41. yaş ve 4. evrem

Doğum günümden birkaç gün önce iş yoğunluğu ve sorunlardan biraz olsun uzaklaşıp kendimle baş başa kalmak üzere İzlanda’ya gittim. Hakkındaki izlenimlerimi daha sonra paylaşacağım bu güzel ülkede uzun saatler boyu araba kullanırken, hayatımın dönüm noktası olan evreleri ve başında olduğum dönemin getireceklerini derinlemesine düşünme fırsatım oldu.  devamı...

Birleşik Hoşgörü Toplumu’ndan Şiddetistan’a...

İçinde yaşadığımız topraklar Yunus Emre, Mevlana Celaleddin Rumi ve Hacı Bektâş-ı Velî gibi çok önemli düşünürler yetiştirmiştir. Hepsi öğretilerinde insan sevgisi ve hoşgörüyü aşılarlar. Ancak bugün gelinen noktada bu hoşgörüden eser kalmadığı gibi, bir şiddet ülkesi olma yolunda ilerlediğimizi görüyoruz. Bu süreci tersine çevirmeye yönelik saptama ve önerilerimi sizlerle paylaşmak isterim.   devamı...

Hayvanları ve tüm canlıları sevmek

Geçtiğimiz hafta hep birlikte kutladığımız 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nün ardından gerek kişisel olarak gerekse iş hayatımda içtenlikle benimsediğim çevreci yaklaşımın gerçek anlamı ve yeşili korumanın yanı sıra hayvanları ve tüm canlıları sevmenin önemi hakkındaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.   devamı...

Bloğumla ilgili gönülden teşekkürler ve bazı notlar

5 Eylül – 28 Eylül tarihleri arasında yapılan halk oylaması sonucu 16. Altın Örümcek organizasyonunda “Halkın Favorileri” belli oldu. Tüm kategorilerde birinci seçilen ve finale kalan projeleri kutluyor, “Bireysel Blog” dalında finalist olan bloğumu destekleyen herkese ve Altın Örümcek’e içten teşekkürlerimi sunuyor, yarışmanın verimliliği açısından da birkaç yapıcı öneri paylaşmak istiyorum.   devamı...

Gelişmişliğin önemli yapı taşı: Gönüllülük

Bu haftaki yazımın ana fikri, başlıkta da vurguladığım gibi, gelişmiş toplumların önemli yapı taşlarından birinin “gönüllülük” olduğu esasına dayanıyor. Daha netlik kazanması açısından Türk Dil Kurumuna göre yapı taşı “binanın ağırlığını çeken esas taş”, gönüllü ise “Bir işi yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken isteyerek üstlenen” demektir.   devamı...

Blog yazılarımın öyküsü

Uzun yıllar aklımda bir blog açıp duygu ve düşüncelerimi dillendirmek, bilgi ve birikimlerimi paylaşmak vardı. Bu hayalimi 2011 senesinin sonlarında hayata geçirdim. Esasında aklımda her şey hazırdı, bloğumun ete kemiğe bürünmesi ise trajik bir olayın ardından gerçekleşti.   devamı...

Sıkça sorulan sorulara cevaplarım 6

Gerek yakın dostlarımdan ve çevremdekilerden, gerekse beni şahsen tanımadığı halde yazdıklarımı veya işlerimi takip edenlerden gelen sorulara yanıt vermeye bundan yaklaşık 2,5 yıl önce başladım. Sürekli güncellenen faaliyetlerim ve değişen gündem nedeniyle arada bir yeni sorulara yeni cevaplar vermem gerekiyor. İşte yakın dönemde öne çıkan sorularınıza yanıtlarım...   devamı...

Kosta Rika ve varolmanın dayanılmaz şiirselliği

Fahri konsolosu olduğum Kosta Rika üzerine daha önce birçok makale kaleme aldım. Bu özel ülkeye ait anlatmakla bitmeyecek tat ve derinlikteki Pura Vida felsefesini bu kez daha şiirsel bir yaklaşımla, şarkı sözleri eşliğinde paylaşacağım bu yazımda. Ama önce can-ı gönülden gerçekleştirdiğim ve 10 seneyi aşkın zamandır sürdürdüğüm fahri konsolosluk görevime beni bağlayan 5 unsuru aktarmak isterim.  devamı...

TİDER etkisi Ramazan ayında da devam ediyor…

İsrafı önleme vizyonumuzu geçen ay Bozcaada’da sergilemiş ve önemli çalışmalara imza atmıştık. Bu yazımda da yine geçen ay, Ramazan ayının gelişiyle başlattığımız TİDER’in Ramazan kampanyasından bahsediyor olacağım. devamı...

Başarıya aç Fatih Terim farkıyla “Şampiyon Galatasaray”

2017-2018 Türkiye Futbol Süper Lig’inde bir sezon daha geride kaldı. Ne sezondu ama. Sürekli dramalara tanık olduğumuz bu seneki ligi, tuttuğum takım kazandığı için kendi açımdan bu hikaye mutlu sonla bitti diyebilirim. Ancak söylenecek daha fazlası var…​ devamı...

İnsan yapay zekâyı, yapay zekâ insanın geleceğini belirleyecek

Son dönemde herkesin dilinde bir yapay zekâ... Kimileri yapay zekânın geleceğimizi ne kadar kolaylaştıracağını vurgularken, kimileri de kendi kendine öğrenme yetisi olan bilgisayar ve robotların insanlığın sonunu getirebileceğinden dem vuruyor. Bu haftaki yazımda yapay zekâ ve mutlulukla ilgili ilham verici bir kampanyadan söz edecek ve konu hakkındaki bazı görüşlerimi paylaşacağım.   devamı...

Nükleer santralle ilgili sorulacak sorular

Geçtiğimiz gün Mersin Akkuyu’daki nükleer santralin açılışı yapıldı. Türkiye’nin elektriğinin %10’unu karşılayacağı belirtilen bu santralle ilgili hep olumlu açıklama ve beyanatlar dinledik. Enerji sektöründe uzun süredir faaliyette olan bir uzman ve vatansever olarak aklıma takılan bazı soruları paylaşmak isterim. devamı...

Temel İhtiyaç Derneği - TİDER’i anlamak…

Uzun süredir işlerimden dolayı yazmaya fırsatım olmadı. Bu yazıyla birkaç aya yayılan yazma orucumu bozup tekrar sahalara indiğimi müjdelemek isterim. Bu yazımda manevi değeri benim için çok yüksek olan, kurucu başkanı olduğum TİDER’i (Temel İhtiyaç Derneği) ele almak istedim. Sizlere TİDER’i ana vizyon perspektifinden anlatıyor olacağım. Nereye ulaşmaya çalıştığımızı anlayabilmek için büyük resme bakmakta fayda var… devamı...

Kanada üniversiteleri neden tercih ediliyor?

Geçtiğimiz haftalarda Kanada Konsolosluğu benimle temasa geçti ve “Kanada Eğitim Haftası” kapsamında bu ülke üniversitelerinden mezun başarılı kişilerle video söyleşisi yaptıklarını, bu bağlamda benimle de görüşmek istediklerini belirttiler. Kanada üniversitelerinin neden giderek daha fazla tercih edildiğine ilişkin görüşlerimi bu vesileyle sizlerle paylaşmak isterim. devamı...

Sıkça sorulan sorulara cevaplarım 1

Blog’umu aktif kullanmaya başladığımdan beri farklı iletişim kanallarından bana sürekli sorular geliyor. Bu soruların bir çoğu benzer nitelikte. Bu blog yazımda gelen bu sorulara ve cevaplarıma yer vereceğim. Sık sorulan sorular serisi benzer nitelikte farklı sorular geldikçe devam edecek. Her bir seri 10 sorudan oluşacak. devamı...

Sosyal girişimcilik ve kırmızı çizgilerin ihlali

Yazımın içinde alıntı yaptığım makalede de ortaya konduğu gibi ‘sosyal girişimcilik’ aslında doğrudan toplumsal fayda üretmeye dayalı çok değerli bir kavram. Ancak ülkemizde pek çok konuda olduğu gibi sosyal girişimcilik alanında da uygulamalarıyla kavramların içini boşaltan ve sosyal sisteme fayda yerine zarar getiren kişi ve kuruluşlar maalesef mevcut. devamı...

Kendi kapımızın önünü süpürmek

Güzel memleketimizde kronikleşmiş birçok sorunu tek bir kişinin düzeltmesine imkân yok. Ancak herkes kendi evini düzenler, kendi kapısının önünü süpürürse bir şeyler toplu olarak değişmeye başlar. Bu yazımda genelde iş çevremde yaşadığım birtakım yanlışlıkları ve bunları nasıl ele alacağımı sizlere aktaracağım. Öncelikle işyerimizin dışındaki ortamla başlayalım. devamı...

Memleketin DNA’sına askerlikten bir bakış (3)

Güncel bir çağrışım üzerine yazmaya başladığım askerlik anıları dizisinin ilkinde acemilik dönemimi, ikincisinde ise ustalığa geçiş süreci ve koğuş öykülerimi aktarmıştım. Dizinin bu son yazısında ustalık dönemimden bazı anı ve saptamaların yanı sıra, sisteme ilişkin bazı tavsiyelerimi paylaşıyorum. devamı...

Arda Turan’a abi nasihatları

Arda Turan Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli futbolculardan biri olmasına karşın, gerek kendisi ve sevenleri, gerekse onu örnek alabilecekler açısından çok kritik bir dönemden geçiyor. Ondan yaklaşık on yaş büyük ve pek çok deneyim yaşamış bir abisi olarak bu haftaki yazımı Arda Turan’a bir tanıdık vasıtasıyla ulaşacak bir açık mektuba ayırmak istedim.   devamı...

Yaşam kalitesini artırmak için spor yapın

Sporun sağlığa faydası herkesin malumu olan bir gerçek. Ancak bu yalnızca tek boyutlu bir sebep sonuç ilişkisi değil. Daha kapsamlı bakıldığında, sporun yaşam kalitemize topyekûn bir katkısı olduğu görülebilir. Uzun yıllar sonra yeniden ilk gençliğimdeki formuma yaklaştığım şu dönemde, bunun altyapısını ve sporla ilgili kişisel saptamalarımı sizlerle paylaşmak istedim. devamı...

İstismara dair yasa teklifinin düşündürdükleri

Ülke çapında tepkiye yol açan ve kısaca ‘cinsel istismar yasası’ olarak anılan yasa teklifi, birçoğumuza kendimizin veya yakın çevremizdeki kişilerin maruz kaldığı travmatik olayları hatırlatmış olmalı. Teklifin komisyona geri çekildiği haberi elbette yüreğimize bir nebze su serpti. Yine de bu çok hassas konuya ilişkin bazı anı ve düşüncelerimi paylaşmakta yarar görüyorum.   devamı...

#AdımGibiBiliyorum değiştirebiliriz, çoğalabiliriz!

“Önemli olan kişilerin kendi ayaklarının üzerinde durabilmesidir.” Bu, 2010 senesinde Gıda Bankacılığı Derneği olarak kurduğumuz ve 2014 senesinde gerçekleştirdiğimiz yeniden yapılandırma ile ismini ve yapısını değiştirdiğimiz Temel İhtiyaç Derneği’mizin, kısaca Tider’in mottosudur. Dernek için faaliyet gösteren herkes bilinçaltında bunu bilerek hareket eder. Tider’in logosu bile bunu temsil eder.   devamı...

‘Bayan’dan ‘Kadın’a; eşitlik mücadelesinde laftan ötesi…

İlk kez yıllar önce eski bir arkadaşımın dikkatimi çekmesiyle haberdar olduğum ‘bayan’ ve ‘kadın’ sözcükleri arasında cinsiyetçi bir fark olduğu görüşünü halen biraz şekilci bulsam da, eğitimden spora, iş yaşamından ailedeki konumuna dek Türkiye’de kadınların toplumsal eşitliği yönünde kat edilmesi gereken çok mesafe olduğuna inanıyorum. Bu haftaki yazımda, kişisel deneyimlerim ve attığım bazı somut adımlar üzerinden kadın meselesine yaklaşımımı sizlerle paylaşmak istedim.   devamı...

McGill ünlüleri ve ‘yer altından’ notlar

Geçen hafta kaleme aldığım yazıda McGill Üniversitesi’ne nasıl girdiğimi ve orada edindiklerimin yaşamıma ne tür önemli katkıları olduğunu paylaşmıştım (http://www.serhansuzer.com/tr/ufuk-acan-bir-deneyim-mcgill-yillarim). Bu hafta sosyal yaşamının önemli kısmı yer altında kurulmuş olan Montreal şehri ve dünyaya pek çok değerli bilim ve sanat insanı kazandırmış üniversitem hakkında daha detaylı ve özel bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.   devamı...

Ufuk açan bir deneyim: McGill yıllarım

Mezunu olduğum McGill Üniversitesi’nin geçtiğimiz hafta İstanbul’daki bir etkinliğine katıldım. Bu güzel davet beni yıllar öncesine götürürken hayatımda önemli yeri olan birçok anımın da yeniden canlanmasına vesile oldu. Böylece okuduğum üniversiteyle ilgili yaşadıklarımı, hayatımdaki yerini ve etkilerini paylaşmak istedim bu hafta sizlerle. devamı...

Tam Bir Kabus: 15 Temmuz Darbe Girişimi

Bu hafta canım hiçbir şey yazmak istemiyor. Kendimi zorlayarak da olsa özet olarak 15 Temmuz’da yaşadığımız olaylarla ilgili düşüncelerimi aktarmak istiyorum.     devamı...

Biz bitti demeden bitmeyecek ego!

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda ülkemizin aldığı başarısız sonuçlar, büyük oranda bunun altında yatan ego problemleri üzerine bir kez daha düşünmeme yol açtı. Futboldan okul yaşamına, iş dünyasından gündelik hayata dek şişik bir egonun göstergesi olan tavırların, gerçek anlamda güçlü olmakla çeliştiğini gözlemlemişimdir hep. Bunu örneklendiren çeşitli deneyimlerime yer verdim bu haftaki yazımda.   devamı...

Boyun eğmeyen bir efsaneden öğrendiklerim

Geçen hafta efsanevi şampiyon boksör Muhammed Ali’nin ölümünü öğrendiğim an, yıllar öncesinden başlayan ve her defasında kendimi ona biraz daha yakın hissetmemi sağlayan, dünya boks ve insanlık tarihine damgasını vurmuş sporculuğu, aktivist yönü ve hafızalardan silinmeyecek sözleri art arda zihnimde canlanmaya başladı. devamı...

Büyük çoğunluğa göre ‘Vefa’ bir semt ismidir

Güzel Türkçemizde iğneleme amacıyla kullanılan böyle mecazi bir deyim vardır. Kimilerine göre ‘Vefa’ İstanbul’da bir semtin ismidir, bu kelime başka bir anlam ifade etmez. İğnelemenin hedefi olan kişiler kimseyi umursamaz, bencildirler. Kimileri ise ‘vefa’nın hakkını vererek yaşar. Kendilerine değer verenlere, iyi hissetmelerini sağlayanlara, katkı verenlere vefalarını çeşitli yollarla gösterirler. devamı...

Sıkça sorulan sorulara cevaplarım 2

Bir önceki yazımda yeri geldikçe sık sorulan sorulara eklemeler yapacağımı belirtmiştim. Geçtiğimiz hafta da önemli sayılabilecek sorular gelince bu seriye devam etme kararı aldım. Önümüzdeki hafta ise Kosta Rika ile ilgili yazımı paylaşacağım. Şimdi geçen hafta yanıtladığım 10 soruya devamla, kaldığımız yerden yeni sorulara cevaplarımı aktarıyorum. devamı...

“EĞİTİM, EĞİTİM, EĞİTİM” İŞTE BÜTÜN MESELE BU…

Son yazımda Türk sporundaki problemlerin çözümünün eğitimden geçtiğini yazmış, çocukların gençlerin eğitiminin yanı sıra, ebeveyn ve eğitici eğitimlerini de çok daha ciddiye almamız gerektiğini söyleyip bu konuda üzerime düşeni, elimden geldiğince yapmaya çalıştığımı eklemiştim. devamı...

Türkiye’de Kadına Şiddetin neden önüne geçilemiyor?

Şöyle bir baktım da en son yazımı 5 ay önce yazmışım. Her şey üst üste geldi. Vakitsizlikten bir türlü yazamadım. Ancak bu kez gerçekten tepem attı ve yine yazmaya karar verdim. devamı...

“Pura Vida” veya Yaşamı Anlamla Donatmak

Sevgili Dostlar, İncelemekte olduğunuz web sitesini yayına açmakla, yıllar öncesine uzanan bir hayalimi daha gerçekleştirmiş bulunuyorum. Siteyi hayata geçirmemin üç temel nedeni var: Sizlere kendimi doğrudan ifade edebilmek, bilgi ve deneyimlerimi paylaşmak ve pozitif kültürün yaygınlaşmasına katkıda bulunmak. devamı...