birçok yazı kaleme aldım. Tenis, şahsen benim favori sporlarım arasında. Benim tenisle ilgimin nasıl başladığını merak eden okuyucularıma tenis kariyerimin nasıl başlamadan bittiğini kaleme aldığım blog yazımı okumalarını tavsiye ederim: https://serhansuzer.com/tr/universite-gunlerime-dondugum-bir-hafta-sonu-ve-baslamadan-biten-tenis-kariyerim/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir