Tarihin en hızlı enerji dönüşümü devam ediyor

Uzun süredir güneş enerjisiyle ilgili yazı kaleme almamıştım. Geçenlerde PV Magazine’de iki güzel makaleye denk geldim. Yaklaşık 13 senedir güneş enerjisiyle ilgili her yerde bangır bangır söylediğim her şeyin 2023 ve 2024 senelerinde gerçekleşmeye başladığını bu yazılarda okuyunca keyiflendim. Güneş enerjisinin açık ara en büyük enerji kaynağı olma yolundaki ilerleyişini sizlerle paylaşıp yorumlayacağım.

Öncelikle enerjide yeni eklenen kapasitelerde açık ara en fazla kapasiteye güneş enerjisinin sahip olduğuna dair Prof. Andrew Blakers’ın ISES* raporlarına dayanarak kaleme aldığı makaleyi şu linkte okuyabilirsiniz: https://www.pv-magazine.com/2024/04/24/the-fastest-energy-change-in-history-still-underway/?utm_source=Global+%7C+Newsletter&utm_campaign=90e0481fcc-dailynl_gl&utm_medium=email&utm_term=0_6916ce32b6-90e0481fcc-160022974. John Fitzgerald Weaver’ın EIA raporlarına dayanarak yazdığı makalenin linki de şöyle: https://pv-magazine-usa.com/2024/01/10/more-than-50-gw-of-new-solar-projected-in-2024/?utm_source=USA+%7C+Newsletter&utm_campaign=944851ee87-RSS_EMAIL_CAMPAIGN&utm_medium=email&utm_term=0_80e0d17bb8-944851ee87-159228941.

Makalelerden çıkarımlarımız

Şimdi gelelim bu iki makaleden çıkarımlarımıza. Zaten bildiğimiz bir konuyu verilerle teyit eden bu iki yazıdan çıkan sonuçlar şu şekildedir:

1) Enerjide yeni eklenen kapasitelerde yenilenebilir enerji açık ara önde. Yenilenebilir enerjinin yıldızı da hepsinden daha fazla kapasite eklemelerine tanık olduğumuz güneş enerjisi. 2023 yılında güneş ve rüzgar enerjileri, küresel net üretim kapasitesi ilavelerinin yaklaşık %80'ini oluşturdu. 2023 yılında diğer tüm elektrik üretim kaynaklarının toplamına kıyasla dört kat daha fazla yeni güneş ve rüzgar enerjisinden üretim kapasitesi kuruldu. Aşağıdaki grafikten net rakamları görebilirsiniz. 



2) Güneş enerjisinin şimdiki kurulu kapasitesi 10 yıl öncesinin tam 10 katı. Güneş enerjisinin kurulu kapasitesi her 3 yılda bir iki katına çıkıyor.

3) Kümülatif küresel güneş enerjisi kurulu kapasitesi 1,4 TW'ı geçti ve kümülatif üretim 1,7 TW'a ulaştı. Toplam kurulu güneş enerjisi kapasitesi 2017 yılında toplam nükleer kurulu kapasiteyi aştı. 2022'de rüzgârı, geçen yıl da hidroelektrik enerjisini geride bıraktı ve 2024'te de fosil yakıtları geçmesi bekleniyor.

4) Yıllık %20'lik mevcut büyüme oranlarıyla güneş enerjisi, 2025'te kömürü geçerek küresel üretim kapasitesinin en büyük bileşeni haline gelecek.



Her şey elektrikli hale geliyor

5) Teknolojide trend “Her şeyin elektrifikasyonu.” Yani bir başka deyişle, fosil yakıtları yakıp enerji üretme devri kapanıyor. Her şey elektrikli hale geliyor. Elektrikli araçlar, elektrikli ısı pompaları, elektrikli fırınlar ve hidrojen üretim tesisleri buna birkaç örnek. Elektriğin kaynağı olarak da güneş ve rüzgar ön plana çıkıyor.

6) İnşaat tedarik zincirleri ve diğer üretim teknolojilerine yönelik faaliyetler artık güneş ve rüzgâr enerjisi sektörlerine göre çok daha küçük kaldı.

7) Sadece ABD’de 2024'te 50 GW'tan fazla yeni güneş enerji ek kapasitesi öngörülüyor. Bu konuda liderliği açık ara elinde bulunduran Çin’in her sene en az 25-30 GW’lık ek kapasite eklediğinin de altını çizmek isterim. ABD’de 2025 yılı için öngörülen rakamlara bakıldığında, toplam 65 GW'lık güneş enerjisi kurulumu öngörülüyor.

8) Küçük ölçekli güneş enerjisi üretiminin 2024 yılında toplam elektrik üretimine %2 oranında katkıda bulunacağı, 2025 yılında ise bu oranın %2,3'e çıkacağı öngörülüyor. Bu, güneş enerjisinin 2024 yılında kullanılan toplam elektriğin %8'ini, 2025 yılında ise %9,3'ünü kapsayacağı anlamına geliyor. 2025 yılında yeni eklenen kapasite 65 GW'a ulaşacak olursa, 2026 yılında güneş enerjisi tüm elektrik üretiminin yaklaşık %11'ini karşılayabilir.



Kömürdeki düşüşü güneş enerjisi ikame ediyor

9) ABD’de elektrik üretiminin 2024 yılında %3 artacağı, kömürün %9 oranında düşeceği ve doğalgazın sabit kalacağı düşünüldüğünde, bu, kömürdeki düşüşün yerini güneş enerjisinin aldığı ve %3'lük büyümeyi kapsadığı anlamına geliyor. Darısı Türkiye’nin ve diğer ülkelerin başına.

10) 2024'te gaz ve kömür kullanımının azalması nedeniyle, bu durum elektrik emisyonlarının yüzde bir oranından daha az düşmesine, ardından 2025'te %2,5 düşmesine yol açacak. Ancak dönem boyunca petrol kullanımı sabit kalacak, yani toplam emisyonların 2024'te sabit kalacağı tahmin ediliyor. 2025'te ise yüzde 1,7 oranında düşüş yaşanacak. Burada da ABD yönetiminin nasıl tavır takınacağı çok kritik.



İstense 3 yılda %100 yenilenebilir enerjiye geçilebilir

Bulunduğum her ortamda şunu dile getiriyorum: Arkasında devlet iradesi olduğu takdirde herhangi bir ülkede yaklaşık 3 sene içerisinde %100 yenilenebilir enerjiye geçilmesi mümkün. Eğer çok hızlı bir değişim istenmiyorsa, ülkeler bunu hiç zorlamadan 5 senede gerçekleştirebilir. Belki yukarıdaki makalenin özetini okuyup “bu ne hız” diyebilirsiniz. Bense bu değişimin hâlâ potansiyel dönüşüm hızının altında olduğunu belirtmek isterim. Yine de buna da şükür. Bu noktaya gelebilmek için 10 senenin üzerinde bir zaman diliminde insanlara laf anlatmaktan dilimde tüy bitti. Sonunda ideal ortama doğru ilerliyoruz. Doğru yoldayız.

 

Bonus: %100 yenilenebilir enerjiyle ilgili iki yazı paylaşmak isterim: 

1. 2013 senesinde Turkish Policy Quarterly'de kaleme aldığım "Türkiye neden %100 yenilenebilir enerjiyi hedeflemeli?" başlıklı yazım: http://turkishpolicy.com/article/632/why-turkey-should-aim-for-100-renewable-energy-summer-2013

2. IEEE'in (Institute of Electrical and Electronics Engineer) yayın organında Andrew Blakers, Matthew Stocks, Bin Lu, Cheng Cheng ve Ryan Stocks tarafından kaleme alınan "%100 yenilenebilir elektriğe giden yol" başlıklı makale: https://ieeexplore.ieee.org/stamp/stamp.jsp?tp=&arnumber=8836526


* ISES, Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu, 1954 yılında kurulmuş, herkes için %100 yenilenebilir enerjiye sahip, verimli ve akıllıca kullanılan bir dünya hedefiyle çalışan, BM onaylı bir üye STK'dır.

İlginizi Çekebilir
Yorumlar ( 0 )
Bu yazı hakkında ilk yorumu siz yapın...
Yorumlarınız için