Elon Musk’ın Twitter’ı satın alması

Elon Musk Twitter’a ilk talip olduğunda büyük sansasyon yarattı. Alıp almayacağı tartışılırken hatta davalık olmuşken bir anda satın alma işlemini tamamlayıverdi. Taşlar yerine oturdu derken, Musk şaşırtma konusunda yanıltmadı ve attığı adımlarla Twitter’ın çalkantılı yolculuğunu fırtınaya dönüştürüverdi. Twitter’ın Musk tarafından satın alınmasını kendi perspektifimden anlatırken bundan sonraki olasılıkları ve bazı önerilerimi aktaracağım.

Mikroblog sitesi Twitter’da en fazla takipçisi bulunan kişilerden biri olan Elon Musk’ın, Twitter’ı eskiden beri kendini ifade etmek, düşüncelerini aktarmak, kitleleri harekete geçirmek ve ürünlerinin tanıtımını yapmak için düzenli kullandığını söyleyebiliriz. Hatta hiç üstüne vazife olmayan konulara da defalarca girdi. Örneğin Musk’ın kripto paralarla ilgili yaptığı olumlu veya olumsuz yorumlar aşikâr. Genelde avantajına kullandığı bu kendini ifade etme aracını bazen çok düşünmeden spontan kullandığı durumlarda başını belaya soktuğu da oldu.

Üç olumsuz örnek

SEC (Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) ile birkaç kez başının belaya girmesi: Musk’ın kendini ifade etmek için Twitter’da mesajlar yazdığı dönemlerde SEC’ten uyarı, sonrasında da ceza aldığı oldu. Tüm bu süreçlerin sonunda 2018 yılında Elon Musk, SEC’in Dolandırıcılık Suçlamalarını uzlaşma yoluyla savuşturdu. Anlaşma sonucunda Musk Tesla'nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan istifa etti, Tesla, ek bağımsız yöneticiler atadı; Tesla ve Musk, ceza olarak 40 milyon dolar ödediler. Bu kararı SEC’in resmi web sitesinden de okuyabilirsiniz: https://www.sec.gov/news/press-release/2018-226. Musk bir anlamda halka açık bir şirketi yönetirken Twitter gibi herkesin iletişimde olduğu bir mecrada kafasına estiği gibi yorum yapmasının bedelini ödemiş oldu.

– Tesla yatırımcılarının Musk'a açtığı dava: Tesla CEO’su Elon Musk, 2018’daki Twitter paylaşımında şirketi hisse başına 420 dolar ödeyerek borsadan çekmeyi değerlendirdiğini, bunun için fonların güvence altına alındığını belirtmişti (burada hatta Suudi Arabistan'ın fonuyla konuşmaları basına sızdı). Şirket yatırımcıları ise dolandırıldıklarını ve milyarlarca dolar zarara uğradıklarını ifade ederek Musk’a tazminat davası açtı. Bu dava San Francisco'da hala devam ediyor. 

– Tayland’lı çocukların mağaradan kurtarılma operasyonu: Tayland'da bir mağarada mahsur kalan 12 çocuk ve antrenörlerinin kurtarılması için hazırlattığı mini denizaltının, kurtarma operasyonunda yer alan bir dalgıç tarafından eleştirilmesi üzerine, dalgıca Twitter'da 'pedofil' dedi. Yaşları 11 ila 16 arasında değişen çocuklar ve 25 yaşındaki antrenörleri 23 Haziran 2018'de Tayland'ın kuzeyindeki Tham Luan Mağaraları'nda kaybolmuştu. Tayland Deniz Kuvvetleri ve dünya çapında deneyimli dalgıçların çalışmaları sonucu, Wild Boar futbol ekibi uyutulup stabil pozisyonda daldırılarak kurtarılmıştı. Detayları https://en.wikipedia.org/wiki/Tham_Luang_cave_rescue linkinde okuyabilirsiniz.

İngiliz mağaracı Vernon Unsworth, çocukların Tayland’daki mağaradan kurtarılması operasyonuna Elon Musk'ın da dahil olmasını eleştirmiş; bunun üzerine Musk, Twitter hesabından söz konusu paylaşımı yapmıştı. Sonraki aşamada da Unsworth, Musk’a hakaret davası açtı. İşte ilgili bir haber: http://cuts2.com/etvxE

Meraklı bir kullanıcıdan patronluğa...

Bir teknoloji gurusunun Twitter’da bu kadar vakit geçiriyor olması zaman zaman eleştirilere maruz kalmasına bile yol açtı. Ama Elon Musk bu eleştirileri hiç umursamadı, belki de danışmanlarının bazı ufak tefek müdahaleleriyle, kendi bildiği yoldan daha derli toplu bir şekilde devam etti. Sonunda Musk’ın bu Twitter merakı, şirketi satın almasına kadar vardı. Konuya her açıdan hâkim olmak açısından geçen sene Nisan ayında başlayan süreci özetleyelim (tüm detayları ilgili Wikipedia sayfasında okuyabilirsiniz: https://en.wikipedia.org/wiki/Acquisition_of_Twitter_by_Elon_Musk):

Musk 2022 senesinin başlarında, Ocak ayında Twitter hisseleri almaya başladı.

4 Nisan 2022’de Musk Twitter’ın %9,2’lik hissesini satın almış oldu ve Twitter’ın en büyük hissedarı haline geldi.

Twitter, Musk'ı yönetim kuruluna katılmaya davet etti ve Musk başlangıçta bu teklifi kabul etti, sonra reddetti. 14 Nisan’da Twitter’ın tamamı için hisse başına 54,2 dolarlık teklifte bulundu. Twitter yönetim kurulu, 25 Nisan'da Musk'ın 44 milyar dolarlık satın alma teklifini oybirliğiyle kabul etmeden önce, kötü niyetli bir devralma olasılığına direnmek için başlangıçta bir "zehirli hap" stratejisiyle yanıt verdi. Musk, bu dönemde Twitter’a yeni özellikler eklemek, algoritmalarını açık kaynak yapmak, istenmeyen e-posta hesaplarıyla mücadele etmek ve ifade özgürlüğünü teşvik etmek için yapılacak işler olduğunu açıkladı.

Önce fesih niyeti, ardından satın alma

13 Mayıs tarihinde ise Twitter anlaşması geçici olarak askıya alındı. Spam ve sahte hesapların toplam kullanıcıların %5’inden azını oluşturmasına yönelik hesapların detayları beklendi.

Temmuz ayında Musk, Twitter'ın istenmeyen e-posta hesaplarını engellemeyi reddederek anlaşmayı ihlal ettiğini ileri sürdü ve anlaşmayı feshetme niyetini açıkladı. Şirket, bundan kısa bir süre sonra Delaware Chancery Mahkemesi'nde Musk'a karşı bir dava açtı ve duruşmanın 17 Ekim haftasında yapılması planlandı.

Duruşmanın başlamasına haftalar kala, 3 Ekim tarihinde Musk Twitter’a ilk fiyattan yeniden teklif verdi ve rotasını tersine çevirerek satın alma işlemine devam edeceğini duyurdu. Anlaşma 27 Ekim'de tamamlandı. Elon Musk Twitter'ın yeni sahibi ve CEO'su oldu.

Musk, Twitter için hisse başına 54,20 dolar, yani toplamda yaklaşık 44 milyar dolar ödedi. Bu rakam Nisan ayında Twitter'ı ilk satın almaya çalıştığında teklif ettiği fiyatla aynıydı. Musk, teklifini Tesla hissesini satarak, bankalardan kredi alarak ve yatırım firmaları ve diğer ortaklarından fon temin ederek finanse etti. Örneğin kripto para borsası Binance, 500 milyon dolarlık fon sağlayarak Twitter’ın yatırımcılarından biri oldu.

Musk, Twitter'ı satın aldıktan sonra, önceki CEO Parag Agrawal da dahil olmak üzere birkaç üst düzey yöneticiyi derhal kovdu. Şirketin işgücünün yarısını işten çıkardı. Zaten işten çıkarmasına gerek kalmadan, yüzlerce çalışan, Musk'ın "son derece zorlu" işler yapmalarını talep eden bir ültimatom yayınlamasının ardından şirketten istifa etti.

O günden bu yana, sürekli Musk’ın Twitter planlarını duyurması veya bu planları gerçekleştirmesiyle ilgili haberler okuyoruz. Bu haberler özellikle Elon Musk’ın 27 Ekim’de Twitter’ı satın almasının ardından Kasım ayında zirve yaptı.

Olayın geneline bakarsak, satın almaya yönelik tepkiler karışık diyebiliriz. Destekleyenler de var, ciddi eleştirenler de. Hatta Twitter’ın muadili başka platformlar da alternatif mecralar olarak karışımıza çıkmış oldu. Mavi tik-gri tik tartışmalarının da yaşandığı platformdaki bu gibi değişiklikler, bazı kullanıcıları alternatif platformlara yöneltti. Bu yönelişte en kazançlı girişimlerden biri de Mastodon oldu. Altı küsur yıldır aktif olan sosyal ağın sunucularının, aniden bastıran bu ilgi nedeniyle zorlandığı aktarılıyor. Ön yüzü Twitter'a benzeyen Mastodon'da da Twitter'da olduğu gibi, hesaplar birbirini takip ederek etkileşimi başlatıyor. Bu paylaşımları yanıtlama, beğenme ve yeniden paylaşma seçenekleri bulunuyor.

Musk'ın şirket için planladığı reformlara ve vizyonuna, özellikle de daha fazla ifade özgürlüğü çağrısına yönelik övgüler de var; platformun yanlış bilgilendirme, dezenformasyon, taciz ve nefret söyleminde potansiyel bir artışı dillendirenler de. İlginç bir şekilde Amerika’daki muhafazakârlar satın almayı büyük ölçüde desteklerken, birçok liberal ve eski Twitter çalışanı Musk'ın niyetleri hakkındaki endişelerini dile getirdi. Musk, şirketi ve askıya alınan hesapları idare ediş şekliyle ilgili ciddi eleştirilere maruz kaldı.

Satın almayı izleyen kritik gelişmeler

Şimdi de Elon Musk’ın Twitter’ı satın almasından bir gün önce başlayan ve bir ay boyunca ardı arkası kesilmeyen bazı olaylara bakalım:

26 Ekim tarihinde (yani resmi kapamanın yapılmasından 1 gün önce) Elon Musk elinde lavabo ile Twitter binasına girdi ve şu mesajı verdi (artık ne anlarsanız): “Let that sink in”  yani İngilizcedeki deyim anlamıyla Türkçesi “İyice anlaşılsın, akıllarda yer etsin.” Videosunu https://www.youtube.com/watch?v=48yhx7aHmxI linkinde izleyebilirsiniz. Musk’ın bu hareketiyle kendisini sevmeyenleri ve eleştirenleri tahrik ettiğini ve daha fazla saldırmalarına sebep olduğunu söyleyebiliriz.

27 Ekim tarihinde satın alma işlemi tamamlandı ve Musk Twitter hesabındaki açıklama kısmını “Chief twit” (Twitter şefi) olarak değiştirdi.

1 Kasım tarihinde Mavi tık’ı aylık 8 dolara vereceğini duyurdu. Ciddi tepki aldı. Sonrasında ciddi tepkinin aksine mavi tık satın alan bazı radikal gruplar da ortaya çıktı. Örneğin Taliban mavi tık satın aldı: https://www.sozcu.com.tr/2023/teknoloji/taliban-twitterda-mavi-tik-satin-aliyor-7560730/?utm_source=anasayfa&utm_medium=free&utm_campaign=bilim_teknoloji

Çalışanların yerde yatma görüntüleri

3 Kasım tarihinden itibaren şirket çalışanlarının şirket merkezinde yerlerde yattığına dair resimler paylaşılmaya başlandı. İşini kaybetmekten korkan şirket çalışanlarının söz konusu görevleri yerine getirmek için haftanın 7 günü, günlük 12 saat çalıştığı öğrenilirken, sosyal medya, ofislerinde yerlerde uyuyan personellerin fotoğrafları ile doldu taştı.

4 Kasım tarihinde Twitter yönetimi çalışanlarına bir e-posta gönderdi ve işten çıkarmaların sinyalini verdi. Söz konusu e-postada "Twitter'ı sağlıklı bir yola sokma çabasıyla, küresel iş gücümüzü azaltmak için zorlu bir süreçten geçeceğiz. Bu durumun Twitter'a değerli katkılarda bulunan bazı kişileri etkileyeceğinin farkındayız, ancak şirketin başarısının devam etmesini sağlamak için ne yazık ki bunu yapmamamız gerekli" ifadeleri yer aldı.

5 Kasım tarihinde, yönetimin attığı e-postadan bir gün sonra şirket çalışanlarının neredeyse yarısının işten çıkarıldığı duyuruldu. Musk işten çıkarmalar sonrası yaptığı açıklamada şirketin her gün 4 milyon dolardan fazla kaybettiğini ve şirket çalışanlarının yarıya yakınının işine son vermekten "başka seçeneği olmadığını" söyledi.

Reklam verende azalma, kullanıcıda artış

7 Kasım tarihinden itibaren Twitter'daki işten çıkarmaların ardından nefret söyleminin yayılmasından ve reklamlarının sorunlu içeriklerle yan yana görünmesinden endişe duyan çok sayıda şirket, Twitter’a reklam vermeyi durdurma kararı aldı.

8 Kasım tarihinde The Verge tarafından elde edilen bir şirket belgesine göre, Twitter'ın günlük kullanıcı artışı, Elon Musk'ın platformu satın almasının üzerinden sadece 1 hafta geçmesine rağmen tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

9 Kasım tarihinde Twitter'ın ürün yönetimi direktörü Esther Crawford, Twitter hesabından yaptığı açıklamada bundan sonra belirli şartları yerine getiren 'Blue' (Mavi) abonelerinin profilinde 'Resmi' etiketi yer alacağını açıkladı.

10 Kasım tarihinde Twitter'ın yeni patronu Musk, şirketi devralmasından sonra çalışanlarına ilk gönderdiği mailde 'önümüzdeki zor günlere hazırlanın' ifadelerini kullandı ve evden çalışmanın sona erdiğini duyurdu.

11 Kasım tarihinde ABD'de 8 dolar olarak uygulanmaya başlanan 'Mavi Tik' ücretinin Türkiye fiyatı ise aylık 109.99 TL olarak belirlendi. 'Mavi Tik' için ödeme yapanların bazı avantajlara sahip olacağı ve reklamlara daha az maruz kalacağı açıklandı.

Ültimatom mesajına sürpriz geri dönüş

16 Kasım tarihinde Şirket çalışanlarının neredeyse yarısını işten çıkaran Musk kalan personele gönderdiği bir e-posta ile adeta ültimatom verdi. Çalışanlarına bir gün sonrasına kadar süre veren Musk, herkesten şirketin bir parçası olarak kalmak isteyip istemediklerine karar vermelerini istedi. Musk, çığır açacağını düşündüğü 'Twitter 2.0' için herkesin çok çalışması gerektiğini belirtti ve bunun uzun ve yorucu mesailer anlamına geldiğini vurguladı. Çalışanlara gönderilen e-postada Perşembe akşamı saat 17.00'a kadar gönderilen formu imzalamayan herkesin üç aylık tazminatını alarak şirketten ayrılacağı söylendi.

17 Kasım tarihinde Musk daha önce de sık sık şikâyet ettiği 280 karakterlik paylaşım sınırını çok yakında kaldıracağını duyurdu. İlk ortaya çıktığında 140 karakter ile paylaşım izni veren Twitter, 2018 yılında bu sınırı 280’e çekmişti.

18 Kasım itibarıyla Musk'ın şirket çalışanlarına gönderdiği ültimatom şeklindeki e-postanın hiç de beklediği gibi sonuç vermediği ortaya çıkacaktı. Batı medyasında yer alan haberlerde çok sayıda çalışanın söz konusu mail sonrası istifasını verdiği iddia edildi. Çalışanları iş e-posta adresleri üzerinden doğrulayan ve anonim olarak bilgi paylaşmalarına izin veren uygulama Blind'da yapılan bir ankete, 180 kişinin %42'si "Çıkış seçeneğini kullanıyorum, özgürüm!" yanıtını verdi. Katılımcıların dörtte biri kalmayı 'gönülsüzce' seçtiklerini söyledi ve yalnızca %7'si kalmak için 'Evet'i tıkladı.

Trollerde artış

Twitter, çalışanlarına şirketin tüm ofis binalarının hemen uygulamaya konulmak üzere geçici olarak kapatılacağını söyledi. Çalışanlara ofislerin 21 Kasım Pazartesi günü yeniden açılacağı söylendi ancak kararın nedeni açıklanmadı. Bazı gazeteler ofislerin geçici olarak kapatılması planının arkasında, sadakatsiz çalışanların platformu sabote edeceği korkusu olduğunu öne sürdü.

Ayrıca Twitter’da CEO koltuğunun el değiştirmesinin ardından, troll kampanyalarında da artış olduğu aktarıldı. The Guardian’da yer alan habere göre Ekim ayı sonunda nefret söylemi barındıran ve 50 bin paylaşım içeren koordineli bir troll kampanyası gerçekleştirildi. Musk, taklit hesaplar için "parodi hesap" ifadesinin konulmasını şart getirince, bazı kullanıcılar isimlerini Elon Musk olarak değiştirmeye başlamıştı. Musk, platformdaki ilk önceliğin botlar, spam ve taklit hesaplar olduğunu belirtmişti.

“Yanlışlıkla” işten çıkarma

Çalkantılı geçen Kasım ayında bir başka açıklamaya daha tanık olduk: Şirketin her gün 4 milyon dolar kaybettiğini açıklayan Musk, nakit açığının durdurulmaması durumunda iflasın bir ihtimal olduğunu söyledi.

Tam o dönemde ilginç bir haber daha çıktı. Bloomberg tarafından hazırlanan habere göre, geri dönmeleri istenenlerden bazıları "yanlışlıkla" işten çıkarıldı. Twitter'ın bazı çalışanlarına, platforma Musk'ın istediği yeni özellikleri oluşturmak için çalışmalarının gerekli olabileceğini anlamadan önce kapı gösterildi. E-posta yoluyla 3.700'e yakın çalışanını işten çıkaran Musk, attığı tweet'te şu ifadeleri kullanarak kovulmalara açıklık getirdi:

Şirket günde 4 milyon dolardan fazla kaybederken ne yazık ki başka seçenek yoktu. Çıkan herkese 3 aylık kıdem tazminatı teklif edildi, bu yasal olarak gerekenden yüzde 50 daha fazla. Bu negatif finansal tabloyu tersine çevirmek için Musk ve kurmayları kolları sıvadılar. Mashable Türkiye’nin haberine göre (https://tr.mashable.com/social-media/8743/twitter-populer-kullanici-adlarini-acik-artirmaya-mi-cikaracak) Twitter Blue'da yapılan ve çok eleştirilen değişikliklerin yanı sıra şirket, hisse senedi alım satım uygulaması Robinhood ile yaptığı bir ortaklıkla kullanıcıların hisse senedi ve kripto fiyatlarını uygulama içinde görmelerini sağlayan özellikler ekledi.

Olumsuz etki yapan diğer gelişmeler

Çarşamba günü iOS kullanıcıları Twitter'ın "En Son" sekmesini kaldırdığını ve yerine "Sizin İçin" zaman akışını getirdiğini fark etti. Bu değişiklik, daha önce kullanıcıların takip ettiği kişilerden gelen en son tweetleri ya da algoritmik olarak oluşturulan bir listeyi görmek için "En Son" ve "En İyi Tweetler" olarak ayarlanabilen sayfanın üst kısmındaki düğmeyi değiştiriyor. Artık "Sizin İçin" sekmesi varsayılan olarak ayarlı ve bu, kullanıcıları uygulamayı her açtığında "En Son" seçeneğine geçiş yapmaya zorluyor.

Bu çalkantılı dönemde Musk’ın kredibilitesini azaltan başka olaylar da yaşandı. Musk, kendisiyle Twitter üzerinden tartışan bir çalışanına kapıyı gösterdi. Tartışma Musk'ın, Android uygulamasının "birçok ülkede aşırı yavaş" olduğu için özür dilemesiyle yaşandı. Musk, uygulama kötü yazıldığı için bunun yaşandığını öne sürdü. Daha sonra, uygulamada çalışan bir Twitter mühendisi Musk'ın gönderisini alıntılayıp sözlerinin yanlış olduğunu iddia etti. Eric Frohnhoefer, Twitter'ın Android uygulaması üzerinde yaklaşık 6 yıldır çalıştığını ve "bunun yanlış olduğunu söyleyebileceğini" yazdı. Frohnhoefer, "Android'de çokça performans geliştirmesi yapılabileceğini" kabul ederken, Musk'ın hız sorunlarının nereden kaynaklandığına dair teşhisine karşı çıktı. Sorunların aslında uygulamanın çok az kişinin kullandığı birçok özellikle dolması, yeni geliştirmeler ekleme çabasıyla zamanla şişmesi ve ağla iletişim kurmaktaki yavaşlığından kaynaklandığını söyledi. Frohnhoefer, Twitter'ın uygulamayı sadeleştirmeye, eski özellikleri silmeye ve çok fazla yeni özellik eklemekten kaçınmaya öncelik vermesini önerdi. Musk, mühendisin kovulduğunu Twitter hesabından duyurdu. Hesaplarına erişim sorunu yaşayan Frohnhoefer da, "Sanırım durum artık resmi" açıklamasında bulundu.

 

Musk Twitter’ın CEO’luğunu devredecek mi?

Yaptığı hamleler ve attığı çılgınca adımlar nedeniyle geçtiğimiz Kasım ayında sürekli gündeme gelen Elon Musk, Aralık ayında Twitter üzerinde devasa katılımın sağlandığı  “Twitter’ın başı olmayı bırakayım mı?” sorusunu sordu ve bir oylama başlattı. Oy verenlerin yüzde 57’sinden fazlası görevi bırakmasını istedi. Anket sonuçları eleştirilirken, Musk’ın yeni CEO’yu aramaya başladığı iddia edildi. Bu sonuç ortaya çıktından sonra Musk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Bu işi üstlenecek kadar aptal birini bulur bulmaz CEO'luktan istifa edeceğim! Sonrasında sadece yazılım ve sunucu ekiplerini yöneteceğim." ifadesini kullandı.

Musk’ın iki aylık Twitter macerası, Tesla hisse fiyatlarının düşmesi başta olmak üzere diğer şirketleri de etkiledi. Platformda yaşanan tartışmalar, ünlü girişimciye olan güveni sarsarken, şirket yönetme becerisinin sorgulanmasına yol açtı.

Bundan sonra neler olacak?

Bu kadar çalkantılı olaylardan sonra neler olacağını kimse tahmin edemez. Burada ne olacağını belirleyecek birçok faktör var. Özellikle tüm bu olayların kahramanı Elon Musk durumu belirleyecek en önemli faktör olmaya devam edecek. Onun tavrı, sorunları ele alış şekli ve iletişim kabiliyeti Twitter’ın kaderini belirleyecek. Bu aşamada aklıma gelen birkaç senaryoyu sizinle paylaşmak isterim:

1) Yeni geliştirilen uygulamalarla zamanla nakit açığı nakit fazlasına dönebilir. O zaman Musk, radikal adımlar atmayı bir kenara bırakıp hasar kontrolüne gider ve insanları rahatlatacak çalışmalara imza atabilir. Bu da Twitter’daki tüm bu eleştirileri asgariye indirir.

2) Twitter ciddi zarar yazmaya uzun süre devam ederse, Musk ‘şu ana kadar yaptığım harcamaları zarar olarak kabul ediyorum ve daha fazla kan kaybını önlemek adına Twitter’ı kapatıyorum’ diyebilir.

3) Yeterli önlemler alınmazsa Twitter radikallerin birbirlerine meydan okuduğu bir savaş alanına dönebilir. O zaman da dünyadaki kaosu körükleyen bir mecraya dönüşür. Durum çok ciddiye giderse, Amerikan Devleti müdahale edebilir.

4) Twitter’ın sahibinin politik görüş bildirmemesi gerekiyor. Bu görüşlerini bildirip desteklediği taraf seçimi kazanamazsa o zaman karşı taraf iktidara gelir gelmez Musk’ın sadece Twitter’ını değil tüm işlerini hedef alan politikalara imza atabilir. O zaman bırakın dünyanın en zengin adamı olmasını, Musk’ın komple iflas etmesine gidecek süreç başlayabilir.

5) Twitter, Facebook’un Instagram’ı satın alması gibi sosyal medyada etkinliğini artıracak hamlelerle vites yükseltebilir. Bu da Twitter’a kızan kitlenin önemli bir çoğunluğunun durumu kabul etmesiyle sonuçlanabilir.

Tavsiyelerim

Yukarıda ilk aklıma gelen senaryoları yazdım. Mücadeleyi bırakmayan bir kişiliğe sahip Elon Musk’ın son ana kadar elinden geleni yapacağına kuşkum yok. Zor bir iş modelini kârlı ve sürekli büyüyen ve büyük çoğunluk tarafından kabul edilen bir modele dönüştürmesi kolay değil. Ama imkânsız da değil. Musk’ın bir sürü zeki ve işi bilen danışmanı var. Kafayı toparlayıp eleştirilere kulağını tıkayıp yapılması gerekenlere odaklanması gerekiyor. Bana göre aşağıdaki hamleleri yaparsa avantajlı duruma geçer:

1) Vakfa devretmesi: Twitter gibi herkesin bir arada görüş alışverişi yaptıkları bir mikroblog sitesinin tek bir sahibi olma fikri milyarlarca insanın hoşuna gitmiyor hatta korkutuyor. Bir de düşünürseniz, her insanın hayat süresi sınırlı. “Elon Musk’a bir şey olursa Twitter’a ne olur?” sorusu doğal olarak herkesin aklına geliyor. Madem sürekli ‘insanlığa hizmet ediyorum’ diye beyanatı var, bence Musk’ın bir vakıf kurup yönetişim kurallarını ve Twitter stratejisini net bir şekilde koyarak Twitter’ı da bu vakfa devretmesi gerekiyor. Böyle bir vakfın bağımsız bir denetim mekanizmasının da mutlaka olması gerekiyor.

2) Fintech: Şirketin yüz milyonlarca dolarlık zarar yapan bir konumdan çıkıp ciddi kâr etmesini sağlayabilmesi kilit iş modeli ‘fintech’ten geçiyor. Detayları burada yazmayacağım, ileride bir fırsat olursa kendisine hangi fintech modelinin Twitter’a ciddi nakit akışı sağlayabileceğini anlatırım.

3) İletişim kanalları entegrasyonu: Twitter’ın mikroblog konumunun ötesine geçmeye çalışması gerekiyor. Bence Twitter’a Whatsapp gibi kişilerin kendi aralarında iletişim kurabilecekleri özellikler eklenirse bu Twitter’ı her anlamda çok daha değerli kılar. Bir başka fikir de sadece mikroblog olmayı bırakıp Dünya’daki tüm bloglara sahip çıkan bir yapıya kavuşturulabilinir. Bence Twitter’da sürekli gelişmeyi sağlamak için tüm iletişim kanallarını hedeflemesi gerekiyor.

4) Sosyal sorumluluk: Twitter’ı gerçekten insanlığa yardım eden, gelişmesini sağlayan bir mecraya dönüştürmek istiyorlarsa, sosyal sorumluluk anlamında yapabilecek çok iş var. Bu işler platforma ciddi bir prestij sağlar ve Musk’a kızan geniş bir kitlenin önemli çoğunluğunun desteğini almasını sağlar. Örnek mi istiyorsunuz? Mesela afetlerde Twitter yeni özellikler ekleyerek arama kurtarma, insani yardım, psikolojik destek gibi alanlarda verilecek desteğin en verimli şekilde yönetilmesini sağlayabilir. Bu da milyonlarca insanın hayatını kurtarır ve yeni bir hayata geçişlerini hızlandırır. Burada alanında kendini ispatlamış STK’larla işbirliği de önemli.

Yukarıdakiler aklıma ilk gelen fikirler. Tabii top Musk’ta. Umarım söylediği gibi Twitter’ı insanlığa ciddi hizmet veren bir mecra haline dönüştürebilir. Kendisine başarılar diliyorum.

İlginizi Çekebilir
Yorumlar ( 0 )
Bu yazı hakkında ilk yorumu siz yapın...
Yorumlarınız için