Galatasaray’ın 24. Şampiyonluğundan çıkarılacak dersler

Bu yazımda geçenlerde Türkiye Futbol Süper Ligi’nde şampiyonluğunu ilan eden Galatasaray’ın hikâyesini yazmayacağım. Bu hikâyeyi farklı açılardan medyada ve sosyal medyada okuyabilirsiniz. Bu yazıyı bu sene şampiyonluk yarışında olan iki İstanbul takımı Galatasaray ve Fenerbahçe’nin kendi payına düşen dersleri çıkarması açısından kaleme alacağım. devamı...

Karanlık zamanlarda şarkı söylemek

Geçen cumartesi, 6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinin tanık olduğu en büyük depremlerle yerle bir olan Antakya’da depremin hemen ardından sanatlarını icra etmeye devam eden Hatay Akademi Orkestrası’nın öyküsünü anlatan “Karanlık Zamanlarda Şarkı Söylemek” isimli belgeseli izledim. Bu yazımda beni de derinden etkileyen bu belgeseli ve prömiyerinin yapıldığı etkinlikteki izlenimlerimi aktaracağım. devamı...

Hind-istan-bul

Tüm yoğunluğuyla bayram tatili sona erdi. Bayram tatilini İstanbul’da geçirenler veya benim gibi stratejik bir hata sonucu bayramda yolu Büyükada’ya düşmüş olanlar, şehrin tüm insan yoğunluğunu, özellikle ulaşım bağlantı noktalarında iliklerine kadar yaşadılar. Adalar’da gözlemlediklerim bundan yaklaşık 12 sene önce güneş enerjisi için gittiğim Hindistan’da yaşadıklarımı anımsattı. devamı...

Toplum kanseri: Fanatizm

Geçen yazımda Ali Koç ve onun gibilerin sırasıyla kendilerine, ailelerine, Fenerbahçe’ye ve Türkiye’ye nasıl zarar verdiklerini kaleme aldım. Büyük destek gelen bu yazıya beklendiği gibi bazı fanatikler de kayıtsız kalmadı. Bu yazımda toplum kanseri olarak nitelendirebileceğim fanatizmi kaleme alacağım. devamı...

Turkish Hairlines

Geçen yazımda sürdürülebilir turizmi sağlamak adına gelen turistlere bazı sınırlamalar ve kriterler getiren destinasyonlara değinmiştim. Bu yazımda niş bir turizm alanı olan sağlık turizminde tüm dünyada büyük popülarite kazanmış olan Türkiye’de saç ektirmeyi ele alacağım. devamı...

Depremin yıl dönümünde sorgulanması gerekenler

Kahramanmaraş’ın Pazarcık İlçesi ile Gaziantep’in Şehitkamil İlçesi arasında kalan Sofalaca mevkiinde 6 Şubat 2023 günü sabaha karşı 04.17’de, 7,7 büyüklüğünde, Anadolu tarihinin en büyük depremlerinden biri gerçekleşti. İlk depremin şoku atlatılmadan, aynı gün saat 13.24’te Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü mevkiinde 7,6 büyüklüğünde ikinci büyük deprem yaşandı. Bu yazımda 6 Şubat 2023 depreminin ardından geçen 1 yılı değerlendireceğim. devamı...

Mersin Maratonu kalbime girdi

Zaman zaman katıldığım koşuları ve deneyimlerimi sizlerle paylaşıyorum. Bu yazımda bu senenin son koşusu olan ve ilk defa katıldığım 5. Uluslararası Mersin Maratonu’nu kaleme alacağım. İşlerimle ilgili Mersin’deki görüşmelerimin güzel geçmesi, sevdiğim bir yer olan Mersin’e uzun bir süre sonra dönmüş olmam ve baldırımın çekmesine rağmen yarışı iyi bir dereceyle bitirmem genel olarak güzel bir deneyim yaşamamı sağladı. Detayları paylaşıyorum. devamı...

Eskişehir’de keyifli bir koşu deneyimi

Hedef yarışlarımdan biri olan Avşa Yarı Maratonu’nu kendi yaş kategorimde kazandıktan sonra belli sebeplerden koşu antrenmanlarıma bir süre ara verdim. Koşuya ara verdiğinizde performansınızda hızlı bir gerileme yaşarsanız. Yine de kendimi geçen hafta sonu pazar sabahı 4. Eskişehir Yarı Maratonu organizasyonunda yaklaşık 2 aydır koşu antrenmanı yapmayan biri olarak 10 km koşup denemek istedim. Benim için keyifli bir koşu deneyimi oldu. devamı...

Teniste 3 büyükler dönemini sona erdiren İspanyol güneşi

Bundan tam 20 sene önce Wimbledon’ı kazanarak 3 büyükler (Big Three) dönemini başlatan Roger Federer’in kariyerinde en büyük iki rakibinden biri, 3 büyüklerin son temsilcisi ve en başarılısı olan, 36 yaşında bile herkesi yenmeye devam eden Novak Djokovic’ti. İşte aynı zamanda 3 büyüklerin üçüncüsü, üstün başarılı ve atletik Rafael Nadal’ın vatandaşı olan yeni İspanyol güneşi Carlos Alcaraz, Djokovic’i üstün bir oyunla devirerek 3 büyükler döneminin sona geldiğini tüm dünyaya gösterdi. devamı...

Dünyanın en coşkulu markası: Red Bull

Geçen ay Salzburg seyahatimi “Mozart ve Red Bull’un şehri Salzburg” başlığıyla kaleme almıştım. Bu yazımda karakter yapısı son derece coşkulu, enerjisi yüksek ve pazarlama derslerinde başucu vaka çalışması yapılabilecek nitelikte bir öyküye ve stratejiye sahip Red Bull’u size kendi perspektifimden anlatacağım. devamı...

Singapur nasıl gelişmiş bir ülke haline geldi?

Geçenlerde Linkedin’de güzel bir paylaşıma denk geldim. Genelde çok vaktim olmadığı için uzun videoları izleyemiyorum ama bu paylaşım beni öyle sardı ki, sonuna kadar izledim. Sonra tekrar tekrar izleyip not aldım. Bu videoda Singapur’da devlette çalışmış ve dekanlık yapmış önemli şahsiyetlerden biri olan Kishore Mahbubani, Singapur’un 3. Dünya ülkesi konumundan nasıl en gelişmiş 1. Dünya ülkesine dönüştüğünü anlatıyor. Bu yazımda bu güzel paylaşımı sizlere temennilerimle birlikte aktaracağım. devamı...

Mozart ve Redbull’un şehri Salzburg

Geçen ay Salzburg yakınlarında kayak merkezi Kitzbühel’de Avrupa Girişimciler Forumu’na katıldım. Etkinlikten 1 gün önce Salzburg’da vakit geçirme şansım oldu. Bu yazımda ziyaret etmekten gerçekten keyif aldığım Salzburg’la ilgili gözlemlerimi ve edindiğim bilgileri aktaracağım. devamı...

İlk resmi şampiyonluğum Avşa Yarı Maratonu’ndan

Hayatımda ilk defa geçen sene aralık ayından beri ENKA’da ciddi antrenman yapmaya başladım. Yaşadığım tüm sakatlıklar ve şanssızlıklara rağmen bu çalışmalarımın ilk meyvesini geçen hafta sonu Avşa Yarı Maratonu’nda aldım. Kendi yaş kategorimin (40-49) şampiyonu oldum ve hayatımda ilk defa kürsüye çıktım. Benim açımdan önemli olan bu kırılma anını sizlerle paylaşmak isterim. devamı...

Cumhuriyetin 100. Yılında 23. kez Şampiyon Galatasaray

Uzun uzun yazmaya gerek yok. Yine bir sürü gereksiz tartışmanın olduğu bir sezonda Türkiye ligindeki bütün takımlardan daha kaliteli bir kadrosu olan Galatasaray bu sene şampiyonluğu 8 puan farkla kazandı. Kendi yüzüncü yılında şampiyonluğu Fenerbahçe’ye kaptıran Galatasaray bu sefer Cumhuriyetin 100. yılında mutlak şampiyonluk parolasıyla sezona başlayan Fenerbahçe’den rövanşı alarak 23. şampiyonluğunu elde etti. devamı...

Ulusal güvenliğimiz için hidrojen ekonomisi

Türkiye’de hidrojen sektörünü kurmak için harekete geçen yaklaşık 20 firma, kurum ve kuruluşun temsilcileri Alman Ticaret Odası AHK tarafından geçtiğimiz günlerde Almanya’da bir organizasyonla ilgili paydaşlarla bir araya getirildi. Oldukça verimli geçen bu seyahatte Almanların yeşil hidrojene stratejik bakış açılarına ve neler yaptıklarına da tanık olduk. Bu stratejik bakış açısı Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. devamı...

Hayal kırıklığından doğan umut

Ayın son günü İstanbul Yarı Maratonu’nda ben de yerimi aldım. Pace’imi 4 dakikanın altına indirmeyi planlarken 3000 koşucunun katıldığı yarışa tam olarak anlamadığım bir sebepten dolayı en arka sıradan başlayınca büyük bir eforla 4 pace’in biraz üzerinde yarışı tamamlayabildim. İşte benim açımdan hayal kırıklığı olmasının ötesinde gelecek için umut besleyebileceğim bir sonuca vardığım koşunun anatomisi. devamı...

Genç görünmenin sırrı

Keanu Reeves’in başrolünü oynadığı John Wick serisinin 4. filmini izlerken bu yazıyı kaleme almak aklıma geldi. Keanu Reeves gibi yaşından çok daha genç gösteren birçok ünlü ismi sayabiliriz. Ünlü olmasam da ben de kendimi bu şanslı kategoride sayıyorum. 45 yaşında olmama rağmen tanınmadığım bir ortama girdiğim zaman hala 30’lu yaşların başında muamelesi görüyorum. Peki nedir genç görünmenin sırrı? Bu konudaki düşüncelerimi paylaşacağım. devamı...

Uyutmayan gecenin ardından gelen rekor

Senelerdir en favori 3 yarışımdan biridir Antalya’daki koşu, nam-ı değer Runtalya. Baharı karşıladığımız Mart ayının ilk haftasında organize edilen bu koşuya bu hafta sonu farklı hislerle ve organizasyonla katıldım. Hiç uyuyamadığım bir gecenin ardından 10 km mesafesinde kişisel rekorumu kırdım. İşte benim açımdan her anı farklı geçen ve sonu iyi biten Antalya koşusu… devamı...

Deprem bu kez baba yurdunu fena vurdu

Benim jenerasyonumdakilerin ilk kez depremle yüzleştiği 1999 Gölcük Depremi’nden bu yana yapılması gerekenleri söylemekten dilimizde tüy bitti. Bu konu beni öyle sinirlendiriyor ki blog yazmaya 2011 senesinde Van Depremi konusunu kaleme alarak başladım. Maalesef 24 senedir hiçbir ilerleme kaydedemedik. Bana göre yüksek şiddetli depremlerde hâlâ bu kadar ağır kayıplar vermemizin ana sebebi ülkemizde ahlak bilincinin, eğitim sisteminin ve kültürel birikimimizin çökmüş olmasıdır. devamı...

Yılın ilk müjdesi Adana Yarı Maratonu’ndan

Geçen sene ilk defa katıldığım ve keyif için koştuğum Adana Yarı Maratonu’na bu sene daha farklı bir kafa yapısıyla katıldım. Yarı Maraton kaydımı 10 km’ye değiştirdim. 3 haftalık antrenman sonucunda genel klasmanda 46., kendi yaş kategorimde (45-50) 2. oldum. Önceki senelerle tek fark asılmaya başlamam oldu ve böylelikle 2023’ün kendi adıma ilk güzel haberine Adana’da imza atmış oldum. devamı...

Messi potansiyelini gerçekleştirmek

Messi’nin 35 yaşında en büyük hayali olan Dünya Kupası’nı kaldırmasına en çok sevinenlerdenim. Bunun futbolun ötesinde de sembolik bir anlamı var bana göre. Dünyada Allah vergisi yetenekleri sayesinde kendi alanlarında deha diye tabir edilebilecek bir elin parmakları kadar az sayıda insan var. Bu yetenekli kişiler ancak çalışkanlık, azim ve büyük fedakârlıklarla kendi potansiyellerini gerçekleştirebiliyorlar. Çünkü ortam son derece toksik. Kendi potansiyeline ulaşıp büyük başarılara imza atabilenler yok denecek kadar az. Bazen bu kişiler içinde bulundukları ortamdan dolayı Messi gibi hayallerine ileri yaşlarda ulaşabiliyorlar. devamı...

Yaş sadece bir sayıdır

Geçen hafta sonu 45. yaşımı kutladım. Açıkçası bu yaşa ne zaman nasıl geldiğimi anlamadım. Zaman çok çabuk geçti. Yaş almayı hiç sorun etmiyorum, tam tersine ‘ne güzel 1 sene daha tecrübelendim’ diyorum. “Yaş sadece bir sayıdır” diye klasik bir deyiş vardır, buna ben de inanıyorum. Önemli olan kendinizi nasıl hissettiğiniz ve hayallerinizi canlı tutmanızdır. Hayatın içinde hiçbir şeyin bir yaşı, zamanlaması olamaz. Ne zaman isterseniz o zaman yaparsınız. Bu yazımda bu konunun derinlerine ineceğim. devamı...

İstanbul Maratonu’na keyifli dönüş

Geçmişte her sene İstanbul Maratonu’na ana katılım amacım kurucusu olduğum Tider (Temel İhtiyaç Derneği) adına açtığım kampanyamı yönetmek ve kampanya açanlara destek olmaktı.  O yüzden bu etkinlikte idari işlerle uğraşmaktan koşmanın keyfine tam olarak varamazdım. Geçmişte bu etkinliğin bana göre en güzel yanı Tider’e destek olan gönüllülerimizin yarattığı pozitif kardeşlik havasıydı. Bu sene ise İstrunbul koşu grubuyla kendi keyfim için koştum. Farklı ve güzel bir deneyimdi. Neler olduğunu anlatayım… devamı...

Ülkemizin facia kısır döngüsü: Maden kazaları

Hikâye hep aynı. Çıkarılmaması gereken kömür, bu kömürün çıkartılmasında ısrar eden kamu ve özel sektör, açgözlü ve insan değeri bilmeyen patronlar, doğru düzgün denetleme yapmayan devlet ve tüm bu denklemin altında ezilen maden işçileri ve aileleri. Soma Faciası sonrası aktif olarak sahada çalışmış ve yardım çalışmalarını yönetmiş biri olarak Bartın’daki maden faciası hakkında maalesef bir kez daha söyleyeceklerim var. devamı...

İnsan ırkı daha da hızlandı

Eliud Kipchoge, koşu sporuna gönül vermiş herkes tarafından tanınan, takdir ve takip edilen, her anlamda zirve yapmış bir sporcudur. Geçtiğimiz ay, kendisine ait maraton rekorunu Berlin’de bir kez daha kırdı. Önceki yazımda tenisin efsanesi Roger Federer’i kaleme almıştım, bu yazımda da atletizmin efsanesi Kipchoge’yi kendi perspektifimden anlatacağım. devamı...

Kosta Rika Fahri Konsolosluğu’na veda

Sürdürülebilirlik alanındaki işlerime odaklanabilmek için 2008 yılının Ocak ayında başladığım Kosta Rika İstanbul Fahri Konsolosluğu’na geçen sene Aralık ayında veda ettim. Normalde bu yazıyı ayrıldığım ay içinde kaleme alacaktım, lakin bir türlü yazmak içimden gelmedi. 15 Eylül tarihinde Kosta Rika’nın 201’nci yıl dönümünde Ulusal Kahramanları Juan Rafael Mora Porras’ın büstünü 3 sene boyunca verdiğimiz uğraşlar sonucunda diktiğimiz törene katıldıktan sonra yazma isteği bana geri geldi. Fahri Konsolosluğumla ilgili son yazımı da bu vesileyle sizlerle paylaşmak isterim. devamı...

Türkiye’nin ve ailemizin iki jönünü art arda yitirmek…

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin bol aksiyonlu jönü, benim de en sevdiğim Türk aktörlerinden biri olan Cüneyt Arkın’ı ve anne tarafımdan yine en sevdiğim akrabalarımdan biri olan Cevdet Öztürk’ü art arda kaybettik. Lafını sakınmayan, samimi, iyi kalpli ve yakışıklı bu iki adamı size kendi penceremden anlatmak isterim.   devamı...

Pandemi bitiyor mu?

Uzun süren Avrupa seyahatimden bu hafta dönüş yaptım. Benim açımdan oldukça olumlu geçen bu seyahatte elde ettiğim önemli bulgulardan biri de pandemide artık sona geldiğimiz. Tünelin ucundaki ışık göründü. Güzel günler yakında. devamı...

38 sene sonra şampiyon Trabzonspor

Annem Trabzonlu olduğu için Trabzonspor’a karşı hep bir sempatim olmuştur. İstanbul’daki 3 büyük takıma 1967 senesinden beri düzenli olarak tek kafa tutabilen Anadolu’nun medarı iftarıdır. 90’lı yıllardan beri yakinen izlediğim Trabzonspor birkaç kez şampiyonluğu hak edip çok yaklaştıysa da bir türlü kazanamamıştı. Geçmişte kazanılmış 6 şampiyonluğa ek olarak, ben dâhil milyonlarca futbol seyircisinin yaşı gereği ilk kez tanık olduğu bu şampiyonluk çok değerli. devamı...

Galatasaray’a ciddi zarar veren taht oyunları

10.000’in üzerinde üyesi olan 117 yıllık kulüpte, 22 saat süren bir seçimle sabaha karşı 801 üyenin oyuyla idari ibrasızlık verdirerek yaklaşık 10 ay önce iyi niyetle seçilmiş yönetimi düşürenler, sonra da aday olup zoraki seçim yaptırmaya kalkıyorlar. Sonuç olarak kulübün içinden gelenler kendi hırsları ve egoları yüzünden Türkiye’nin gelmiş geçmiş en başarılı spor kulübünü paralize etmeyi başardılar. devamı...

Baharı müjdeleyen manolya ağacı

Bebek yokuşundan inerken sahile yaklaştığınızda İstanbul’un tarihi köşklerinden birinin bahçesindeki muhteşem manolya ağacını açmış görürseniz bilin ki bahar artık gelmiştir. Çocukluğumun ve ergen dönemlerimin geçtiği bu tarihi beyaz köşkün ve bahçesindeki manolya ağacının bendeki anlamı ise benliğimi oluşturan mutlu çocukluk döneminin sembolleri olmalarıdır. devamı...

Will Smith’in Oscar tokadı

Geçenlerde 94. Oscar ödülleri akşamında törenin önüne geçecek tarihi bir olay yaşandı. En iyi erkek oyuncu ödülünü kazanan Will Smith, ödülü almadan önce programı sunan komedyen Chris Rock’a karısıyla ilgili yaptığı espriden dolayı okkalı bir tokat attı. Sonrasında bu olay çok konuşuldu, hâlâ konuşuluyor. Academy cezasını kesti. Toplum psikolojisini ilgilendiren bu olayı kendi perspektifimden yorumlayacağım. devamı...

Savaşı meşrulaştırma amacıyla yapılan çirkin propagandalar

Ukrayna’daki savaş 1. ayını doldurmuşken iletişim savaşları da tam gaz sürüyor. Bir tarafta savaşta yapılanları meşrulaştırmak için kullanılan çirkin propagandalara tanık oluyoruz, diğer tarafta da gerçekleri haykıran sesleri duyuyoruz. Bu kadar dezenformasyonun olduğu bir dünyada gerçekleri yalanlardan nasıl ayırt edebileceğiz? Cevabı basit. devamı...

Ritz-Carlton, Istanbul’un futbol uğuru

Geçen hafta oynanan Galatasaray Barcelona maçından sonra uzun süredir aramızda konuştuğumuz ve hiçbir zaman dillendirmediğimiz bir doğal sonucu sizlerle paylaşmak isterim: Ritz-Carlton, Istanbul Oteli futbol takımlarına uğurlu geliyor. Nasıl olduğunu sizlerle bu yazımda paylaşacağım. devamı...

Savaşa hayır!

Haftalık yazımı kaleme almak için oturduğumda içimden başka bir konuyla ilgili yazmak gelmedi. Türkiye’de herkesin aklı İstanbul’a 1 saat uçuş uzaklığındaki sevdiğimiz komşumuz Ukrayna’da. Bu yazımda komşumuzda yaşanan bu anlamsız savaş hakkında içimden geçenleri paylaşacağım. Hemen başından belirteyim: Savaşa kesinlikle hayır! devamı...

Belgeselciliğin yıldızı sevgili Didem’i anarken

Bazı insanlar vardır, hayatınızda kısa bir süre temasınız olmasına rağmen sizde iz bırakır. 27 Ocak’ta kanserden hayatını kaybeden, harika belgesellere imza atmış sevgili dostum Didem Şahin de öyle biriydi benim için. Bu blog yazımı onu anmak için kaleme alıyorum. devamı...

Adana yarı maratonunda kebaplı motivasyon

Geçenlerde Adana’da günlük 30 ton büyükbaş, 50 ton da küçükbaş hayvan eti tüketildiğine dair bir habere denk geldim. Aklıma hemen geçen ay başında Adana yarı maratonu için Adana’ya yaptığım seyahat ve yarış öncesi ve sonrası tükettiğimiz Adana kebapları geldi. Bu yazımda spor amaçlı gezim üzerinden Adana gibi bir keyif şehrine ilişkin son izlenimlerimi sizlerle paylaşacağım. devamı...

Aşı karşıtlarıyla mücadele her platformda!

Aşı karşıtları her ülkede direnişlerini sürdürüyorlar. Covid-19’la mücadelenin 2. yılına girdiğimiz bu günlerde pandeminin sona ermesi için herkesin aşı olması gerekiyor. Bu kadar bilgi kirliliğinin olduğu bir ortamda aşı karşıtlarının bu mücadeleyi sekteye uğratacak eğilimlerinin önüne geçilmesi lazım. devamı...

Istrunbul ile İstanbul’u koşmak

Bundan birkaç ay önce Adım Adım’ın antrenörlerinden Emre Hoca’yla bir restoranda karşılaşmamız sonucunda dahil olduğum “Istrunbul” sayesinde sabahın erken saatlerinde toplu halde koşarken hem sağlam kardiyo yapmış oluyorum hem de birbirinden değerli beyaz yakalı dostlarla sohbet edip fikir alışverişinde bulunabiliyorum.   devamı...

44. yaşım

Her yaşın bir güzelliği vardır derler. Doğrudur. Özellikle önceliklerin kafanda netleşince yeni yaşını iple çekersin. Bu yıl benim için böyle bir süreci ifade ediyor. Beni aşağıya çeken her şeyden kurtulduğum ve tutkuyla bağlı olduğum şeylere odaklandığım bir sene olacak. devamı...

Gökyüzünün altındaki müze: Saint Petersburg 1

Saint Petersburg ihtişamlı sarayları, tarihi ve hikayeleri ile büyüleyici bir güzellik ve ‘bulutların altındaki müze’ takma adını fazlasıyla hak ediyor. Rusya’nın başkenti ve ticari merkezi Moskova olsa da, Saint Petersburg Rusya’nın kesinlikle kültür ve tarih başkenti. Uzun süredir merak ettiğim bu şehri ziyaret etme fırsatı buldum, ciddi keyif aldım ve beklentilerimin üzerinde bir deneyim yaşadım. devamı...

Kore’den sert bir sistem eleştirisi: Squid Game

Eylül ayında bir anda fenomen olan diziyi gecikmeli de olsa ben de izledim ve yeni bitirdim. Özünde kapitalist sistemi ağır eleştiren hikayesinde insan doğasının ne kadar acımasız olabileceğini net bir şekilde anlatmış. Bence dizinin bu kadar popüler olmasının sebebi de hayatımızdaki sorunların çarpıcı ve abartılı bir şekilde anlatılması ve izleyenlerin empati kurup sistem eleştirisine katılmasıdır. devamı...

Yerini bulan sanat fuarı

İstanbullulara her organizasyonda farklı bir keyif veren Contemporary İstanbul’u bu sefer alışılmamış bir mekanda harika sanat eserleriyle karşıladık. Dün gezebildiğim sanat fuarındaki izlenimlerimi ve temennilerimi sizlerle paylaşmak isterim. devamı...

Galatasaray’ımızın yeni başkanı Elmas’a dost tavsiyeleri

19 Haziran 2021 tarihinde Burak Elmas çekişmeli bir oylama sonucunda Galatasaray Spor Kulübü’nün 38. Başkanı olarak seçildi. Toplamda 5 adayın yarıştığı bu seçimde bana göre en hayırlı 2 adaydan biri başkan oldu. Zor bir gündemle iş başı yapan ve gerçekten başarılı olmasını istediğim Burak Elmas’a kalbimden geçenleri ve bilgi birikimimi aktararak tavsiyelerde bulunmak isterim. devamı...

Sunny’i yaşamak ve Sunny’den öğrenmek

Geçen sene Ekim ayında hayatıma giren dünyalar tatlısı köpeğim Sunny’nin hayat kalitemi artırdığını söyleyebilirim. Hayvanlara bakmak gerçekten kolay değil ama tüm bu süreçte size yaşattıkları buna katbekat değiyor. Bu yazımda sevimli dostlarımızın bize fark ettirmeden nasıl faydalı olduklarını kaleme alacağım. devamı...

Efsane Efes sonunda Avrupa’nın zirvesinde!

1996 yılında Efes Pilsen’in Koraç Kupası’nı kazandığı maçı çok net hatırlıyorum. Türk basketbolu adına adeta bir kırılma noktası olan bu zaferden 25 sene sonra yeni adıyla Anadolu Efes’in Avrupa’nın zirvesi sayılan Euro League’i kazanarak başarılarını taçlandırması beni çok mutlu etti. Düşüncelerimi paylaşmak isterim. devamı...

Robert De Niro’nun ikizim Baran’la koyu muhabbeti

Geçen gün ikiz kardeşim Baran, kendi sosyal medyasında en sevdiğim aktör Robert De Niro’yla muhabbetini gösteren bir video yayınladı. Bu videoda De Niro, Baran’la sohbetini övdükten sonra Nobu İstanbul projesiyle ilgili güzel temennilerini iletip babama selamlarını söylüyor. devamı...

Pizza Hut Türkiye’nin yükselişi nasıl engellendi?

Pandemi döneminde evlere servis sektörü patlamış durumda. Bu hizmetin en fazla talep edilen ürünü de pizza. Peki, pizza sektörünün uzun yıllar önce efsaneleşmiş markası Pizza Hut neden bir türlü beklenen çıkışı yapamayıp rakiplerinin gerisinde kaldı? Pizza Hut Türkiye’nin şirket tarihindeki kırılma noktalarından birini bir de benden dinleyin. devamı...

Elveda Betsy, hoş geldin Sunny

Bir köpek herkesin sevgilisi olabilir mi? Olur. Fransa’da köpek çiftliğinden ilk alındığından beri hatıralarıma kazınan babamın şirin ötesi Coton de Tuléar cinsi köpeği Betsy’i geçen hafta kaybettik. 2006 senesinden bu yana hayatımıza neşe katan bu harika köpeği sizlere anlatacağım yazımda, hayatımda ilk defa evlat edindiğim yeni köpeğim Sunny’i de sizlere takdim edeceğim. devamı...

Burası Türkiye: Özlem Türeci potansiyelleri itinayla yok edilir!

Geçtiğimiz hafta İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi tüm yurtta bomba etkisi yarattı. Kadınlar ayaklandı, protestolar başladı, davalar açıldı, hükümet tarafındansa bu iptalin eşcinsellere yönelik bir hamle olduğu bilgisi aktarıldı. Herkes konuyu kendi perspektifinden yorumladı, bazıları aksiyon aldı. Ben de bu yazımda kadına şiddeti tetikleyen iptal sorunsalını niş bir pencereden değerlendireceğim: Değerli beyinlerin göçü. devamı...

Evlilik üzerine...

Bana hep aynı sorular geliyor: Neden bu saate kadar evlenmedin? Yaşıtların evlendi çoluk çocuk sahibi oldu, hatta çocukları büyüdü, sen niçin bekliyorsun? Bir sorun mu var? Bu yazımda bu soruların cevaplarını kendi perspektifimden anlatırken içinde yaşadığımız toplumun da bir analizini yapacağım. devamı...

Otelciliğin efsane CEO’su Arne Sorenson’un ardından

15 Şubat günü dünyanın en büyük otel zinciri Marriott International'ın efsanevi CEO’su Arne Sorenson 62 yaşında pankreas kanserine yenik düşerek yaşamını yitirdi. Sektörün içinde olduğum yıllarda şahsen tanıdığım bu duayen ismin hastalığından haberim olmadığı için ciddi şaşkınlık ve üzüntü duydum. Bu haftaki yazımı Sorenson’la ilgili anılarıma ayırıyorum. devamı...

Elazığ Depremi’nin 1. yıl dönümünün ardından…

Geçen sene 24 Ocak tarihinde Elazığ’daki depremde yardıma koşan STK’ların ortak hareket etmesi sonucu oluşan kıvılcımla, afet dönemlerinde çok kritik rol oynayacak Afet Platformu’nu kurmuştuk. Elazığ’dan sonra sırasıyla Van’daki deprem, Edirne’deki mülteci krizi, Giresun’daki sel ve İzmir’deki depremde aktif rol oynayan afet platformu, bugünlerde afetlere hazır olmak için birbirinden önemli projeler başlatmış durumda. devamı...

İnsanların ikiyüzlülüğü futbola yansıyınca

Geçtiğimiz günlerde futbolda iki önemli olaya tanık olduk. Meslektaşı bir dostunu hastalıktan kaybeden bir futbolcunun onu formasıyla anması, beni geçmişte yaşadığım benzer bir olaya götüren güzel bir hareketti. PSG-Başakşehir maçında 4. hakemin ırkçı söylemine gösterilen tepki ise tümüyle haklıydı ama bu konudaki ikiyüzlülüğü ortaya koyan pek çok başka örnek var maalesef.  devamı...

Tenisin gelmiş geçmiş en büyüğü kim olacak?

Geçtiğimiz Pazar günü Fransa Açık Tenis Turnuvası yine epik bir finalle Djokovic’i yenen Nadal’ın oldu. Turnuvayı açık ara en fazla kazanan sporcu olan Nadal 13. kupayı alırken, kazandığı Grand Slam sayısını da 20’ye yükseltip Federer’in gelmiş geçmiş en fazla Grand Slam kazanan sporcu unvanına ortak oldu. Şu aşamada tüm tenis severlerin aklında şu soru var: Kariyerleri bitmeden tenisin gelmiş geçmiş en büyüğü kim olacak? Federer mi? Nadal mı? Djokovic mi? devamı...

Hukuk dünyasından iki büyük yıldız kaydı

Geçtiğimiz haftalarda hukuk alanının iki önemli ismini kaybettik. Amerika’dan Ruth Bader Ginsburg ve Türkiye’den Aslı Başgöz. Her ikisi de şahsen tanımanın ötesinde gerçekten değer verdiğim ve takdir ettiğim kişilerdi. Hukuk alanını seçmiş kişilerin örnek almaları gereken bu iki önemli şahsiyeti bir de benim bakış açımdan dinlemenizi isterim. devamı...

Coca-Cola Irak Projesi

Bazen küçük bir çağrışım nesnesi, zengin bir anılar dizisinin zihinde canlanmasını tetikleyebiliyor. Bu haftaki yazımda böyle bir nesnenin düşündürdükleri üzerinden Güney Afrika’ya ve Kuzey Irak’ta yürüttüğüm çetin bir projeye uzanan, Coca-Cola ile ilişkili deneyim ve anılarımı sizlerle paylaşacağım. devamı...

2020 farklı olacak

Yazılarıma ne zaman ara versem bilin ki sizlerle paylaşmaya can attığım yüzlerce konunun önüne geçecek kadar ciddi meselelerle uğraşıyorum. Ardımızda bırakmak üzere olduğumuz senenin ikinci yarısında bu tür nedenlerle zorunlu bir ara vermek durumunda kaldım. 2020 yılında bu durum değişecek. devamı...

Irkçılık kendini kandırmaktan başka bir şey değildir

Irkçılık ve kutuplaşmanın maalesef yükselişte olduğu dünyamızda, gerek etik gerekse bilimsel olgular bu tür söylemlerin tam aksi yönünü işaret ediyor. Irkçılığa da kısaca değindiğim geçen haftaki dünya kupası değerlendirmesinin ardından bu haftaki yazımda, insanların hangi coğrafi koşulların etkisiyle nasıl bir genetik yapıya sahip olduklarından çok daha önemli bir ayrıma dikkatinizi çekmek istiyorum. devamı...

Hayata Dair 2 - Gençliğime sevgilerimle…

Her insanın iyi kötü bir hikâyesi var. Nasıl bir hikâye yazacağınız da erken yaşlardan itibaren şekilleniyor. Daha evvel insan yaşamıyla ilgili düşüncelerimi aktardığım “Hayata Dair” başlıklı yazıma devam niteliğinde olan bu yazıda benimle aynı lisede okuyan Nil Karaibrahimgil’in hayat dersi verdiği “Gençliğime Sevgilerimle” şarkısının sözlerini paylaşıyor olacağım...   devamı...

Yarıyıl karnesi ve ikinci yarı hedefleri

Geçen sene sonunda yazmış olduğum “Yeni yılda yeni hedef ve umutlarla” başlıklı yazımda (http://www.serhansuzer.com/tr/yeni-yilda-yeni-hedef-ve-umutlarla) 2017 senesine yönelik plan ve hedeflerimizi paylaşmıştım. İçinde bulunduğumuz dönemde, bu kez yılın ilk yarısında neler başardığımızı ve önümüzdeki süreçte neler planladığımızı gözden geçirmek üzere bu yarıyıl yazısını kaleme almak istedim.​ devamı...

Harun Kolçak’ın değerli anısına…

Yarıyıl yazısı yazmaya hazırlanırken maalesef Harun Kolçak’ı kaybettiğimizin haberi geldi. Halen bunun üzüntüsünü yaşıyorum. Tider için düzenlediğimiz son büyük etkinlikte sahnede bir kez daha yıldızlaşan değerli sanatçımızla ilgili duygularımı dile getirebileceğim bir yazı kaleme almak istedim. devamı...

Memleketin DNA’sına askerlikten bir bakış (2)

Yaşadıklarımı hatırlatan bazı güncel haberler nedeniyle kaleme almaya başladığım askerlik anılarımın ilk yazısında acemilik dönemimi ele almıştım. Bu hafta memleketin DNA’sına bakışa, acemilikten ustalığa geçiş dönemim ve koğuş öyküleriyle devam ediyorum. Bir sonraki yazımda da tugay karargâhındaki anılarımı, terhis dönemimi ve askerlikle ilgili bazı tavsiyelerimi kaleme alacağım. devamı...

Memleketin DNA’sına askerlikten bir bakış (1)

Türkiye’de maalesef güvenliğe ve askeriyeye yönelik bazı üzücü haberler duymadan gün geçmiyor. Örneğin geçtiğimiz haftalardaki yemekten zehirlenmiş askerlerin haberini okuyunca insan ister istemez geçmişte yaşadıklarını hatırlayıp empati kuruyor. Ben de bu hafta 2000’in sonundan 2001 Temmuz’una dek yaptığım 8 aylık askerliğime ilişkin bazı anılarımı paylaşmak istedim. devamı...

Best of Gökçeada

Türkiye’de herkesin bir favori tatil beldesi ve dinlenme yeri var. Benim de en çok keyif aldığım ve kafayı dinlemek, enerji depolamak için ziyaret ettiğim yer Gökçeada. Ada’nın Türkiye’deki diğer adalardan en büyük farkı, doğasının inanılmaz güzel olması. Ada’nın kendi suyu var. Geniş tarım alanları ve harika plajları var. Tam bir ‘kitesurf’ cenneti ve hayvanlar Ada’da özgürce dolaşabiliyorlar.  devamı...

Nişantaşı’na davullu zurnalı veda

10 yıldır yaşadığım ve çok sevdiğim Nişantaşı’ndaki evimden, yeni ufuklara yelken açacağımız Çekmeköy’deki (Taşdelen) ofis binamızın yakınlarında tuttuğum orman içindeki yeni evime taşınma macerama biraz hüzün ve Hıdırellez kutlamalarının etkisiyle bolca ‘coşku’ damgasını vurdu. devamı...

300 Spartalı değil, 22 Tiderli!

Bir Adım Adım kampanyası daha sonuçlandı. Sonuçlarından memnun kalmamız bir yana, bu kampanyaya emek veren herkes sorumluluğunu gerçekleştirmenin çok ötesine geçti. Bu yazımda bize büyük katkı sağlayan bu çabaların kahramanlarına değinmek istiyorum. devamı...

İstanbul Maratonu’ndan renkli izlenimler

Yaklaşık 100.000 ihtiyaç sahibinin yaşadığı Bağcılar-Esenler hattında sizlerin de desteğiyle açmayı hedeflediğimiz yeni Destek Market için düzenlediğimiz kampanya kapsamında geçtiğimiz Pazar İstanbul Maratonu’nda ekip halinde koştuk. İşte Tider ve destekçileri olarak bu keyifli koşuda yaşadıklarımızdan birtakım keyifli izlenimler...   devamı...

Cennet Ege makûs talihini yenebilecek mi?

Gündem oldukça kalabalık. İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısı ve darbe girişiminden önce, sıklıkla Yunan Adaları ve Çeşme/Bodrum kıyaslaması yapılıyordu. 15 Temmuz akşamı darbecilerin Cumhurbaşkanı’nın tatil yaptığı Marmaris’teki otele baskın yapması ve bu girişimde bulunan bazı askerlerin Yunanistan’a kaçmaları sonucu “iade edilecekler mi, edilmeyecekler mi?” tartışmalarının da alevlenmesiyle, Ege coğrafyası bir kez daha ülke gündemine oturdu. Ben de bu hafta sizlerle söz konusu coğrafya ve komşumuzla ilgili bazı deneyim ve saptamalarımı paylaşmak istedim.   devamı...

15 yıllık iş hayatım ve geleceğe notlar...

Bir başka 11 Temmuz haftasına daha girdik. 15 sene önce iş hayatıma yeni başladığımda benim için bir milat anlamını taşıyan bu tarihle ilgili yaşadığım olayları ve gelecek hakkındaki görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.   devamı...

Dedem Hasan Süzer’le anılar geçidi…

Önceki yazımda babaannemden bahsederken dedem hakkında da yazacağımı söylemiştim. Geçtiğimiz Kasım ayında ölümünün 10. senesinde aile fertleri ve dostlarımızla birlikte andığımız Hasan Dedemi sizlere anlatmak istiyorum. devamı...

Germanwings faciası ve bize öğrettikleri

Dayatılmış kimi keyfi kuralların sorgulanmak, değiştirilmek hatta bozulmak için var olduğu söylenebilir. Ancak pek çok insanın hayatını ilgilendiren ölüm kalım meselelerinde, yılların deneyimiyle ortaya konmuş kurallara kayıtsız şartsız uymaktan başka seçenek yoktur. Aksi takdirde bu yazıya konu olan türden felaketler kaçınılmaz olacaktır.  devamı...

İkizim Baran’la haksızlığa karşı sırt sırta kavgamız

İkiz kardeş olmanın kendine özgü yönlerini deneyimlerim üzerinden sizlerle paylaşmayı hedeflediğim bu ikinci yazımda, orta son sınıfta ikizim Baran’la birlikte yaşadığım biraz “sert” bir maceraya, devamındaki gelişmelere ve ardından yaptığım çıkarıma yer veriyorum. devamı...

İkizim ve Robot Tomy

Siz hiç ikiz hayat sürdünüz mü? Ben yaşamımın büyük bölümünü kardeşimle aynı şeyleri paylaşarak geçirdim. Çok güzel anılarımız oldu… İkizler olarak yetiştirilirken neler farklı olabilirdi, farklılıklarımız bize neler kattı, hepsini yazımda bulabilirsiniz. devamı...

Bozcaada Maratonu 2013

Kendimi bildim bileli hep sporun içinde olmuşumdur. Yeni hobim ise uzun mesafe koşuları… Avrasya Maratonu ile başladığım uzun mesafe koşu deneyimini Bozcaada Maratonu ile pekiştirmek için geçen hafta sonu yine yollardaydım. Bu arada, niye uzun bir süredir yazı yazmadığımı soran birçok okurum oldu. Bunu da sizlerle paylaşmak istiyorum. devamı...

Cartagena

Geçen ay ikinci ziyaretimi gerçekleştirdiğim Cartagena, Kolombiya’da kolonyal mimarisi, surları, sıcakkanlı insanları, müziği, dansı ve şehrin ritmiyle mutlaka görülmesi gereken bir şehir. İlk gelişimde çok keyifli bir seyahat yapmış, bu arada başımdan çok ilginç olaylar da geçmişti: devamı...

Arjantin, tangocuların büyülü ülkesi: Iguazu

Uzun süre sonra vakit bulup tekrar yazabilmenin keyfini yaşıyorum şu anda. Bu sene ilk yazımı keyifli bir konuya ayırmak istedim. Aradan zaman geçmiş olmasına rağmen 2 sene evvel yılbaşında gitmiş olduğum Arjantin’le ilgili yazmak istiyorum. devamı...

Bugün doğum günüm, yaş 35, yolun neresindeyim ben de bilmiyorum

Cahit Sıtkı Tarancı’nın o meşhur “Otuz Beş Yaş” şiirinden esinlenerek arkadaşlarıma son birkaç gündür “yolun yarısına geldik” diye takılıyorum. devamı...

Adrenalin tutkusu

Herkeste farklı bir heyecan ve mutluluk yaşatan birçok aktivite vardır, örneğin dalış, futbol, dans, kayak, ya da çeşitli ekstrem sporlar gibi. devamı...

Maalesef Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Çukurluoğlu Adatepe’yi kaybettik

Belleğimde Ülkü Hanım ile ilgili kazınmış çok belirgin anılar var. Herşeyden önce sevdiğim ve saydığım bir insanı kaybettiğim için üzüntülüyüm. devamı...

ABD’deki havayolları şirketleri ve havaalanı yönetimleri

Açıkçası bu yazıyı yazayım mı yazmayayım mı diye çok düşündüm ancak insanın başına 5-6 ciddi olay üst üste gelince yazmak farz oldu. devamı...

Statta izlediğim ilk Dünya Kupası Maçı ve Harvard Üniversitesi’ndeki günlerim

Geçen hafta pazar günü Avusturya’dan yeni dönmüştüm. Eve gelip hızla duş aldıktan sonra akşam yemeği için dışarı çıkmak üzere hazırlanırken kendimi televizyonda Avrupa Şampiyonası’nda İspanya ile İtalya arasındaki maçı izlerken buldum. devamı...

Üniversite Günlerime Döndüğüm Bir Hafta sonu ve Başlamadan Biten Tenis Kariyerim

Hayatta öyle anlar, anılar vardır ki hayatımızı şekillendirirler, öyle kişiler vardır ki hayatımızda her zaman iyi veya kötü bir yerleri vardır. Bu yazıda paylaşacaklarım da böyle bir şey işte. devamı...

Bir Depremin Ardından

23 Ekim 2011 günü memleketimiz bir büyük deprem haberiyle daha sarsıldı. Van ilinde olan bu deprem sonrasında yaşananlar açıkçası beni hiç şaşırtmadı. devamı...